The Bug Song

stickyegg

Bilgisayar kullanışımla ilgili alışılmadık bir durum var. Herkeste sorunsuz çalışan bir program bende kompozisyon uzunluğunda hata mesajı çıkarabiliyor. Eğer eğitimim bilgisayar üzerine olsaydı muhtemelen sorunları ortaya çıkarmak üzerine yoğunlaşırdım. Zaten bu konuda doğuştan bir yeteneğim var. Elbette kötü olan farklı bir alanda kariyerime devam etmem ve çıkan hata mesajları, nedensiz kapanan programlar ve diğer tahmin edilemeyen tuhaflıklarla başa çıkmak için çırpınıyor olmam. Bu artık üzerime yapıştı aslına bakılırsa, herkes başıma gelen saçma sapan teknolojik sorunları kanıksamış durumda. Irmak bir çeşit arıza çıkarma makinası kabul edilmiş. İtiraz edemeyeceğim kadar çok yaşadım bunu ve sanırım ben de kabul ettim.

Peki Linux ve Bug‘lar konusunda ne durumdayız? Elbette sürekli bir bug çıkıyor karşıma. Başka başka şeyler deniyorum. Bakıyorum Google sonuçlarına yine sonuçların tepesinde ask.fedoraproject.org yine 749327497543. Bug raporu. Bazı öneriler listeleniyor, hevesle başlıyorum denemeye. Olmuyor, olamıyor.

Tamam biliyorum bir şeyler başka şeylere bağımlı diye bazı gereksiz depolara girdim, çıktım. Belki de çıkamadım.Kurtuldum sonunda o korkunç internet sağlayıcısından, gayet mutlu bir update olacak artık dedim. Önce arayüzden yakaladım Software Update dedim. Misler gibi yüklerken sona doğru 3 hata mesajı aldım. Ve elbette bunları saniyeler içinde unutarak bir yeniden başlatayım tamam olsun dedim. Terminale nazik bir

yum update

verdim ki listeledi

Warning: group core does not exist.
Warning: group gnome-desktop does not exist.
Warning: group multimedia does not exist.
Warning: group firefox does not exist.
Warning: group guest-desktop-agents does not exist.
Warning: group base-x does not exist.
Warning: group anaconda-tools does not exist.
Warning: group fonts does not exist.
Warning: group hardware-support does not exist.
Warning: group dial-up does not exist.
Warning: group printing does not exist.
Warning: group libreoffice does not exist.
Warning: group input-methods does not exist.
Warning: group standard does not exist.
No packages marked for update

Yine mi diyordum ki başka bir haber çıktı karşıma. Evde internetim gerçekten kötüydü uzun zamandır, işlerim hep yoğun nete bakacak vaktim hiç olmuyor. Ve elbette bu haberi kaçırmışım. Üzerinden yaklaşık 2 hafta geçmiş. Ama elbette geç oldu, güç olmayacak bu sefer. Yeni sürüm gelmiş, heyecanla indirdim. İnternetim artık canavar, dakikalar içerisinde tamamlandı indirme işlemi. Yarın Fedora 20 ile devam ediyor olacağım dedim kendime. Sordum Google‘a yeni sürümün ismini.

Fedora 20 için Heisenbug ismi seçilmiş!!

Evet herşey rastlantıdan ibaret.

Ve bu beni gülümsetiyor, sen de neşelen Fedora🙂

Reklamlar

8

20130308_220321

Yıllar önce kim bilir nereden elime geçmiş bir kartpostal..

Desen: İsmail Şahmut

O zaman kimdir bilmiyordum, desenin arkasına bir şiir bulmuş yazmışım..

Şimdi? Deseni Google buldu bana, anahtar kelime tahmin ettim, kolay oldu.

Hala bilmiyorum İsmail Şahmut kimdir, bulamıyorum.

Çünkü aslında çok zaman önce fark ettiğim gibi internet hayallerime ulaşabilecek zenginlikte değil.

Günün logosunda Google kadınlar dizmiş. Farklı ırklarda, görünüşlerde çizgi kadınlar.

Benim için 8 Mart bir çeşitlilik değil. Daha doğrusu çeşitliliği kutlama günü değil. Elbette ayrımcılığın her türüne karşıyım ama bu şekilde bir indirgemeyi aşağılayıcı buluyorum.

Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü.

İşi, ekmeği, geleceği ve özgürlüğü için savaşan kadınların onurlandırıldığı,

Zulme uğrayan, ezilen, baskı ve şiddet gören kadınların yaşam koşulları iyileşmediği sürece eksik kalan bir gün..

Umudumuz taze kaldıkça, kutlu olsun..

