F*++

1204-92685

Yeniliklere kapalı bir insan değilim ama alışkanlıklarım var. Uzun zamandır aynı müzik programını kullanıyorum. Hem Linux hem Windows üzerinde.

Her sabah mesaim başladığında ilk maili sonra Foobnix‘i açıyorum. Ritüel gibi:) Evet Ritim kutusu var, tamam Exaile radyoları çok başarılı, doğrudur Amarok hala zirvenin bir yerlerinde. Ama ben bunu daha çok seviyorum:)

Ubuntu‘da herşey mühemmele yakındı. ppa vardı .deb vardı. Hiç biri olmasa yine de tar.gz vardı 3 komuta derlenirdi program. Fedora bu kadar sempatik davranmadı bana. Öncelikle programın sitesindeki indirme linki bu şekildeydi.   Dedim belki başka Fedora insanları bulurum, baktım, baktım, baktım..      Bulamadım.

Daha aptalca işlere giriştim sonra, yine aynı sitede .deb‘den rpm yaratma yollarından bahsedilmişti. Kendimi Alien isimli gereksiz bir programla uğraşırken buldum. Launchpad‘de bulunurdu en güncel sürüm, indirdim. Önce rpm paketi oluşturdum. Sonra kurdum. Çalışmadı.

.tar.gz hala vardı belki yine yüzüme gülerdi? 3 komutla derlenen programdı, kahrolsundu, artık hata patlatıp duruyordu. Dizinlerden dizinlere hop 92. satır aman 51. satır derken kaç akşamdır hadi bu sefer olacak diyerek deniyorum. Zaten kafam bu kadar olmuş, dayanamıyorum. Bi yerde lanet edip bırakıyorum.

O olmadı, bu nasıl, şu değilse peki ya bu? derken bir siteye denk geldim. RPM Search.

Hazır paketler mi? Yaşasın! Fedora var mı? Tabi ki hayır!

Bütün .rpm paketleri kardeş değil mi, deneriz dedim.

PCLinuxOS, Fuduntu, Mandriva..

Arada bi ton bağımlılık çıktı, olsun, yeter ki kurulsun dedim. Yapıştırdım:)

Hiç biri çalışmadı. Şaşırmadım elbette.

Ardından yeni aramalar, Fransızca Fedora forumları. Arada Rusça forumlar. Her linki deniyorum. Yok, olamayacak:)

Aramalarda çıkmış, atlamışım. RPM Search sitesi gibi hikayedir sanmışım. Yakaladım, pkgs.org

Demiş ki

http://mirror.yandex.ru/fedora/russianfedora/russianfedora/free/fedora/releases/18/Everything

buradan indirin

rpm -Uvh adiartikherneyse*rpm

ile ekleyin,

yum install foobnix

ile de kurun:)
Sonra?

Hediyedir parayla satılmaz.

 

Simge, tema.. Hani Ocelot ama??

 

Alışma çabaları başladı. İlk şoku synaptic yaşattı açıkçası. Synaptic yokmuş, şaka gibi. Yükledik. Rhythmbox yokmuş, hala Banshee geliyor Mono‘ya tam destek. Ama ben hoşlaşmam elbette. Uçurdum gitti. Bi ara tam temizliğe girişmem gerekiyor. 3. parti yazılımlarla da dolu şu an Ubuntu‘m.

Ve 2 satır yazılacaksa çağırılır mor güvercin. Pıff Pidgin de yok. Neyse tamam, nasılsa kurmak kısa sürecek denir ve biraz şekil yapmaya girişilir.

Ama yeni Appearance biraz tuhaf. Yok ne simge ne tema, nereye nasıl?

Bıraktım gitti saat 12’yi vurmuş ve tüm insanlar fareye dönüşmüşken şu kafayla önümde dursa bile göremem dedim.

Google’a münasip bir dille sordum.

Dedi ki

sudo apt-get install dconf-tools

Şu yandaki saçma launcher bozuntusundan dconf bulunur.

org>gnome>desktop>interface  yoluna istenilen tema adı yazılır.

Enter.

Tamamdır.

Peki oraya nası yeni temalar yüklenir, ya da konumu neresidir?

Alt+F2

gksu nautilus

İndirilen tema

/usr/share/icons/

dizinine yapıştırılır.

temanın ismi dconf‘da belirttiğim yere yazılır.

-bitt-

Elbette daha pek çok ayar yapılabilir.

Ama ben çok kurcaladıkça felaket bozuyorum.

O yüzden adım adım gitmeniz tavsiye edilir.

Biraz daha müzik sonra biraz rüya istiyorum.

Uyuyalım artık Ubuntu

Viva la Musica!

Kimi insan yıldızların adını sayarmış ya ezbere, benim de müzik konusunda benzer bi hevesim var. Şöyle söyleyebilirim yeri gelmiş, çalıp söyleyenlerin dışında kimsenin bilmediği şarkılar biriktirmişim. O derece:)

Ve artık kapasitesinin sınırına ulaştı, ortadan 2’ye ayrılmak üzere zavallı talihsiz red klasörü. Benden beklenmeyecek bir titizlikle tüm arşivi yabancı/yerli yani red ve nihi olarak 2 parçaya ayırdığımdan beri evren genişlemeye devam ediyor.

Oysa ben sesini asla unutamayacağım 56k modem ile bilgisayarı downloada bıraktığım, dehşetli telefon faturalarıyla bir aileyi yıkıma götürmenin eşiğinde dolandığım günlerden beri hep aynı şeyi istedim.

Kısmen gerçekleşti belki ama yeterli mi? Yetmeli mi?

Dedim ki bir online depolama alanı bulsam, Dropbox, Wuala, Ubuntu One gibi, bana 100 Gb senindir dese.

