Black Magic Woman

 

boogarou-charlie-chaplin

Aslında film arşivlemem, sinemadan pek anladığım da söylenemez. Tavsiyelere göre karmakarışık izlerim. Uzun zaman böyle oldu diyelim yani kısaca. Ama tavsiyeler güzel olursa değerlendiririm. Geç de olsa, söyleyen bile çoktan unutmuş da olsa ben bir köşeye bakkal yazısıyla kaydederim.

Bugün iki film izledim, birini 3 diğerini ise 10 sene önce yazmıştım köşeye. Evet normali bu olmamalı, hayır normali umrumda değil:)

Normalde Android ve Windows üzerinde BSPlayer kullanıyorum. Altyazıları direkt arayıp buluyor, zahmetsiz, pratik.

Ama bilgisayarı Fedora ile açmış bulundum, altyazım da yokmuş. İndirdim, senkronizasyon sorunu var. VLC Player ile zamanlama hatası bulunan altyazılar G ve H tuşları ile senkronize ediliyor biliyorsunuzdur.

Ben bunu hiç beceremiyorum, sabırsızım bir ileri iki geri derken aklıma geldi Subtitle Finder eklentisi vardı VLC için, aynı işi görüyordu.

Peki ne yaptım? Açtım internetten altyazılı halini izledim, onunla uğraşana kadar direkt filmi izlemek daha mantıklı geldi açıkçası:)

O zaman ne anlatacağım? Elbette sonrasında baktım, kolayca öğrendim, burdan amaca uygun bir eklenti indirilir. Benim indirdiğim eklenti ismi VLSub 0.9.13.

Çok basitçe /usr/lib/vlc/lua/extensions/ dizinine zipten çıkan .lua dosyasını kopyalamanızı istiyor.

1- Öyle bir dizin yok

2- O dizinde su olmadan kımıldayamazsınız.

su

diyip şifre yazıp yetkileniriz.

cd /usr/lib ile dizine terminalden geçer

mkdir ile yaratırız dizini

ben yamulmuyorsam

mkdir -p vlc/lua/extensions/

şekilli oluşturdum.

Kopyalama zaten klasik

cp -R /home/irmak/Downloads/vlsub.lua /usr/lib/vlc/lua/extensions/

gibi bir şeyler.

View menüsünün en altına kondu.

ss

Bu arada Compiz Fusion Icon ve Emerald Fedora‘da muhteşem çalıştı Mate Desktop denememle. Terminalim şeffaf, küpüm de 8 köşe.

Gerçek bir mutluluk kucaklıyor beni bu aralar.

Siyah-Beyaz

En büyük Beşiktaş, unutma Fedora!!:)

Reklamlar

The Nameless

ben93-le-fauve-x-men-first-classYeni sürüm beni mutlu etti, evet kötü bir başlangıç yaptık. Ama çabuk toparladık diyebilirim. Yeniledim biraz sistemi, ufak makyaj hamleleri. Güzel bir masaüstü resmi buldum, shell teması, biraz klasik ama sevdiğim bir simge seti sonrası görünüm şu şekilde oldu.

Screenshot from 2014-12-15 21:28:46

Ofiste bugün biraz zamanım vardı, arada ilgi çekmek istedim biraz galiba:)

Bir Linux dağıtımının en heyecan verici yanı benim için de ilk etapta Compiz oldu elbette, artık sadece makyajın bir başka boyutu. Ama iş ilgi uyandırmaksa ilk durak bu olabilir. Hemen bir görsel hamle yaptım. İki küp çevirip pencere sallayınca hemen bir heyecan dalgası:)

Yalnız bunla ilgili bir sıkıntı var, elbette çaktırmadım. Masaüstü kayıp. Bu mevzuyu bir yerlerden hatırlıyorum sanki, çok oldu yalnız. Neydi, niyeydi çıkaramıyorum. Şöyle bir bakınınca Mate diye bir başka masaüstünde Compiz‘in sorunsuz çalıştığını öğrendim. Direkt kurdum.

Evet gerçekten sıkıntısız çalışıyor ama ilk gördüğüm an zaman makinası etkisi yarattı üzerimde. Aralık 2009 tarihli yazımda görünen panelli dandik masaüstü:)

Gülümsetti elbette, Karmic Koala diye başlamıştık ama bu sürümle isimsiz kaldık.

