Matte Kudasai

Bu ara müzik tekrar gündemimde, hala hem Windows hem Linux üzerinde aynı müzik çalar ile devam ediyorum. Foobnix benim için alışkanlık oldu sanırım. Özellikle Windows üzerinde hata verip kapanıyor zaman zaman. Ama sadık bir kullanıcıyım. Bunun haricinde 4 koldan değişik haberler ve paylaşımlar geliyor diyebilirim. Hafta içinde telefonum için güzel bir program önerisi geldi. Şimdi aslında bir elektronik eşya alındığında kullanım klavuzunun her satırını okuyan bir insanım. Ama burdaki standart anlatım hoşuma gidiyor sanırım. Yoksa yapım yönerge izlemeye pek uygun sayılmaz. Genel olarak bir şeyi ilk deneyerek çözmeye çalışırım, ambalajına bakmam. Mecbur kalırsam kabaca ve atlaya atlaya okurum. Hala eksik kaldıysa lanet ederek bu kez dikkatli şekilde tekrar okurum. Ne diyordum, bir program önerisi geldi. Viber4Android. Android kullanmaya başladığımdan beri XDA konularını takip ediyorum. Bir apk linki ve konu anlatımı eş zamanlı düştü. Elbette programı kurdum, çalıştırdım. Çalışmadı:)

Denemeler yaptım, yaptım, yaptım. Yine çalışmadı.

İlk mecburiyet burdan konuyu atlaya zıplaya okuttu. Bir denemeler silsilesi, başarısız. İkinci mecburiyetle öğrendim hemen özetle kolay yolu göstereceğim elbette:)

Rootlu güzel telefonumuza burdan programı indirip kuruyoruz. Driver yüklemek istiyor, izin veriyoruz. Yeniden başlamak istiyor, kırmıyoruz. Programı açıyoruz Master Power diye başlıyor seçenekler, en tepedeki V4A-FX mevzusunu aktifleştiriyoruz.  Öncelikle adamı kanser eden Convolver etkinleştirme olayı program içindeki UI Settings içerisinden Expert seçilince gözüküyor. Bunu bir yapalım, sonra  menüden bulup Convolver zımbırtısını aktif olarak işaretleyelim. 2. büyük nane ise IRS. Nedir IRS? Impulse Response Sample. O nedir? Umrumda değil. Burdan bir kaç versiyon indirin. Kullandığınız hangi dosya yöneticisiyse Viber4Android klasörünü bulun. İçinde Kernel isimli bir klasör oluşturun. Zipli dosya içeriğini buraya çıkarın. Sonra tekrar programı açın, Convolver etkinleştirdiğiniz yerde Impulse Response diye bir menü var. Tıklayın açılsın. Zipten çıkardığınız .irs dosyaları burda işte. Seçin birini. Açın şimdi Google Music’den bir müzik. Değişiklik var mı? Yok! Bir de normal telefon  ayarlarından sound>music effect kısmına gelin, burdan Viber4Android FX seçin. Bu kadar basit:)

Yazının bir devamı vardı ama sildim.

Zamanında çok sevmiştim bu şiiri, bu ara sürekli aklıma geliyor. Tam olarak böyle galiba düşündüğüm.

“Kopan çığlar altında kalanlar olduğu
Oysa görülüyordu.

Bir kadının ileride
Bir şeyler hıçkırdığı;
Bir erkeğin, birine,
Görünmeyen birine bir şeyler seslendiği
Oysa görülüyordu.

Ama duyulmuyordu. -Ses!
Sanki ses olmayınca hiçbiri olmuyordu.”

 

 

 

 

Reklamlar

A Hard Day’s Night

 

55-66595

Bu zamana kadar gerçekten uğraştırıcı bir şeyler olduysa genellikle benim acemiliğim kaynaklıydı. Yoksa GNU/Linux dağıtımları oldukça sevimlidir. Ama yeni evim Fedora sorunlu. Bir de çözüme ulaşmak kesinlikle can sıkıcı bir süreç. Aradığını bulamıyorsun, çılgınlar gibi hata raporları. Mantıklı çözüm önerileri yok.

