Awaking The Centuries

Fedora-20-Heisenbug-Now-Available-for-Download-409879-2

Yeni sürüm heyecanıyla güne erken başladım. Dünden indirdiğim iso yazıldı bir mini dvd’ye. Kurulum başlarken 7-8 tane hata mesajı patladı art arda. Altta uyarısı çıktı, görmezden geldim. Ve gerçekten en sorunsuz Fedora kurulumu oldu. Doğrusu artık o kadar alışmıştım ki sorun çıkarmasına, büyük bir mutluluk yaşadım.

Bunu ilk fırsatta beni Fedora‘ya yönlendiren sevgili Francesco Vollero ile paylaşmak istiyordum doğrusu. Birine bir şey önerince sorun çıkardığını duymanın hoş olmadığını iyi biliyorum, elbette tersi de geçerli:) Baştan beri denediğim sürümlerde özellikle Anaconda bana sempatik davranmadı diyebilirim. Bazı hata raporlarını onunla da paylaştım. Her seferinde yeni sürümle devam ettiğimi duymak onun için iyi haberdir mutlaka. Sonuçta daha konforlu bir işletim sistemiydi Ubuntu, bunu inkar etmem mümkün değil. Kuş tüyü yataktan tahtaya geçirecekseniz birini daha sağlıklı olduğunu iddia edebilirsiniz belki. Ama daha konforlu olduğunu söylemeniz mümkün değil. Kimseyi vazgeçtiği anda suçlamamak gerek biliyorum ama ben çoğunlukla suçlayan biriyim bunu da inkar edecek değilim.

Neyse, neyse..

Kurulum sonrası ilk görüntü şu şekilde

f20

Sade, temiz, güzel. Her zamanki başlangıç görünümü. Ben bu tip işlere aslında pek takılmam ama bana Fedora‘nın ön tanımlı simge seti gerçekten çok iğrenç geliyor. Bunu bi güzelleştirseler fena olmayacak. Tamam biliyorum isteyen zaten böyle bırakmayacak ama ilk izlenim de zaman zaman önem kazanıyor. Hemen açar açmaz 2 değişiklik fark ettim. İkisi de iyi görünüyor. Kullanıcı ismi görünen sağ üst panel gizlenmiş. Açınca gördüm ki şekli de bir miktar değişmiş. Kullanışlı bir değişim. 2. fark ise bakalım update var mı dediğimde ortaya çıktı. Arayüzde ayrı bulunan update, software penceresi ile birleştirilmiş. Bence bu da gayet güzel fikir. Ve sonunda gerçekten korkunç depo arayüzü değişmiş. Ubuntu’nun gelişim evreleri gibi, daha anlaşılır, daha sempatik. Çok sevdim.

Ayarlarda gelişmeler var, bana açıkçası gNewSense ilkelliğinde geliyordu bazı sekmeleri. Hala çağ atlamış değil ama adım attığı çok açık. Görüntü ayarları biraz daha profesyonelleşmiş.

Tek problem makina biraz ısındı doğrusu, belki harici fanı takmaya üşendiğim içindir bilemiyorum.
Zamanla netleşir durumu.

Elbette biraz takıldım yeni sürümle, pazar gününü avantajını kullanarak:)

Şimdilik şöyle bgörünüyor yenilenmiş Fedora‘m

f20-re

Göklerde Kartal Gibiydim

root_tux_linux_mugHiç aklıma gelmezdi, yani istiyordum elbette ama böyle bir fırsatın oluşacağını tahmin edemiyordum. Bizi Windows‘a köle eden programlara bağımlılığımız devam etse de bir şeyler değişecek çalışma ortamımızda. Bunda benim payım yok belki ama sanırım çok ufak da olsa etkim olmuş olabilir. 10 saat Windows ile geçmeyecek bundan sonra hayatım. Aslında Linux ile başlayacağız güne ve ben gerçekten bunu hayal bile edemiyordum. Başka alternatifler içerisinden bunun tercih edilmesine dediğim gibi bir şekilde katkıda bulundum. En başta işverenim benim normalde Linux kullandığımı hatta severek kullandığımı biliyor. Elbette çok acemi bir kullanıcı da olsam herhangi bir dağıtımı hiç kullanmamış biri için sanki değişik işler yapıyormuşum gibi görünüyor. Çok becerikli ve yetenekli olmadığım aşikar ama hiç bilmeyen sanırım farklı bir izlenime kapılıyor. Bu aslında benim Linux‘a duyduğum sempatiden kaynaklı, etrafımdaki insanlara da bu şekilde yansıtıyorum. Ve sanki dünyanın en güzel sistemleriyle oynuyormuşum gibi duruyor. Biliyorum bunu. Çünkü derdini çeksem de lanetlemiyorum. Hoş görüyorum hatta çoğu zaman kimseye göstermediğim hoşgörüyü dağıtımlara gösteriyorum.

