One

Bundan çok değil bir hafta önce kapanıp kapanıp duran, şarjı artık altına kaçıran çocuk misali priz aratmalara doyurmayan telefonumu değiştirmeye karar verdim. Ve yine bu zamanda dedim ki “ben hevesimi aldım bu telefon işinden, basit ucuz bir şey alacağım. yeterli.” 4 sene geçti I9505 kodlu Samsung Galaxy S4′ü alalı. Açıkçası bir S2 değildi. Hatta galiba hiç bi telefon bi S2 değil, o nasıl bir efsaneymiş:) En son dün itibariyle telefonum kapandı ve bir daha açılmayı reddetti. Dedim αρκετά! Sonuçta kendimi yeni telefon ararken buldum ve sanki bir kaç gün önce atıp tutan ben değilmişim gibi heyecana kapıldım. Yine hep dediğim gibi teknoloji benim zayıf karnım. Baktım, araştırdım, seçtim, beğendim, vazgeçtim, arkadaşların o mu bu mu diye diye beyinlerini yedim. Sonuçta şöyle bir kıvama geliyorum bu gibi durumlarda, telefonun her şeyini öğrenmiş cevaplayamayacağı soru kalmamış biriyim artık. İşte o noktada karşıma çıkacak satıcının işi var:) Neyse, neyse.

Artık dash charge özelliğiyle beni hayran bırakan bir OnePlus 3T kullanıcısıyım. Benimki çok üzücü aslında başka bir noktadan baksak, ben bu telefonu beğeneli aylar aylar geçti. Ama telefonum kesin şekilde bozulana kadar bekledim. Sim kart temassızlığı yüzünden yine aylardır arka kapağın arkasında kağıtlar tıkışmış durumdaydı. Hatta arka kapağın kamera kısmı bu yüzden çatlayıp kırıldı. Bahaneler mi bunlar? Aslında kızıyor muyum kendime? Hayır bunun için kendime kızgın değilim. Tüketim bu, gereksiz de biliyorum. Ama beni neşeliyor. Ve zaman zaman böyle bir neşeye gerçekten ihtiyaç duyuyorum.

Bu lafımı da yer miyim emin değilim ama bu sefer stock ile devam etmek, root hikayesine bulaşmamak istiyorum. Bakalım, zamanla nerden nereye yol alacağım.

Conus namocanus

android-icon

Fedora ile devam ediyorum, her şey yolunda. Telefonumu da hala değiştirmedim ama ufak bir değişiklik yaptım, paylaşalım.

Telefonun açılış animasyonunu değiştirdim, zor bir şey değil elbette ama çok tatlı oldu. Biri bir Loop hazırlamış, diğeri onu bu amaçla kullanmayı akıl etmiş. Ben de aktarmış olayım. Rootlu telefonun /system/media dizinine burdan indirdiğiniz dosyayı atın.İsmini bootanimation.zip olarak değiştirin. Yalnız herkes nasıl yapıyor bilemiyorum, elbette gayet basitçe bir terminal emülatörü ile izinler ayarlanabilir. Ben Total Commander insanıyım, dosyayı bu programla yönetiyorum. Attık mı dizine? Dosyanın özelliklerine giriyoruz Owner-R-W , Group-R, World-R olacak şekilde dağıtalım izinleri.

Sonra bir yeniden başlatalım. CM AOSP AOKP gibi gibi denemeleriniz varsa sistemin orijinal açılış animasyonunun yerine atıyor, tema içerisinden bunu etkinleştirebilirsiniz.

Hata çıkarsa, olmazsa, görünmezse, telefon çökerse yenisini alın:)

get_image.php

Take Me Back To My Boat On The River

 

Bir ara kafayı takmıştım ama sanalda sorun çıkardığı için beklemeye aldım. Türkiye’nin nadide BSD gurusu sevgili Gökşin Akdeniz 2 Mart Cuma günü Bahçeşehir Üniversitesi‘nde bir seminer verecekmiş. Ne yazık ki işim sebebiyle ben katılamayacağım. Ama siz benden daha şanslıysanız buradan ayrıntıları öğrenebilirsiniz.