Benim Bugzilla nanesinden hiç hoşlanmadım. Zaten listem uzadıkça uzadı. Neyi açsam patlayıp kapanıyor. Neyse ki sonunda ilk günden beri bana Fedora‘yı zehir eden bug bugün çözüldü.Foobnix‘i açıyorum, bir şarkı çalıyor. 2. de Process /usr/bin/python2.7 was killed by signal 11 (SIGSEGV)

Kapanıyor. Küfür gibi. Çok aradım çözümü, rapor üstüne rapor gezdim. Olmadı, düzelemedi. Her update ile tekrar tekrar denedim.
Neyse ki gün itibariyle çözüldü.
Bir çeşit yama yayınlanmış. Terminalden giriştim;

su -c ‘yum update –enablerepo=updates-testing abrt-2.1.4-1.fc18 libreport-2.1.4-1.fc18′

Artık sabrım kalmamıştı, bu çözüm iyi oldu. Resmen soğumuştum Fedora‘dan. Sonra baktım Update Manager açıldı. Hadi dedim güncelle kendini.
1 dakika geçmeden Update Manager çöktü. Tekrar açtım, tüm dağıtımlar güncel tebrikler dedi.

Mizah bu değil, hayır değil Fedora..

F*++

1204-92685

Yeniliklere kapalı bir insan değilim ama alışkanlıklarım var. Uzun zamandır aynı müzik programını kullanıyorum. Hem Linux hem Windows üzerinde.

Her sabah mesaim başladığında ilk maili sonra Foobnix‘i açıyorum. Ritüel gibi:) Evet Ritim kutusu var, tamam Exaile radyoları çok başarılı, doğrudur Amarok hala zirvenin bir yerlerinde. Ama ben bunu daha çok seviyorum:)

Ubuntu‘da herşey mühemmele yakındı. ppa vardı .deb vardı. Hiç biri olmasa yine de tar.gz vardı 3 komuta derlenirdi program. Fedora bu kadar sempatik davranmadı bana. Öncelikle programın sitesindeki indirme linki bu şekildeydi.   Dedim belki başka Fedora insanları bulurum, baktım, baktım, baktım..      Bulamadım.

Daha aptalca işlere giriştim sonra, yine aynı sitede .deb‘den rpm yaratma yollarından bahsedilmişti. Kendimi Alien isimli gereksiz bir programla uğraşırken buldum. Launchpad‘de bulunurdu en güncel sürüm, indirdim. Önce rpm paketi oluşturdum. Sonra kurdum. Çalışmadı.

.tar.gz hala vardı belki yine yüzüme gülerdi? 3 komutla derlenen programdı, kahrolsundu, artık hata patlatıp duruyordu. Dizinlerden dizinlere hop 92. satır aman 51. satır derken kaç akşamdır hadi bu sefer olacak diyerek deniyorum. Zaten kafam bu kadar olmuş, dayanamıyorum. Bi yerde lanet edip bırakıyorum.

O olmadı, bu nasıl, şu değilse peki ya bu? derken bir siteye denk geldim. RPM Search.

Hazır paketler mi? Yaşasın! Fedora var mı? Tabi ki hayır!

Bütün .rpm paketleri kardeş değil mi, deneriz dedim.

PCLinuxOS, Fuduntu, Mandriva..

Arada bi ton bağımlılık çıktı, olsun, yeter ki kurulsun dedim. Yapıştırdım:)

Hiç biri çalışmadı. Şaşırmadım elbette.

Ardından yeni aramalar, Fransızca Fedora forumları. Arada Rusça forumlar. Her linki deniyorum. Yok, olamayacak:)

Aramalarda çıkmış, atlamışım. RPM Search sitesi gibi hikayedir sanmışım. Yakaladım, pkgs.org

Demiş ki

http://mirror.yandex.ru/fedora/russianfedora/russianfedora/free/fedora/releases/18/Everything

buradan indirin

rpm -Uvh adiartikherneyse*rpm

ile ekleyin,

yum install foobnix

ile de kurun:)
Sonra?

Hediyedir parayla satılmaz.

 

Take Me Back To My Boat On The River

 

Bir ara kafayı takmıştım ama sanalda sorun çıkardığı için beklemeye aldım. Türkiye’nin nadide BSD gurusu sevgili Gökşin Akdeniz 2 Mart Cuma günü Bahçeşehir Üniversitesi‘nde bir seminer verecekmiş. Ne yazık ki işim sebebiyle ben katılamayacağım. Ama siz benden daha şanslıysanız buradan ayrıntıları öğrenebilirsiniz.

Güzel arşivimi daha da güzelleştirme fikrine kapıldım bu ara. Ve bir zamandır üzerinde düşündüğüm flac yönüne dönmeye başladım. Telefonum flac destekliyormuş. Hem de doğum günüymüş bugün. Mutlu yıllar Samsung🙂 Standart player dar geliyorsa andLess isimli bir program var depoda. İşe yarar. Tabi her zamanki gibi buglarıyla ve debug hızıyla ömrümü yiyip bitiren favori müzik çalarım Foobnix .ape hatta çatır çatır ape.cue, flac vs.. Her formatı destekleyip neşelendiriyor beni. Ama Türkçe karakter içeren şarkıları hala benimseyemedi. Zamanla diyorum:)

Ubuntu’mun ön tanımlı müzik çaları gmusicbrowser da ogg, flac gibi çeşitli formatları destekliyor. Özellikle gayretli geliştirici ekibiyle adı pek bilinmese de taktir edip denenesi bir program daha var, Guayadeque Music Player.