Bu bir yanda kalsın. Türkçe döküman bulamadım. Aslında İngilizcesi de yeterli ama kısaca tekrarlayacağım. Fedora‘mda VMWare View Clientkullanmam gerekti. Genel bir yanılgıdır, ben artık yemiyorum. Öncelikle Windows için özelleştirilmiş bir programın download bölümünde Linux için bağlantı verilmiş olabilir. Bunu görünce hah dememek lazım. Çünkü çoğunlukla o linkler bozuk, 64 bit desteği yok ya da Linux denilen şey sadece Ubuntu‘yu kapsıyor. Sonuçta bir .deb benim işime yaramıyor artık. İstediğim .rpm ortalıkta görünmüyor, .gz, .tar.gz eskisi kadar kolay derlenmiyor ve bağımlılıklar bir noktadan sonra insanı programı kurmaktan vazgeçirecek noktaya ulaşabiliyor. Denilebilir ki zilyon tane dağıtım var, her program üreticisi dağıtıma göre bunu ayırmaya çalışsa olacak iş değil. Bu bana bir çözüm sunmuyor işte. Benim makinamda Fedora yüklü. VMWare View Client bana Linux için 2 seçenek sunmuş. 2 seçenek de Ubuntu kullandığımı varsayıyor. Seçeneklere karşılık olarak; hayır bu programı kullanmak için sistemimi değiştirecek değilim, evet bu programı kullanmam gerekiyor diyorum. Çözüm yine Google ve yardımsever insanlık:)

Launchpad üzerinden gerekli dosyaları toparlıyoruz. Yeni sürümle anlatım .1 geride kalmış, düzenleyelim.

vmware-view-client_2.1.0.orig.tar.gz
vmware-view-client_2.1.0-0ubuntu0.13.10.debian.tar.gz

dosyalarını indiriyoruz. Ben bu aralarda başka şeyler de yaptım. Bende eksik 1 değil maalesef. Ama sıralamıyorum çünkü muhtemelen bana özel aksilikler. Termialden

yum install freerdp-libs.i686 atk.i686 gdk-pixbuf2.i686 llibXtst.i686 gtk2.i686 libpng12.i686 libxml2.i686 zenity

Ardına paketli dosyaları çıkarmak için
tar xzvf vmware-view-client_2.0.0.orig.tar.gz
tar –strip-components=1 -xzvf vmware-view-client_2.0.0-0ubuntu0.13.10.debian.tar.gz */vmware-view-client-vmware.png

Ya da terminalden hoşlanılmıyorsa çift tık extract:)

sudo mkdir -p /opt/vmware/vmware-view-client

Dizine klasör, ardından

sudo mv vmware-view-client-2.1.0/usr/* /opt/vmware/vmware-view-client
sudo mv vmware-view-client-vmware.png /usr/share/icons/default/vmware-view.png

paketten çıkan dosyaları taşıdık. Özellikle şu simge taşıma işinin başta yapılması akıllıca olmuş.

/opt/vmware-view-client/bin dizininde ister terminalden ister root olunmuş nautilustan bir .sh oluşturmak gerekiyor. Bir başka .deb dosyasından çıktı bu ama sonuncuda eksikti. Oluşturulan Text dosyası içerisine

#!/bin/sh
export VIEWPATH=/opt/vmware/vmware-view-client
export PATH=$PATH:$VIEWPATH/bin
export LD_LIBRARY_PATH=$LD_LIBRARY_PATH:$VIEWPATH/lib:$VIEWPATH/lib/vmware
$VIEWPATH/bin/vmware-view

yazdık, kaydettik, ismini de vmware-view.sh yaptık.

Scripti yetkilendirelim

chmod +x /opt/vmware-view-client/bin/vmware-view.sh

ya da önce dizine geçin terminalden sadece

chmod +x vmware-view.sh

şeklinde gerisini getirin.

Son olarak

/usr/share/applications/ dizininde içeriği

[Desktop Entry]
Type=Application
Name=VMware View
Comment=Connect to VMware View environment
Icon=/usr/share/icons/default/vmware-view.png
Exec=/opt/vmware/vmware-view-client/bin/vmware-view.sh
Terminal=false
Categories=Network;RemoteAccess;

şekilli bir text dosyası oluşturun. Adını da vmware-view.desktop olarak kaydedin.

Dediğim gibi basit anlatımlar bile nedense bana kabus olabiliyor.

