Never Comes To Day

Bazen diyorum bu pek de mantıklı değil, sonra diyorum ama demek genlerimde var. Ve kesin olan şu ki kendimi durduracak değilim. Bu işe bulaşmayı çok daha önceden düşünüyordum aslında. Yani yazı şimdi yazılıyor olsa bile düşüncesi olgunlaşmış durumda. Elbette Arduino alacaksam bu bir Made in China versiyonu olmalı dedim. Yani görsel aldatmamalı benim 2560 bu görseldeki olmayacak. Çünkü çok daha ucuz, çünkü hakkaten kalite farkı var diyene çok gülerim. Teknoloji söz konusu olunca İtalya mı Çin mi diye sorulmaz bile:)

Devam edersek siparişi yarın vereceğim, umarım bu sefer aksilik çıkmadan tatlı tatlı gelecek. Öncesinde hazırlık aşaması. Linux için kurulum yaptım, kısaca özetlersem

cd /home/irmak/Documents/arduino-1.8.5-linux64/arduino-1.8.5

içerde bir install.sh dosyası var. Ben sürükle bırak yapıyorum hep terminale

./install.sh

yazıp enter a basarsanız

Böyle bir arayüz var. Arduino USB bağlantılı bir çocuk olduğu için izin gerekiyormuş porta.

ls -l /dev/ttyACM*

burda dursun bu, * nedir ben biliyorum:)

chmod a+rw /dev/ttyACM0

şekilli bir izin vereceğiz ilerde.

usermod -a -G dialout irmak

Bu da burda dursun, logout-login sonrası tamam olacak denilmiş.

Şimdi normalde bir inşaat mühendisi olarak benim devre kartlarıyla ne işim olabilir? İşim yok açıkçası, sadece biraz oyalanmak istiyorum. Tabi elektronikten anlamıyorum, yazılımdan da. Ama benim anlamıyor halim ya da acemiliğim sıfır değildir aslında. Dahası elektrik de elektronik de çok eğlenceli geliyor bana. Ve bir şeyi ispat etme, terfi etme, sınıf geçme gibi dertlerim olmadığı için benim uğraşmaktan mutlu ama hırstan uzak halimle çok uyuşacak. İyi de UNO neyime yetmiyor da MEGA istiyorum?

Üstelik zibilyon tane sensör içeren bir kit?

Niye dahili Wi-Fi olan bir anakart alıp gerisini toparlamıyorum, ESP8266 ekleriz bir de diyorum. Hatta micro usb girişi olanı var:)

Hepsi böylece dursun, malzemelerim gelene kadar. Ben o ara okurum, izlerim, öğrenirim pek çok şeyi.

Kafam dağılır, dağılır, dağılsın..

Reklamlar

Time Machine

Hastalığın tadını! çıkarmaya devam, haftanın sonunu evde geçirdim. Güzel güzel özelleştirdiğim Arch Linux bir yana Sality saldırısından yılmış annemin zavallı Vista‘sı diğer yana:)

Bi yandan envai çeşit <Anti< Malware, Rootkit, Spyware programlarıyla aramıza geri döndürmeye çalıştığım Toshiba diğer yanda yeni bir oyuncak kıvamında Arch.

Biraz Arch Linux forumları da gezindim bugün, yazının başlığı aslında ona gönderme. Aralık ayında Linux ile 6 yıl tamamlanmış olacak. Elbette bu sürede bir Mr. Robot, übermensch ya da guru olmadım. Açıkçası olamadım demiyorum çünkü Linux benim için bir eğlence, bir uğraş, bir kafa dağıtma aracı oldu hep. O yüzden çeşitli dağıtımları tatlı tatlı kullandım bu 6 yıllık sürede. GNU/Linux evrenine yakınlaştırabildiğim pek az insan oldu. Çoğu deneyip çakılan, en basit sorunlarda pes eden ve -burası çok önemli- sırf benim ilgi alanıma girdiği için Linux‘a bulaşmaya çalışan arkadaşlarım. Eskiden daha idealist değil fakat daha sığ görüşlüydüm muhtemelen. Benim için önemliydi, herkesle paylaşmak, bu güzel sistemlerin yayılması ve kullanıcı sayısının artması. Açıkçası kaç kişi Linux severmiş, kullanırmış artık umrumda değil. Hayır daha konuyu bile açmak istemiyorum çünkü kazara bir yerden duymuş olanın da olayı Ubuntu ile başlayıp Ubuntu ile bitmiş.