Bir de yine bir keşif gibi Spek Spectrum Analyser . Zamanım olsa tüm arşivimi gezdiririm burada. Sadece örneklemek adına en sevdiğim:)

Bu ara ancak çevirilere ufak tefek yardım edebiliyorum, forumlardan uzak durmaya karar verdiğimden beri neredeyse kimseye tek satırlık faydam olmadı. Hoşuma da gitmiyor bu durum açıkçası. Özgür Yazılım için her zaman elimden geldiğince katkıda bulunmak istiyorum. Bakalım, bir iki fikir var kafamda, canlanırsa paylaşırım.

Stjärndyrkan!

ff0000

Bu gece uyanık kal Ubuntu!

On Thorns I Lay

An itibariyle olduğu gibi bu ara iş yoğunluğundan hep Windows kullanıyorum. Elbette Windows zaman zaman beni de yakalıyor. Şu rahata düşkün yanımdan kavrıyor. Resimleri Paint ile düzenlemelere başladım, GIMP açılana kadar bitiyor bile. Winamp günlerine geri döndüm, en sevdiğim Spirit-Black görünümüyle. Çevirilere bakmıyorum ne zamandır, karma düştükçe düşüyor. Blog yazılacak bir mevzu çıkmıyor çünkü Xubuntu yüzümü unuttu bu ara. Elbette Skyrim heyecanı da tuz biber oldu, Ejderha kesme hevesi her şeyi bastırdı. Bill Amca sevinir oldu..

Nereye kadar?

Geçicidir elbette.

Peki egg mi diyeyim bug mı bilemiyorum ama mesela Winamp alttaki görev çubuğuna sabitlenince simgesi bozuluyor.

Bir de geçen aptallaştıran  yoğunlukta bir işin ortasında fark ettim, Tekla Structures‘da Export current sekmesinin simgesi yerinde durmuyor hiç:)

Mesela çok komik güvenlik ayarları var bu Windows 7‘nin, Administrator falan hikayeden, bizim root gibi değil.

İki hamle yaptım, yer mi diye baktım da geçen gün, hazır bekliyormuş meğer:)

Hayır ben zaten bu saçma işletim sistemini kullanırken hep elim kolum bağlı hissediyorum, bir de şuna erişim yok, burdan sonrası yasaklı diye uyarılar çıkınca iyiden iyiye gıcık oluyorum.

Tamam kaldık burada çıkamıyoruz ama..

En azından açık kaynağa destek olmalı, dedim.

Ve toparladım küçük küçük.

Uzun zamandır PowerAmp sevdası nedeniyle telefonumda da yüzüne bakmadığım Foobnix indi ilk. Ama artık hata bildirmekten bana fenalık geldi gerçekten, Android versiyonu çok usandırıcı oldu. Neyse..

Sonra yine eski dost GIMP kuruldu.

Başkasını bilmem, çöküyor bazı bazı ama gerçekten özledim sıfatını diyip ekledim sevgili Firefox‘u program files klasörüne..

Biraz daha var ama canım Lenovo iş bilgisayarı tabi, abartmamak lazım..

Neyse ..

Gömülü Çelik Hesabı’na devam..

Maleventum!!

 

 

 

wh*t if g*d sm*ked cann*bis?

Çok severek kullanmaya devam ettiğim Foobnix, dünyalar güzeli telefonum S2’de programı her kapatışımda çöküyor. Windows’ta aynı hikaye. Bir de sayfalarca hata kaydı çıkarıyor. Ama bana ne şarkılar dinletti hakkını vermek zorundayım.

Özellikle Dolores‘ten bir Aerials çok keyifliydi tekrarlı bir işin rutine bulaşmış keyifsizliğinin tam orta yerinde.

İstanbul bir miktar genişledi sanki, sonra tekrar eski boyutlarına döndü. Pidgin’e baktım, mikrofonuna ‘maya‘ ismini veren, uzun zamandır Strawberry Field‘de yaşamayı isteyen, vapura hayali üst kaç çıkabilen 3 arkadaş listeledi.

Dedim ki ya tamam bu yeni sürümlerle anlaşamadım. Compiz Fusion bile çalışmadı, gergin olmam normal.

