Linux for human beings

Last Fm profilime bir yazı düşmüş.

Yeni fark ettim..

fincan şunu yazdı:

geçen ay

Avatarından bloguna kadar uzanan küçük bir yolculuk yaptım az öncede Linux ve Ubuntu üzerine çalışmalar görmek sevindiriyor ister istemez bu topluluk üyelerini de keşke blogcudan açmasaydın da rahat rahat yorum yazılabilseydi 🙂

Bunun da etkisiyle blog adresimi değiştirmeye karar verdim. Ama Blogcu ne kadar dandikse WordPress de o kadar karmaşık. Çok fazla imkan sunuyor, şaşırıyorum:)

Şimdi aklı olan insanın uğraşağı iş değil açıkçası. Tek tek 56 başlık, 56 yazı, etiketler, kategoriler.. Üstelik tam bir delilik olmalı eski tarih ve saatleri bile değiştirmeden, sırayla.. Takıntılı olduğumu fark ettirmem genellikle. Bu istisna olsun.

Son bir kaç gün aniden kaybolan pencere kenarlarına çözüm aramakla geçti. Sonuçta bu durumu paşa paşa kabul edip replace komutuyla yineler oldum pencereleri. Tam düzeldi diyorum, tekrar gidiyor. Her yeniden başlatma tedirginliği beraberinde getiriyor. Unutuyorum, birden fark ettiriyor kendini. Sinir bozucu.

Usb’ye Linux Mint, dvd’ye Mandriva yükledim.

Neyi beklediğimi bilmeden bekliyorum. Belki de Ubuntu yetiyor, gereksiz denemeler. Karar veremedim. Bir Lucid gelsin, sonra en iyi ihtimal. Böyle iyi gibi gibi..

Son olarak idam edilen bir azizin adıyla, ironik çağrışımlarla,  sevgililer günü kutlu olsun…

Reklamlar

Şablon değişimi

Bir blog yazacak insanın Blogcu‘yu tercih etmesi için tek bir mantıklı neden göremiyorum. Ama oldu bir kere. Birbirinden iğrenç şablonlar arasından seçim yapmak zorunluluğuna bir yere kadar katlandım. Herhangi bir tasarım deneyimim-bilgim ve becerim olmadığı için kardeş sitelerin kaynak kodlarından banner falan araklayıp siteyi şekle sokmaya çalıştım biraz. İçime sinmedi. Farklı şablonları taradım Blogcu‘ya uyacak. Beğenmedim hiç birini. Sonunda Css Templates diye bir şey buldum. Ve en iyi yaptığım şeyi tekrarladım hemen. Kopyala-yapıştır? Ve templates sayfası aynen karşımda. Blog kayıp. WordPress temasıymış, Blogcu’ya uyarlamak gerekecekmiş. Taktım ya bir kere sıfır kod bilgimle bunu bir şekilde yapacağım. Kullanımdaki şablonu yedekledim. Ardından bir süre tek satır anlamadan baktım dizilimine. Biraz internetten araştırdım, biraz deneme-yanılma yaptım. Defalarca beceremedim, tam oldu zannettiğim anda sayfadaki hiç bir linkin çalışmadığını fark ettim. Bu sefer tamam cümlesinin ardından yazı başlıklarını ekleyemediğimi gördüm. Çok zeki olmadığım için çok uğraştım. Ama yeterince zeki olduğum için sonunda başardım.

Bugünün ilk mutluluğu Banshee oldu, ikincisi de bu yeni şablon.

Yarın bugünden daha yaratıcı olabilmek dileğiyle Ubuntu..