Bu seferlik de böyle olsun bakalım:)

Fool to cry

406-39748

Bazı pozitif verileri birleştirdiğimde iyi bir sonuca ulaşıyorum. Açıkçası içimde olumlu hisler var bu yıla dair, hislerim pek yanıltmaz. Güzel planlarım var. Aslına bakılırsa hiç bir zaman uzun ve kararlı listeler çıkaran biri olmadım. Ufak hedefler ekledim zamanına göre, pek çoğunu da gerçekleştirdim.

Bu yıl içerisinde yine yaptıklarımın teknoloji kısmı anlatmaya çalışacağım. Öncelikle internet problemini hallettiğim için tekrar çevirilere bakınmaya başlayacağım.

Arada aklıma gelmişken uyguladım. Ubuntu‘daki sola kaçan butonları çok sevmiştim ben. Fedora sağda kalmış. Terminalden tek komutla sola geçti

gsettings set org.gnome.shell.overrides button-layout “close,maximize,minimize”

Bunun başka yolları da var elbette ama sanırım bu en pratiği oldu.

Ek olarak bu aralar sistemi kurcalama evresinde olduğum için en az 20 kere x çakıldı. Doğaçlama yöntemler falan buldum ama şu klasik Ctrl+alt+back space olayı aklıma geldi de Gnome Tweak ile hallediliyormuş. Bu da güzel.

Tabi internet düzelince benim program deneme hevesim tekrar havaya karıştı. Eskilerden bir masa üstü küpü hala işimi görür mü diye baktım. Compiz Fusion yükledim. Şöyle bir durum var ki ben bu kullanışlı arayüz olayını önce Linux ile keşfettim. Sonra bir kez de Android‘de keşfettim. Bu benim düşünme biçimimle paralel bir gelişim doğrusu. Bazı insanlar daha farklı bir zekaya sahip buna ihtiyaç duymuyorlar. Benim görsel becerim ve hafızam daha iyidir. Bu nedenle bilgisayarımın da telefonumun da bu özelliğime uyum sağlayabilmesi benim için gerçekten çok harika oldu.

Bir de kafamda uzun zamandır dönen başka bir fikir artık bu sene yavaş yavaş gerçekleşecek. Sonuçta Fedora‘yı bazı nedenlerden dolayı seçtim ama yine de çoğu zaman desteklemediğim halde bazı şeyleri sistemime bulaştırıyorum. Müzik dinlemeyi, arşiv toplamayı gerçekten çok seviyorum. Dinlediğim format her zaman kayıpsız ve temiz bir ses değil ne yazık ki. Şu çok kesin, dinlediklerimin bir çoğunu kimse bilmiyor. Bu nedenle komple flac geçişi gibi bir durum imkansız benim için. Ama bulabileceğim diskografiler var, değiştirip hem daha kaliteli hem de daha özgür hale getirmek mümkün. Bir de uzun zamandır lanet edip bıraktığım anime mevzusuna tekrar bakınmak istiyorum.

Bakalım ufak adımlarla başladık 2014’e, gerisi gelir.

Ayak uydur Fedora!

Race With Devil

 

Bu aralar ülkemizdeki sorunların yanı sıra takip ettiğim bir olay da pek çok internet sitesinin ekran karartmasına kadar varan SOPA-PIPA mevzusu. Oldukça sıkıntılı yaptırımlara neden olabilecek bu yeni nesil sansür kafasını da her türlü bilginin ve verinin özgürce erişime açık olmasını şiddetle savunan pek çok insan karşı çıkıyor. İnternette yeterince açıklayıcı bilgiler var, ben yarım yamalak aktarmak istemiyorum. Özetle yine teliftir, haktır, emektir konularını ısıtıp ısıtıp yedirmeye çalışacaklar. Hatta işi vicdani boyuttan artık hukuki boyuta taşıyıp hepimizi üzmek isteyecekler. Çok sevimsiz diyeceğim ama yasakların sonunu-sınırını tahmin edemiyorum artık.

Aslında ben bunu aylar önce öğrenmiştim ilk, ya http://www.fsf.org ya da http://www.gnu.org/ senatöre sesinizi duyurum, imza atın şekilli bi pop-up açmıştı. Nedir ne değildir okumuştum o zaman. Keyifsiz, kahrolsun demekten vazgeçmeyen ama yine, yeniden ve daima sadece kendi kahrolan bir neslin çocuklarıyız. Hoş değil tabi..

Neyse, Xubuntu’ma dönelim. Bi kaç denedim, olmadı pes edecek gibiydim ki bugün halllettim. Aslında “burada terminal aç” şekilli sağ tuş olayı canavar. Ama ben her ne kadar 10 parmak bilmese de klavyede uçuşmayı seven bir insanım. Terminale kendi uydurduğum <Shift>+<Up> kombinasyonuyla ulaşmak istiyorum.