Ama niye denemeyi bıraktım?

Ve dün gecenin kör bi saati ehhhh dedim.

Bir türlü görünmeyen pencere kenarlıkları tek bir tik ile gelirmiş meğer.

Şimdi bu saçma şeyi görme ya da hatırlama ihtimalim o kadar düşüktü ki..

Ben hep kahrolası ekran kartıma suç buldum. Oysa ATI gayet çalışkan.

İş ayarlardaymış.

Sevgili Google sonunda derdime derman bir kaç satır listeledi.

Hep orada mıydı yoksa yeni bir mevzu mu bilemedim, bunu işaretlediğimi hiç hatırlamıyorum.CCSM içerisinde bir Windows Decoration varmış ve o bende işaretli değilmiş. Hatta Scale ve Move bile işaretli değilmiş.

Bu mudur?

Kurduğumdan beri çalışmayan Compiz’in tek derdi buymuş.

Zamanında denenmiş ve nefret edilmiş Cairo-Dock‘a bir şans daha vermek geldi bu mutlu anın sonunda.

O da ne? Güzelleşmiş bu tatlım, nefis olmuş, sevilesi olmuş.

Yaşasın galiba..

Enteresan bir raslantı ekleyeyim son olarak. Yıllar sonra eve ilk kez bir Chip dergisi girmiş. Babam almış.

Elime aldım dergiyi, vay vay hem de yeni sayı Eylül 2011.

Kapağa baktım, itici..

İsteksiz, gelişigüzel bir sayfa açtım.

“Ayın web siteleri”

Tebrik, alkış, kıyamet.

GLOBAL DISASTER

🙂

Viva la Musica!

Kimi insan yıldızların adını sayarmış ya ezbere, benim de müzik konusunda benzer bi hevesim var. Şöyle söyleyebilirim yeri gelmiş, çalıp söyleyenlerin dışında kimsenin bilmediği şarkılar biriktirmişim. O derece:)

Ve artık kapasitesinin sınırına ulaştı, ortadan 2’ye ayrılmak üzere zavallı talihsiz red klasörü. Benden beklenmeyecek bir titizlikle tüm arşivi yabancı/yerli yani red ve nihi olarak 2 parçaya ayırdığımdan beri evren genişlemeye devam ediyor.

Oysa ben sesini asla unutamayacağım 56k modem ile bilgisayarı downloada bıraktığım, dehşetli telefon faturalarıyla bir aileyi yıkıma götürmenin eşiğinde dolandığım günlerden beri hep aynı şeyi istedim.

Kısmen gerçekleşti belki ama yeterli mi? Yetmeli mi?

Dedim ki bir online depolama alanı bulsam, Dropbox, Wuala, Ubuntu One gibi, bana 100 Gb senindir dese.

Yollasam karşılığında 100 Gb müzik. Herkes dinleyebilse, benim zorla toparladığım her şarkıyı.

Olmuyor elbette. En iyi ihtimal beni tanıyanların hard diski istemesi şimdilik. Sonrası daha da komik.

– ee hangilerini kopyaladın?

– kızım ben bunları hiç tanımıyorum ki!! einstürzende neubauten ne be!!

İşte tam bu yüzden tanıyanlarla ve hard disk nakliyesiyle olacak iş değil.

Last Fm‘in bana bu kadar cazip gelmesinin nedeni de bu.

Elbette ben paylaşmanın yolunu bulamadıysam bulanları öne çıkarmam işe yarayabilir.

Benim daha çok Rhythmbox üzerinde kullandığım Magnatune ve Jamendo mevzularından haberdarsanız bir alternatif de gün itibariyle elime düştü.

Bu ara yakın durmaya çalıştığım Launchpad üzerinde henüz tek satırı çevirilmemiş bir müzik programına denk geldim.

Foobnix.

Oldukça sade ve işlevsel.

Tuhaf olan Vkontakte şekilli girişim. Rusça bir login sayfasına yönlendiriyor.

Default seçeneği bir enteresan üyelikle giriş yaptırıyor sisteme.

Neye göre ve nerede aradığını anlamadığım bir arşivden direkt dinliyoruz.

Tuhaf ama güzel.

2 teması var, uzak durulası iğrençlikte:)

Arşivi çok seri halde yüklüyor, başarılı.

Şarkı sözü ve EQ desteği var.

Ama çok daha çılgını bir Download Manager barındırması.

Yani dinledim, beğendim, insin demek mümkün.

Ama daha daha en uuuuww güzeli?

Android üzerinde çalışması!!

Şekli şemali;

İndirmek için bir tık

Ivan Ivanenko kişisine teşekkürlerimle..