 

We’re all stars now

235-45163

Son yazıda moralimi bozan [Firmware Bug]: ACPI: No _BQC method, cannot determine initial brightness uyarısının çözümü başarıya ulaştı!:)

Alkışlar Onuralp SEZER için elbette..

Ne denilmişti kısaca tekrarlayacağım, terminalden

cd /etc/default

yazıp dizine geçtik

su

ile root olduk

şansımı vi ile denedim,

vi grub

Daha önce vi ile tek satır yazdım mı? Elbette hayır, o yüzden bundan bir yazı çıkarabiliyorum zaten

Önce bir E325 karşıladı beni, umursamadım Enter ile atlattım.

Sonrası nefis, satırın sonuna ekle denilmiş. Nasıl? Tamam satırın sonuna geldik oklarla ama?

Hayır elbette gerizekalı değilim, buldum düzenledim, kaydettim, çıktım. Sadece bilmediğim için Google‘a sordum. Başkasının sormasına bile gerek kalmasın diye söylüyorum.

i yazıp editör moduna geçiyoruz.

acpi_osi=Linux acpi_backlight=vendor

ekledikten sonra Esc ile editörden çıktık, ardından :w bu da kaydet demekmiş.Kaçışı :q ile yapıp

grub2-mkconfig -o /boot/grub2/grub.cfg

ile güncelliyoruz.

Kapat-aç sonrası dmesg çıktımda herhangi bir hata görünmedi. Fn kombinasyonuyla ilgili herhangi bir sıkıntı da yok şu durumda.

Geriye font hatası kaldı, sistem açılırken görüyorum 2 satır hata mesajı yanıp kayboluyor. Tweak ile düzenlemiştim. Dedim neymiş bu desteksiz font.

Liberation Sans seçmişim.

Nedir yani buna şimdi Times New Roman muamelesi?!Sanırım başka bir sıkıntı var, henüz çözemedim.

Başka bir akşama, şimdilik müziğe bırakalım günün yorgunluğunu..

Man From Manhattan


Şöyle bir tartışma dönüyor internette. Tartışma da denilmez aslında tek taraflı çekiştirme:)

Aman da bu Google+ ne berbatmış, Facebook ile aşık atamazmış. Sadece Geek, Nerd ve Looser tayfası kullanırmış. Benim Geek ya da Nerd olduğum söylenemez. Belki çoğu insanın tuhaf ve gereksiz bulduğu bir teknoloji merakım var. Ama bunu bir yere yerleştiremedikleri ve çevrelerindeki benzer örnekler hep erkek olduğu için durumu başka bir yöne kaydırıp erkeksi olduğuma karar veriyorlar. Tam bu yüzden G+ bana çok sempatik geliyor, çünkü gerçekten teknoloji meraklılarının istilasına uğramış durumda. Özellikle Linux ve Android kullanıcılarının paylaştıkları benim o tuhaf ve gereksiz bulunan işlerime yarıyor:)

Her neyse konu bu gece Linux ya da G+ değil. Gerçekten yaratıcı bir Launcher keşfettim, onu paylaşacağım. Dünyalar güzeli S2’mi rootladığımdan beri BM üzerinden pek çok uygulamaya ulaştım. Bir dönem kafayı SPB Shell‘e takmıştım ki çatır çatır kullanıyordum. Bir kaç gün önce yeni bir program keşfettim. Tamamen tesadüf elbette. Ama oldukça güzel görselleri.

İsmi TSF Shell, buradan incelenebilir. 16.80$ ücreti var programın, üstelik neredeyse tüm temaları da ücretli! Ve programın herhangi bir yolla edindiğiniz illegal kopyası lisans hatası verip kaybolacak 5 dk içinde. Bu da Google Play isimli güzel marketin tatlı süprizi.

O zaman?

Bir başka programdan daha bahsedeyim elim değmişken. Bunu terminal yardımıyla yaptım ben SPB için zamanında ama Google benden “uyanık” çıktı bir süre sonra yine başladığım yere döndüm. Çok nefis bir Firewall programı var bizim markette. Saçmalar saçması Droidwall programına nal toplatır. İsmi Root Firewall. Kendisini buradan inceleyebilirsiniz.

Tanıtımında görüldüğü gibi izinsiz internet erişimini önlemek ve denetlemek için kullanılabiliyor.

Parça parça bıraktım, dileyen birleştirsin:)

Son olarak bundan yaklaşık 2 sene önce bir yazı eklemiştim. Gün itibariyle o tanıdığım yeni telefonu Galaxy S3‘ü tanıttı bana. Android’e girişi bu telefonla yaptığı için bir miktar destek verdim. Güzel uygulamalar yükledik telefonuna. Root onu biraz sıkıntıya sokabilir, o yüzden bulaştırmayacağım. Ama Apple ürünleri kullanmasına gıcık oluyordum, o da fanatik derecesindeydi. Bu gelişme sevindirici.