Güzel arşivimi daha da güzelleştirme fikrine kapıldım bu ara. Ve bir zamandır üzerinde düşündüğüm flac yönüne dönmeye başladım. Telefonum flac destekliyormuş. Hem de doğum günüymüş bugün. Mutlu yıllar Samsung🙂 Standart player dar geliyorsa andLess isimli bir program var depoda. İşe yarar. Tabi her zamanki gibi buglarıyla ve debug hızıyla ömrümü yiyip bitiren favori müzik çalarım Foobnix .ape hatta çatır çatır ape.cue, flac vs.. Her formatı destekleyip neşelendiriyor beni. Ama Türkçe karakter içeren şarkıları hala benimseyemedi. Zamanla diyorum:)

Ubuntu’mun ön tanımlı müzik çaları gmusicbrowser da ogg, flac gibi çeşitli formatları destekliyor. Özellikle gayretli geliştirici ekibiyle adı pek bilinmese de taktir edip denenesi bir program daha var, Guayadeque Music Player.

Bir de yine bir keşif gibi Spek Spectrum Analyser . Zamanım olsa tüm arşivimi gezdiririm burada. Sadece örneklemek adına en sevdiğim:)

Bu ara ancak çevirilere ufak tefek yardım edebiliyorum, forumlardan uzak durmaya karar verdiğimden beri neredeyse kimseye tek satırlık faydam olmadı. Hoşuma da gitmiyor bu durum açıkçası. Özgür Yazılım için her zaman elimden geldiğince katkıda bulunmak istiyorum. Bakalım, bir iki fikir var kafamda, canlanırsa paylaşırım.

Stjärndyrkan!

ff0000

Bu gece uyanık kal Ubuntu!

Window gadget = Widget

Geçen gün buradan güzel telefonum Monte için bir Widget indirdim. Mantıken kullanışlı bir şey.  Ana ekrandan 3 adımda ulaştığım yeni mesaj gönderme kısmına bir ikon üzerine tıklayarak tek hamlede ulaştıracak. Monte diğer modeller gibi değil. Widget dosyalarını yüklemek için bir install.html dosyası bir de .wgt bulunması gerekiyor. İndi mi? İndi. Attım telefona, yükledim. Bir hevesle tıkladım. Çalıştı mı peki? Hayır..

Bir forumda Widget tasarımı ile ilgili

“Özellikle java bilgisine sahip olan web tasarımcılar için çok kolay olacağını belirteyim. Web kodlama bilgisi olmayan arkadaşlar malesef bu işi yapamazlar. Tabi öğrenmedikçe..”

denilmiş.

İçimdeki o neye dayanarak konuştuğunu bir türlü kestiremediğim ses 1

1: install dosyası yanlış yere mount ediyor. Bunu editlerim ben düzelir.

dedi. Gerçekçi ve kendini bilen 2. ses

2: Mount? install?? html biliyorsun da benim mi haberim yok? Hem neyi neyle editliyorsun java ile yazılıyor Widget dediklerin. Java’dan ne anlarsın sen.

diye cevap verdi.

Soytarı ses araştırmaya başlamıştı bile. Forumlardan Samsung sitelerine döndü bir kaç tur. Sonunda Eclipse programına ulaştı. Öncesinde .wgt dosyasını notepad’le açmaya çalıştığından, uzantısını değiştirip js yaparsa editleyebileceğini sandığından bahsetmiyorum bile.

İlk kez denediğim bir işin başında inanılmaz zorlanırım ben. Ama yapılabilecek her hatayı yapıyorum, inanılır gibi değil. Saatlerce uğraşıp koca sıfırlarla kaldığım oluyor. Ve yine böyle oldu. Saatlerce uğraşıp Eclipse içine SDK mevzusunu entegre etmeyi başaramadım.

Çünkü?