Yollasam karşılığında 100 Gb müzik. Herkes dinleyebilse, benim zorla toparladığım her şarkıyı.

Olmuyor elbette. En iyi ihtimal beni tanıyanların hard diski istemesi şimdilik. Sonrası daha da komik.

– ee hangilerini kopyaladın?

– kızım ben bunları hiç tanımıyorum ki!! einstürzende neubauten ne be!!

İşte tam bu yüzden tanıyanlarla ve hard disk nakliyesiyle olacak iş değil.

Last Fm‘in bana bu kadar cazip gelmesinin nedeni de bu.

Elbette ben paylaşmanın yolunu bulamadıysam bulanları öne çıkarmam işe yarayabilir.

Benim daha çok Rhythmbox üzerinde kullandığım Magnatune ve Jamendo mevzularından haberdarsanız bir alternatif de gün itibariyle elime düştü.

Bu ara yakın durmaya çalıştığım Launchpad üzerinde henüz tek satırı çevirilmemiş bir müzik programına denk geldim.

Foobnix.

Oldukça sade ve işlevsel.

Tuhaf olan Vkontakte şekilli girişim. Rusça bir login sayfasına yönlendiriyor.

Default seçeneği bir enteresan üyelikle giriş yaptırıyor sisteme.

Neye göre ve nerede aradığını anlamadığım bir arşivden direkt dinliyoruz.

Tuhaf ama güzel.

2 teması var, uzak durulası iğrençlikte:)

Arşivi çok seri halde yüklüyor, başarılı.

Şarkı sözü ve EQ desteği var.

Ama çok daha çılgını bir Download Manager barındırması.

Yani dinledim, beğendim, insin demek mümkün.

Ama daha daha en uuuuww güzeli?

Android üzerinde çalışması!!

Şekli şemali;

İndirmek için bir tık

Ivan Ivanenko kişisine teşekkürlerimle..

Xcast

Gün itibariyle “sadece” Windows üzerinde çalışan dangalak program Kies ile fark ettiğim bir şeyden bahsetmek istiyorum. Güzel telefonum Samsung Monte podcast hizmetlerinden faydalanmama olanak sağlıyormuş. Evet yeni fark ettim.. Ve ardından telefona podcast akıtacağım siteleri araştırmaya başladım.

Saçma ve gereksiz bir kaç Türkçe siteden sonra PodOmatic isimli bir adrese denk geldim.

Kategorilerden damak tadıma uygun pek çok kayıt buldum. Ardından da Ubuntu‘da ‘yalnız’ podcast için hangi programı kullanabileceğime baktım. Doğrudur standart müzik çalarlarımız zaten bu hizmeti sağlıyor. Rhythmbox, Banshee ve diğerleri.. 6-7 tane müzik çalar programım var. Ama yüklemeye doyamıyorum, benden müziği çıkarsalar sadece iskelet sistemim kalacak gibi geriye.

1 numara Yamipod

Bildiğin sevimsiz bu ama..

Terminalden çalışsa grafik arayüzü bile olmasa olurmuş. O kadar saçma.

KDE tercih etmesem de programlarını hep sevmişimdir.

BPConf ‘da KDE için bir alternatif.

Kurulumu standart derleme adımlarıyla

cd kpodder-version

./configure

make

make install

Linux Powered yazısıyla gönlümü fetheden program ise elbette MythStream ve minik kardeşi StreamTuned.

Depo

Ve ille de GNOME, yine de GNOME denilirse

gPodder sahnedeki yerini alır.

Her zamanki gibi sempatik, alıştığımız arayüz. Depoda da bulunuyor üstelik.

Her ne kadar Ipod katkısı diye görmek mümkünse de podcast kaçırılmaması gereken bir eğlencedir.

Funkhouse Europa! Ben çalıyorum sen söyle Ubuntu

Böyleyken Böyle

 

Rhythmbox gerçekten çok rahat bir müzik çalar. Ama o da ne? Irmak sıkılmış.. Ubuntu Yazılım Merkezi’nde Bangarang isimli player gözüme takıldı. Bir kere de düzgün çalışan programlar beni bulsun, yok arkadaş.

Bangarang is unable to access the Nepomuk Semantic Desktop repository. Media library, rating and play count functions will be unavailable.

KDE işte..

Nepomuk nedir bilmiyorum ki, Synaptic‘ten arattım buldum, yükledim. Hayır, çalışmıyor. Sanırım KDE programlarını GNOME üzerinde çalıştırmak konusunda zorluyorum inatla. Ama zorlamamalıyım. Komik olan depodaki programın çalışmaması sanırım. Derlesem ne eksik anlıyorum en azından ama kurulum sonrası çıkan bir hata kutucuğu yararlı olmuyor. Neyse lanet edilip yeni player arayışına devam edilir.

2. durak Bluemindo, çok hafif. Hatta fazla hafif bile denilebilir. İkonu hoş ama. Direkt concentration camp‘i yani WC dilinde D: sürücümü ekletti bana. İçinde kayboldu ve kapandı birden bire. Bir süre kullanacağım bakalım ne derece iş görür.

3. denemem Decibel Player arşivimi görünce derhal çöktü. Klasör yerine dosya eklemekten bahsediyor utanmadan.  Ağlata ağlata yükledim arşivin bir kısmını. Gerisine uğraşamayacağım bir süre daha. Bir kaç eklentisi var, last fm scrobber şarkı çalınca kimlik soruyor(muş).  Tag’ler düzenlenmiyor. Tag editing şekilli açıklamaların değerini anladım bir anda.

Ve sonunda istediğim player belirdi.

gmusicbrowser.

Gtk+ candır, canandır, canımdır.

Merak edilirse mutlaka denensin, buradan buyrun hatta.