Hala çok fazla merak ediyorum.

Ve başlıklarım güzel şarkılardır, biliyor musunuz?

AutosuggestioN

 

 

Dedim ki bir online depolama alanı bulsam, Dropbox, Wuala, Ubuntu One gibi, bana 100 Gb senindir dese.

Yollasam karşılığında 100 Gb müzik. Herkes dinleyebilse, benim zorla toparladığım her şarkıyı.

Olmuyor elbette.

Olacağı varmış meğer:)

Şimdilik <Only support US<  ibaresi bulunsa da biz onu atlattık tabi bir şekilde.

Böylece sevgili Google Music kalbimizdeki ve Android telefonumuzdaki yerini sabitledi.

doubleTwist gibi, Linux desteği vermeyi düşünüp düşünmedikleri sorulduğunda size utanmadan ayaküstü bir maliyet analizi çıkarıp neredeyse Linux kullanıcılarının buna değmeyeceğini ima edecek geliştiricileri yok. Sanırım bu en büyük artısı.

Bir anda “tüm arşivimi yakala!!” denildiğinde sarsılıyor ne yazık ki Google Music.

Ama tabi 10.000’in üstünde şarkıdan bahsediyorum. Hakkıdır sarsılmak.

Peki Rms ne derdi bu duruma? Cloud computing hakkındaki görüşlerini okumuş hatta direkt kendisinden dinlemiş biri olarak ihanet içinde miyim?

Biraz öyle oldu evet..

Aslında söyledikleri benim her daim çeşitli paranoyalarla dolup taşan kafamda yerleşik halde.

Ama konu müziğe gelince, bilemiyorum zaafım var galiba:)

Bir bilgenin dediği gibi,

Müzik öyle bir denizdir ki, ben paçaları sıvadım hala içine giremedim.

Ubuntu..

 

Hands Across The Ocean

Hep takip etmeye uğraştığım içeriğe aykırı olacak ama içinde parıltı bulundurması açısından değerlendirme dışı kalmayacak sanırım. Mesleğim gereği saatlerimi tam karşısında kaybettiğim çizim programı Autocad ile ilgili insanlık için ufak, benim için büyük bir şey keşfettim dün itibariyle. Aynı işi kısa sürede binlerce kez yapmak zorunda kalanların muhtemelen aklından geçmiştir. Çok daha uyduruk bir arayüze sahip olduğu halde nesne seçimiyle ilgili daha kapsamlı alternatifler sunan analiz programı Sap 2000‘de bir ps sembolü bulunur. Previous Selection, komut sonrası en son yapılan seçimi hafızaya alan ve tekrar nesneleri seçili hale getiren bir komut. Bazen o kadar gerekli olur ki bunu kelimelerle anlatabilmem zor:)

Ama bu yararlı komut Autocad‘de yok. Sürümden sürüme atlayan ve her sürümde biraz daha hantallaşıp kullanışsızlaşan program kafamdakileri hiç hayata geçirmiyor. Ve elimi kolumu bağlamışken, sürekli bir önceki seçimi tekrar aktif hale getirmenin hayalini kurduğum karmakarışık bir işin tam orta yerinde durdum. Ve Google‘a sordum.

Sağ olsun beni cevapsız bırakmadı.

3 adımda Autocad için Previous Selection kısayolu;


Herhangi bir gereksiz kısayol editlenir.

Macro satırına

$M=$(if,$(getvar,cmdactive),,_select;)_p 

yazılır.

Keyfe göre bir de kısayol kombinasyonu atanır.

Bu kadar kolaymış.

Dünkü işimi yaklaşık 3 kat hızlandırdı.

Bu yüzden anlatalım, belki birine faydası dokunur.

I am what I am because of who we all are.

Öyle değil mi Ubuntu?

Şekillenmiş Google

Çok değişik bir şey gördüm bugün forumda. Bir giriş sayfam varsa bile kullanmıyorum. Çünkü hep kaydedilmiş sekmeler kalıyor. Otomatik açılıyor. Ama çoğu internet kullanıcısı gibi aramalarım için genellikle Google kullanıyorum.

Şimdi gelelim bu sayfanın görünümünün özelleştirilmesine.

Bir Mozilla Firefox eklentisi yardımıyla yapılıyor bu değişiklik. Eklentinin adı Stylish.
Kurduktan sonra tarayıcının sağ alt köşesinde ikonu beliriyor. Google ana sayfa açıldıktan sonra bu ikona tıklıyoruz. Find styles for this site kısmına tıklıyoruz ve açılan siteden bir stil seçip Install with stylish butonunu yardımıyla yüklüyoruz.

Sunuç?

Enteresan bir arama motorum oldu.