Her makul insan gibi Settings>Settings Manager>Keyboard yolunu izliyorum önce. Hemen bi Aplication Shortcuts çekiyorum yan sekmeden.

Ee yavrum buraya bi şey eklenmiyor? Sağlık olsun diyip bu sefer Settings>Settings Editor yoluna sapıyorum.

Adamlar açık açık yazmış arkadaş xfce4-keyboard-shortcuts

Elbette hayat benim için kolay değil, hiç olmayacak:)

2 soru var, ilki daha zor benim için. Komut ne olmalı? Nasılsa bu zor sorunun cevabını bulmak kolay oldu benim için. Alttaki dünyalar güzeli panelde terminal simgesi bana bakıyordu çünkü. Bi sağ tık bi Properties, bi çift tık Terminal Emulator simgesine..

Ve komut benimdir exo-open –launch TerminalEmulator

Nasılsa kolay kısmı bana kabus olmayı başardı. Elbette bunu yoğun bi gün sonu yorgun kafayla kurcalamış olmamın etkisi büyük. Diğer kısayollardan birini kendime referans alıp benzer bi dizilimi name satırına ekledim. Ama dikkat eksikliği fena tabi, referans aldığım komut 3 tuş kombinasyonundan oluşuyormuş, dikkat ettemişim ve name satırına, ona benzetip /commands/custom/<Shift><Up> şeklinde eklemişim. Tabi sonrasında pek çok küfürlü cümle:) Onu ekle, bunu çıkar. Yok arkadaş bi kısayol bile ekleyemiyorum bu nasıl dünya!! Bıraktım bunu böylece..

Taa ki biraz önce yine terminale işim düşene kadar daha uğraşmadım. Ya bu niye olmadı ki üzüntüsü, baksam mı bi daha düşüncesi. Ve yarım saniyede aydınlanış:)

Toparlarsak Xfce‘de terminale kısayol eklemek için

Settings>Settings Editor

xfce4-keyboard-shortcuts

custom içerisine New Property şekilli eklenecek kısayol

name satırı: /commands/custom/<Shift>Up

value satırı: exo-open –launch TerminalEmulator

Hafifledik mi?

Ama bir şey daha var, elbette ustalar için komiktir anlattıklarım ama ben acemiyim o yüzden sıkıntı yok.

Xfce-Compiz Fusion iş birliğini çözmüştüm burada. Çözülmeyen tek sorun pencerelerin ekranın en üst kenarına yapışmasıydı açıldığında. Üstte panel var, haliyle altta kalıyor pencere. Bi kaç kere ne olacak dedim move komutuyla taşıdım, sonra bi sinirlendim xfwm4 –replace ile geçmişe geri döndüm. Hiç uğraşmamıştım. Bugün onu da hallettim.

Her makul insan gibi v2 ccsm açıldı, Windows Management başlığı bulundu. Herhalde Grid olmalı dedim. Etkinleştirdim, beceremedim.

Place Windows?

Placement Mode için Smart seçtim, gerçekten zekiymiş anında düzene girdi pencerelerim.

Daha da hafifledik mi?

Öyleyse özgürlüğümüzü kısıtlamaya çalışan her baskıcı beyine, sahip oldukları gücü onlara kazandıran çarpık sistemlere cevabımızı dileyen

Nihat Behram dörtlüklerinden öğrenir, dileyen hep kuzeyi gösteren bir yıldızın sesinden dinler..

X for Xfce

Madem hızlandık, bakalım Compiz neler gösterecek dedim. Anlatalım şimdi. Xfce üzerinde Compiz çalıştırmak ve bunu açılışta otomatikleştirmek için;

Elbette önce Compiz,+ccsm+fusion-icon kurulur:)

Başlangıçtan

Setting Manager>Session and Startup>Application Autostart

Add

Name kısmına Compiz Startup

Command kısmına fusion-icon

yazılır.

fusion-icon kurmadan da çalıştırma yolu varmış. Ama ben fusion-icon kurdum, yormadım kendimi.

Yok ben tırmalayım diyenler buradan buyursun:)

En önemlisi Ccsm üzerinden

1- Window Decoration

2-Move

eklentileri seçili olmalı.

Yoksa sinir stres sahibi olursunuz.

Gerek yok.

Yaptım da olmadı denilirse bi

alt+F2

compiz –replace

Aman bu küp nereye gitti denilirse

Ccsm>General Options>Desktop Size

wh*t if g*d sm*ked cann*bis?