Anlatımlarda bir adım atlanmış. Ve ben bilmiyorum işte, hiç bilmiyorum. Orada bir adım olması gerektiğini bile bilmiyorum. Aldığım hataları Google‘da aratıyorum. Benim gibi başkaları da var üstelik olayı çözememiş. Sonunda ev ortamında sakin kafayla bir yükleme kılavuzu buluyorum Samsung sitesinde. Yaklaşık 10dk’da halloluyor sorun. SDK sadece bir yükleme linki değilmiş ki. Nerden bilebilirim. Samsung Development Kit olayının kısaltmasıymış. Önce onu bilgisayara kurmak gerekiyormuş.

Ve nihayet projeyi açıyorum. Açınca anlıyorum tabi, o zamana kadar kavrayamamışım. .wgt bir paketleme formatıymış. Zaten düşününce böyle olması gerekiyor. Ama her zamanki gibi sonradan dank ediyor benim kafama. Neyse.  Editlenecek satır karşımda. Düzeltiyorum. Elim değmişken ikona da bir değişiklik yapıyorum. Mükemmel. Atıyorum telefona. Çalışmıyor elbette. Yanlış yeri editlemişim. Bir kaç deneme daha. Ve sonunda.. Hemen mesaj attım sevgilime, büyük sevinç. 3 satırlık bir kod, üstelik benim marifetim bile değil. Ama çalışmıyordu işte, düzelttim, çalıştı. Yetmez mi sevinmeye:)

Tamam sıfırdan bir şey yazamam ama var olanları biraz kurcalasam..

Mesela şu Yahoo finans sayfasına yönlendiren Stock‘dan bir Tuxweet Widget‘ı yaratılamaz mı?

Yaratıldı bile:)

Çoğunluk telefonunu ön tanımlı ayarlarıyla kullanırken, hem de bu beceriksizliğim ve bilgisizliğimle böyle aksiyonlara kalkışmak benim neyime gerçekten bilemiyorum. Web kodlama ya da Java bilgisi olmadan nasıl bir inançtır ben bunu yaparım demek? Onlar yapmışsa ben yaparım mı? Sanırım doğrusu bu. Çok nadiren bana uğrayan bir duygu hırs. Ama uğradığında başaramamak gibi bir seçenek sunmuyorum kendime.

Belki de bu duygu olmasa hala Windows‘un emniyetli görünen sahte sularında yüzüyor olacaktım. Bilene çok uyduruk ve komik geliyor olabilir çabam. Zerre kompleks yapmıyorum, o günler çoktan geçti. Ben böyle mutlu oluyormuşum, bunu anladığımdan beri hiç vazgeçmedim.

İyi ki cesaret etmişim değil mi Ubuntu?

Oh mountains o' things!!

 

Kötü müziğe karşı koyma yeteneğim yoktu aylardır. Tek bir bilgisayara kolon bağlıydı ve Türkçe Pop dinlemekten usandıran sevgili iş arkadaşımın “Ne açayım?” sorusuna ilk defa “Fark etmez..” demedim. Yanına gittim ve klavyenin tuşlarına dokundum. Tam 1 haftadır deliler gibi Tracy Chapman dinliyoruz. Arkadaş çok sevdi. 🙂

Heyecanımı kaybetmeden 60 bölümünü de metrobüste(!) izlediğim FMA’in son 3 bölümündeyim. Ama telefona mükemmel convert sağlayan anlatımı ve yine beni Windows’a mecbur bırakan Total Video Converter programını anmam gerek mutlaka. Her telefona uymayacaktır ben Samsung kullanıyorum ama biraz kurcalanırsa sanırım herkesin işini görür.

Anlatımı hazırlayan her kimse teşekkürlerimle. Yolda boşa geçen zamanımı videolarla değerlendirmeye uğraşıyordum. Ama hep sağdan soldan indirdiğim dosyalardı. Ne sesleri tam duyuluyordu ne de makul bir çözünürlükteydi. Sonunda tertemiz bir görüntü, kalabalıkta bile gayet rahat duyulabilen bir ses almamı sağladı anlatım.

Buradan ulaşabilirsiniz.

Alt yazı gömme olayını bile açıklamış, sağolsun.

Mutlu yıllar Ubuntu, zor bir seneyi atlattık..

“mendokusai”