Mumble

Her öğle aramı Python derslerine ayırdığım için minik programcıklarım çoğalıyor. Bir yandan da Lubuntu-Ubuntu kırması eski sistemin hantallığını üzerinden atan bilgisayarımı Gnome3 güzellikleriyle süslemeye çalışıyorum. Elbette bu süreçte RMS izinden baya bi uzaklaştım. İçimde buna dair bir suçluluk duygusu bulunsa da şu an kaptırmış gidiyorum diyebilirim.

Bu yazıyla biraz Gnome öveceğim sanırım. KDE kullanıcıları elbette çok sofistike tasarımlar yaratıyor, çok da başarılı bir ortam. Ama ne olursa olsun ben Gnome‘dan vazgeçemiyorum:)

Kullandığım eklentileri birine faydası olabilir düşüncesiyle kısaca tanıtmak istiyorum. Bazıları sadece eğlencelik ama bazıları gerçekten çok kullanışlı keşiflerim var. Beni Ubuntu‘ya çok hızlı şekilde ısındıran Compiz Fusion belki artık biraz basit ya da çocuksu olabilir. Ama pencere geçişlerinde görsellik arayanlar için Coverflow Alt-Tab gerçekten güzel bir eklenti. Şöyle de bir görselle kısaca tarif etmiş olabilirim.

undefined

Benim Python çalışmaları için elimin altında hep bi terminale ihtiyacımın olması nedeniyle Focal Fossa sürümüyle kullanmaya başladığım bir başka eklenti ise Drop Down Terminal. İsminden de anlaşılğığı gibi bir anda beliren çek bırak bir terminal hazırlanmış. Kısayol özelleştirmesi yapıldığında oldukça kullanışlı olduğunu söyleyebilirim. Terminalde gezinmeyi sevenlere tavsiye ederim.

Artık 3. elimiz halini alan telefonların Linux ile entegrasyonu ihtiyaç haline geldi. Ve bu ihtiyacı en başarılı şekilde karşılayan uygulama ise GSConnect bana göre. Daha önce Android-Linux iletişimi için farklı programlar denemiş biri olarak bunun kullanışlı bir eklenti haline getirilmesinden oldukça memnun olduğumu söyleyebilirim.

Eklentinin arayüzü şu şekilde;

Tam ekran gerçekten güzel bir şey, telefonda, tablette, bilgisayarda. Bu isteği dikkate alan tarayıcılar ve uygulamalar geliştirildi. Fakat bir güzellik daha var elimizde o da Hide Top Bar eklentisi. Meraklısı mutlaka denesin derim.

Ben binlerce sekme ile internette gezinen biri değilim ama pencereler bazen ortalığı gerçekten karıştırabiliyor. Gnome pencere hizalamalarında oldukça başarılı fakat bir tık üstüne ihtiyacınız varsa Native Window Placement imdadınıza yetişiyor. Açık pencereleri karışık aklınıza inat düzenleyerek işinizi fazlasıyla kolaylaştırıyor.

Bunun bir alternatifi de gTile. Ama sanırım bazı sistemlerde sorun çıkartıyor. Eğer çalışıyorsa işinizi fazlasıyla görecektir.

Multi Monitors Add-On isimli bir başka çılgın eklenti ise çift ekran kullanıcıları için gayet nefis ve dinamik. Monitör sayısı ile birlikte task bar sayısını da arttıran güzel bir çalışma olmuş. Denedim, beğendim:)

Dizüstü bilgisayardaki touchpad kullanımına hiç aşina değilim. Hep fare aranıyorum. Yanlışlıkla elim değiyor, bi şeyleri bozuyorum. Genelde Fn kombinasyonlu touchpad kapama fasiliteleri var. Ama eklentisi olunca da kullanışlık oluyor. Touchpad Indicator isimli bu eklentide değişik özellikler arasında de geçiş yapabilirsiniz. Bir bakın beğenirseniz kalsın bir köşede.

Ben aktif olarak kullanmıyorum ama denemiştim. Saatin yerinden memnun olmayanlar için Frippery Move Clock isimli bir eklenti bulunuyor. İhtiyaç duyana nokta atışı, gayet başarılı bir eklenti.

Ekran görüntüsü yakalamada hızlı ve pratik Screenshot Tool var bayılarak kullandığım.

Aslında daha da yazabilirim, bu kadar uzun bir yazı olacağını başlarken tahmin edememiştim. Uzadıkça bazen herkesi sıkabiliyor. O yüzden bitireceğim. Belki bir başka yazıda eklentilere devam ederiz.

Şimdilik beklemede kal Ubuntu.

Hue

Öncelikle bu yazı uzun zamandır taslaklarımda duruyordu, Linux ile çalıştırma kısmı için uğraşamadım. Bir kaç hata ve zamansızlık nedeniyle yarım bıraktım. Ama her şey gibi bunun da zamanı geldi, oyuna devam.