Çok severek kullanmaya devam ettiğim Foobnix, dünyalar güzeli telefonum S2’de programı her kapatışımda çöküyor. Windows’ta aynı hikaye. Bir de sayfalarca hata kaydı çıkarıyor. Ama bana ne şarkılar dinletti hakkını vermek zorundayım.

Özellikle Dolores‘ten bir Aerials çok keyifliydi tekrarlı bir işin rutine bulaşmış keyifsizliğinin tam orta yerinde.

İstanbul bir miktar genişledi sanki, sonra tekrar eski boyutlarına döndü. Pidgin’e baktım, mikrofonuna ‘maya‘ ismini veren, uzun zamandır Strawberry Field‘de yaşamayı isteyen, vapura hayali üst kaç çıkabilen 3 arkadaş listeledi.

Dedim ki ya tamam bu yeni sürümlerle anlaşamadım. Compiz Fusion bile çalışmadı, gergin olmam normal.

Ama niye denemeyi bıraktım?

Ve dün gecenin kör bi saati ehhhh dedim.

Bir türlü görünmeyen pencere kenarlıkları tek bir tik ile gelirmiş meğer.

Şimdi bu saçma şeyi görme ya da hatırlama ihtimalim o kadar düşüktü ki..

Ben hep kahrolası ekran kartıma suç buldum. Oysa ATI gayet çalışkan.

İş ayarlardaymış.

Sevgili Google sonunda derdime derman bir kaç satır listeledi.

Hep orada mıydı yoksa yeni bir mevzu mu bilemedim, bunu işaretlediğimi hiç hatırlamıyorum.CCSM içerisinde bir Windows Decoration varmış ve o bende işaretli değilmiş. Hatta Scale ve Move bile işaretli değilmiş.

Bu mudur?

Kurduğumdan beri çalışmayan Compiz’in tek derdi buymuş.

Zamanında denenmiş ve nefret edilmiş Cairo-Dock‘a bir şans daha vermek geldi bu mutlu anın sonunda.

O da ne? Güzelleşmiş bu tatlım, nefis olmuş, sevilesi olmuş.

Yaşasın galiba..

Enteresan bir raslantı ekleyeyim son olarak. Yıllar sonra eve ilk kez bir Chip dergisi girmiş. Babam almış.

Elime aldım dergiyi, vay vay hem de yeni sayı Eylül 2011.

Kapağa baktım, itici..

İsteksiz, gelişigüzel bir sayfa açtım.

“Ayın web siteleri”

Tebrik, alkış, kıyamet.

GLOBAL DISASTER

🙂

Hair Of The Dog

 

Teknolojiyi seviyorum, teknoloji için harcadığım para umrumda bile olmuyor. Yeniliklere bayılıyorum. Linux ve peşinden Android heyecanımı hep sürekli tuttu. Birilerinin beni şaşırtmasından hoşlanıyorum Ama Ubuntu tadımı son sürümüyle fena halde kaçırdı.

Uzun zamandır Natty Narwhal efektsiz açılıyordu başlangıçta. Dedim bir Compiz vardı. Demez olaydım. Her sürümde yapmam gereken zorunlu güncelleştirmeler. Canım ekran kartım ATI‘nin bitmek bilmez kaprisleri. Ve yok mümkün değil çalışmıyor Compiz. Daha önce 3 sürümde çalıştırmamış olsam kendimden şüphe edeceğim.

Dedim bakalım Unity cephesinde neymiş durum. Normal Ubuntu açılışını seçtim. Ne ara?

Hatırlamıyorum ama bi ara Unity diye bi şey kalmasın istemişim, komple kaldırmışım:)

Sağlık olsun, neyse ki konsol var.

sudo synaptic 

var..

Yükle ve patlat bi ctrl+alt+backspace

Açıldı. Peki Compiz?

Yarısı çalışıyor işte ablası. Yani bi yamuldu ekran, tamam pencereler sallandı, küp de bir kaç kişi daha el atsa dönecek gibi.

Ama kenarlıklar içler acısı. Grafikler kaydı. Olacak gibi değil.

Bir sonraki sürüm çevirisinde Unity paketine bakmadım bile.

Mümkün olsa onu da komple kaldırırdım.

Hiç iyi görmüyorum bu tavırlarını, sabrımın sınırına çok yaklaştık.

Yakında kanatlanacaksın, üç vakte kadar diyelim.

Hazırlıklı ol Ubuntu..