Fedora 22 – What should we do if baby turns blue?

1

Yeni sürüm haberini geçen haftalarda aldım ama bugün ancak zaman bulabildim uğraşabilmek için. Yani bazen düşünüyorum da gerçekten her anlattığım hikaye birbirinden beter. Hani bir kere sorunsuz iş olsun next next dedim bitti gitti diyeyim. Yok arkadaş, iso doğuştan özürlü çıktı bi kere. Tıslaya fıslaya 10dkda açıldı, açılır açılmaz çöktü. Gerçekten ömür törpüsü, bu nasıl bir saçmalık ben anlayamıyorum.

Hadi dedim o zaman en sevdiğim zırva upgrade, yazarken patlattım komutları, önce

yum update

ile girdim konuya.

yum install fedup

fedup –network 22

şekilli ekledim.

Temizlik için de

rpm –rebuilddb

dnf distro-sync –setopt=deltarpm=0

yolladım.

Sonuç?

Screenshot from 2015-06-07 17-58-56

Reklamlar

Manantial!!

Gerçekten çok yoğun, uykusuz ve haliyle yorucu geçen bir hafta sonrası yazmaya ancak vakit bulabiliyorum. Bundan tam 3 gün önce doğum günümü ve Linux’la tanışmamın 2. yılını kutladım. Çok keyif alarak kullandığım bir sistem bu. Elbette keyfin en önemli kaynağı çoğu zaman ayrı değerlendirilmeye çalışılan GNU kavramı ve bu kavramın önümüze çıkardığı çoktan seçmeli güzel yol. Defalarca tekrar ettiğim, tekrar etmekten bıkmayacağım en önemli şey bu çünkü benim için. Free Software deniliyor ya, bizim dilimizdeki daha anlamlı karşılığıyla Özgür Yazılım her şey bir yana çok insanca bir fikir. O yüzden Ubuntu‘nun yeni numaraları bana keyif vermedi açıkçası. Xubuntu ile kendimi daha rahat ve gösterişsiz hissettim. Elbette her zaman söylediğim gibi daha az görselliğin olmasını diliyor değilim. Ama hala ön tanımlılarda Banshee ismi görüyorum. Severek kullandığım programlar depoya atılıyor.  Bu Precise Pangolin neye benzer artık bilemiyorum. Ben Xubuntu ile devam edecek gibiyim. Hafta bu kadar yormasaydı Alfa 1 ile atacaktım kendimi serin sulara ama halim kalmadı açıkçası. Belki gelecek hafta..

Meraklısı buyursun elbette:)