Smart. Şu aralar ilgimi çeken bir konu. Akıllı ev sistemleri, otomasyonlar ve bir takım küçük yeniliklerle ciddi anlamda değişen alışkanlıklar. Gereksiz mi? Olabilir, sonuçta sade bir yaklaşımla değerlendirirsek bu bir ihtiyaç değil. Ama ceplerimizdeki “akıllı” telefonlardan başlayarak genişletebileceğimiz konu bu. Biraz konfor biraz da teknolojinin büyüleyiciliği meselesi galiba. Bu sefer normalde yapacağım gibi aylarca üzerine düşünmedim. Ve bir süredir anlamaya çalıştığım ama gerçekte çok yabancısı olduğum akıllı teknolojilerden birini hayatıma dahil ettim. Öncelikle piyasanın hızla yükselen yıldız markası Xiaomi‘nin daha uygun fiyatlı alternatifini inceledim. Fakat videolar, inceleme yazıları aklımı çeldi. Philips Hue kullanıcısı oldum. Android için markanın kendi uygulaması oldukça yeterli ama olay zaten başlı başına bir eğlence olduğu için sisteminizdeki ışıkları dinlediğiniz müzikle ya da izlediğiniz filmle farklı renk kombinasyonları ve zamanlamalarla senkronize etmenizi sağlayan pek çok uygulama mevcut. Hatta Task sistemine aşina olanları sevindirecek, şu saatte ışıkları aç/bu saatte kapa/şu renk/bu şiddet vs. gibi pek çok özelleştirme mümkün. Sistemime henüz dahil etmediğim bazı farklı parçalar var. Sensörler ve ledler gibi, ilerleyen zamanlarda geliştirmeye devam edeceğim.

Android yanı sıra yine markanın Windows ortamında şahane çalışan bir uygulaması var. Onu da denedim. Sade ve anlaşılır. Fakat iş Linux‘a gelince biraz tadım kaçtı açıkçası. Evet var bi şeyler, yok diyemem. Ama tabi arkasında markanın desteği olmayınca sen, ben, bizim oğlan geliştirmiş ve tam benim istediğim şekle getirememiş. Denilebilir ki madem Linux desteği yok neden aldın. Buna karşı çıkamam açıkçası.

Ama oldukça kolay bir çözüme tarayıcı eklentisiyle ulaştım bugün. Chrome/Chromium üzerinde çalışan çiçek gibi bir eklenti varmış. Bu kadar basit olunca bir parmak sıkıntılı olan başka bir şeyle uğraşayım dedim. Daha önce bu yazımda bahsettiğim Snap. Kurulum anında fark ettik ki Chromium bile Snap ile yükleniyormuş artık. Rezalet.

Önce öğrendim, sonra kaldırdım. Şöyle bulunsun.

sudo snap remove chromium

Bu mutluluğa nadiren ulaştım ben geçen 10 senede, biri sormuş ve nokta atışı bir cevap verilmiş. Snap olmadan Chromium kurmak için eski ve daimi dost Debian depolarını kullanarak sorunu çözüme ulaştırmış bir güzel insan.

Ben bu sadeliğe bayılıyorum işte, her sorunu böyle kolayca aşabilsek keşke Ubuntu.

Focal Fossa

Madem Ubuntu dünyasına döndüm bari güncel kalayım dedim. Genel olarak geçmişe bakınca çoğunluğun tersine en ciddi sorunlarımı LTS sürümlerde yaşamıştım. Ama artık yeni bir bilgisayardayım nasılsa, korkacak bir şey yok. Bozulursa düzeltebilirim.

O nedenle merhaba Focal Fossa!

Ben bu sistemi unuttum açıkçası, değişik dağıtımlarla geçen uzun süreden sonra bir yabancılaştım sanırım. Elbette büsbütün unutmak değil de bahsettiğim uzak zamanlardan gelen bir hatırlama hali diyelim.

Görsel kaygıları zirvede biri değilim ama Gnome 3 geldiğinden beri daha mutlu olduğum söylenebilir. Sistemler alışkanlıklarıma daha uygun ve esnek oldu. Görünümlerini daha çok sevdim. Açıkçası alışkanlıklarımı gerçekten zor değiştiriyorum. Konfor alanı dedikleri durum beni de zorluyor. O yüzden hep benzer görüntüler arıyor gözüm.

Focal daha çok yeni, fevkalade sorunlu. Ama ben bunu bilerek gelmedim. Yani daha yeni bir sürüm olduğunu Telegram kanallarından görüyordum. Fakat hemen kurma nedenim bu değil. Bir an niye 18 benim sistemim hala, niye Gnome sürümüm bu kadar eski? dedim ve ISO dosyasını indirirken buldum kendimi. Gnome shell extension benim için çok kullanışlı, istisnasız her sürümde ilk aklıma gelen oluyor. Muhtemelen bi süredir böyle ama ISO içeriğinden Synaptic kaldırılmış. Şaka mısınız acaba? Extensions aşaması baya gerildi Ubuntu biraz hata fırlattı, görüntüler yamuldu. Zorladım, zorladım. Yeniden başlattıktan sonra kendine geldi. Şimdilik.

Buradan devam artık