Ben sürekli libpng12.so.0 eksik diye bir hata aldım sonunda. Başka eksikler de buldum. Sonra paketler, paketler…

Bir sürü şey denedim, tam delirmeme yakın çözüldü:) Umarım herkes için kolay olur. Yazı için teşekkürlerimizle,

Sonuç;

Screenshot from 2013-11-13 01:34:48

Normali “herkes gibi” Windows kullanmak. Bir .exe dosyası indirip 3-4 next ile kurmak programı. Çok iyi biliyor, anlıyor da değilim ama deli gibi saatlerce uğraşıyorum. Yapınca mutlu oluyorum ki bu da aslında komik. Linux’tan anlayan herhangi biri için çok basit işler. Ama yine de düşünüyorum, birleştiriyorum, kaydırıyorum, çarpıştırıyorum. Aynı sona ulaşıyorum. Zaman geçiyor, tarihler değişiyor. Flashlar patlarken havalarda bir gece telefonumu bozdum, çok değil birkaç gün önce. Arama yapamayacak hale geldi ki bahsettiğim bir telefon olduğu için koma hali de diyebiliriz bu duruma. Birkaç saat sonra insanüstü çabalarla kendine getirdim. Defalarca Ubuntu, Xubuntu, gNewSense, Fedora, utanmadan OpenSuse bozdum bozdum düzelttim. Mesele teknoloji olunca bozulanlar maddi kayba bile uğratsa büyük bir sorun olmuyor benim için. Sanırım bir insan ömrünü neye vermeli diye sordum kendime bir zaman. Aslında özenle korumaya uğraştığım pek çok şey art arda parçalanınca Linux‘a geçtim ben. Beni oyalayacak, mutlu edecek, benim yüzümden bozulacak ama bana karşılığında beni üzecek kadar sorun çıkarmayacak, nedensizce bozulacak ama yine de uzaklaştırmak istemeyeceğim, eğlenceli, özgür, yardımsever, muhalif bir şeyler aradım.

4 gün sonra bir kapıyı kapatışımın 4. yılı olacak. Bunu bir fotoğrafın tarihinden görüyorum. Böylesi çok daha iyi oldu.

İyi ki Linux var ve ben ona bulaştım. Şimdi yayılma zamanı Fedora😉

Ve 1. Yıl:)

Sorulduğunda daha bir kaç ay oldu, yeniyim, acemiyim diyordum. Hala acemiyim ama kendime geçen sene doğum günü hediyesi olarak seçtiğim Ubuntu’mla 1. senem bugün kutlu oldu.  Başta heyecanla karışık bir korku vardı.  Her sorunla birlikte o korku biraz daha ortadan kayboldu.

Yeteneğim sınırları dahilinde bir blog tuttum bu süreci anlatan. Zaman zaman dönüp baktığımda halime gülüyorum, bazen bir başkasına yardımı dokunduğunu görüyorum.  Sevindirici.

Bu hafta kimliği “belirsiz” biri benim ve erkek arkadaşımın maillerine sızdı. Tebrikler!!  Görmek istediklerini görmüş, bilmek istediklerini bilmiş. Böyle mail atmış bana, kendi mail adresimden diğer bir hesabıma. Yeni şifrelerimizi de bu mailde belirtmiş. Teşekkürler!!

Ben ilk Hotmail adresimi erkek arkadaşımın şifresini ele geçirmek için almıştım. O zaman daha çocuktu hotmail:) Hatırlıyorum defalarca çocuğa mesaj attım. Sana mail attım, okudun mu? okusana! oku artık!! Zavallının haberi yoktu bir şeyden. Bilgisayarı bozuldu, interneti çalışmadı, zamanı olmadı. Benim gibi meraklısı değildi bu saçmalıkların. Hiç açmadı o maili. Şifreyi hiç öğrenemedim. Zaten sevmiyordum da, terk ettim.

Seneler sonra bir arkadaşım telefonda “kızım senin doğum tarihin ne be!!” dedi. Niye kızmış ki? Mail şifremi kıracakmış o meşhur doğum tarihli gizli sorulu kısımdan. Bir programla uğraşmış tarih kısmına. Yememiş. 1980’den itibaren gün gün deniyormuş. Çok güldüm. Ekim devrimine selamı 17 Ekim 1968 tarihli bir doğum tarihiyle çakan delinin gizli sorusunu nasıl bileceksiniz peki? Hayır,  güvenlik derdinde değildim. Sadece aklıma ilk gelendi. Öylece kaldı.

İşin en komik yanı bu hafta Yahoo ile cebelleştim de mümkün değil hatırlamıyorum ki gizli soruların cevabını.

İlki tırmandırdı resmen.

1- Nedir?

Her şey bir yana kendim yazmışım sorumu. Aferin:)

Cevabı kendisinden komik.

Budur.

Buldum tamam ama 2.de iptal oldum.

2- En sevdiğim öğretmeninin soyadı?

Bir kaç deneme ve hesap kilitlenir.

Şimdi kim bilir ne zaman açmıştım o hesabı. Ve o zaman 4 haneli şifreler kabul ediliyordu. Hiç değiştirmedim.

Senelerce 1010 olarak kaldı şifrem. Her şeyden tuhafı sorulsa söyleyeceğim bir şeyi saçma sapan oyunlarla ele geçirme denemesi bunu yapanın beyinsizliğinin ispatıdır bana göre.  Saklayacak ne var sanıldı acaba. Ben buradayım. Tam 1 senedir.

Artık şifrem 4 haneli olamayacak diye kızdım, rahattı.

Ötesi umrumda bile değil.