Ubuntu‘yu uzun zaman kullandım. Ubuntu cici, Ubuntu sevimli, Ubuntu rahat. Çok iyi biliyorum. Son sürümü kendi makinamda sanalda denedim. Arkadaşım yüklemişti kendi makinasına, orada da biraz denedim. Yok. Ubuntu kullanıcısıyken de Unity sevmemiştim, hala da sevebilmiş değilim. Benim açımdan tek mesele Unity değildi elbette Ubuntu adasını terk ederken. Ama şu da açık 6 senede hiç bi halt olmadım dedim ya en azından arayüz olmadan Linux kurmayı becerebildim. Çok basit iş belki nice profesyonellere göre ama bana göre büyük iş. Sonuçta dedim ya bir eğlence, bir uğraş, bir kafa dağıtma aracı. Burda attığım her adım bana tatlı geliyor. En komik hatayı bile atlatmak mutlu ediyor beni.

En önemlisi de farklı bir bakış açısı kazandım ben bu 6 yılda. Bambaşka şekillerde değerlendirdim. Hiç alakası olmasa da mesleğime büyük katkısı oldu Linux‘un. Bir döküman gerekti, ben buldum. Olmayacak yerlerden buldum, bilmediğim dillerdeki sayfalardan. Olmayacak yerleri bulmayı, tek kelime anlamadığım satırların arasından istediğimi yakalamayı öğretti bana Linux. Bulduğumu paylaştım, haberdar ettim etrafımı.

Bu da aslında RMS kafasına duyduğum saygı yoksa derdim nedir Baldur’s Gate ile dandik grafiklerle Windows bana fazlasıyla yetiyor. Ama işte o Windows sadece bir işletim sistemiyken şu bizim distrolar birer çim adam tadında.

Yani kimse çıkıp da amanın canım Windows’um , bebeğim Control Panel, sevgilim regedit falan demiyor. Program demiyorum bak, düz sistem. Dümdüz Windows, güzel midir? Sevilesi bir şey midir?

Linux kullanıcılarında ise durum bambaşka, distrosunun gözlerinden öpenler, paket yöneticisine güzellemeler dizenler:) Suladıkça yeşillenen, fazla sularsan ölen, sulamazsan ölen, hatta bazen ne yaparsan yap ölen bir yeşillik gibi. Elbette işin eğlencesinde olan benim gibi kullanıcılar için sözlerim. Gerisinin zaten Bir Aceminin Linux Günlüğünde işi ne:)

Neyse poz ver Pacman:)

arch_pacman_invaders_by_dotvalfar-d5qxpmc

 

 

Compass

 

alexandrafranco-tux-redhat-15184

Evdeki Fedora sayısı 2’ye çıktı:) Babamın bilgisayarına da kurdum hafta sonu. Kendi istedi üstelik. Kurulum yine civcivli oldu. Anaconda çökmez umarım kurulumda dedim. Noktayı koydum ve eridi gözlerimin önünde:) Tabi iyi referanslar olmuyor ama babamın şaşkın bakışları arasında 2. denemede başarılı oldu kurulum. Böyle biraz zemini hazırladım gibi, anlata anlata kurdum. Hoşuna gidebilecek şeyleri dizdim hemen. Patlaması muhtemel komutlara hiç bulaşmadım. Üstelik cd olarak elimde 19 Beta vardı, kurdum yükselttim. Yükselene kadar ömrümü yedi bitirdi yine. Her bilgisayar farklı tepki veriyor Linux‘a biliyorum:)

Neyse, neyse..

Unutuyorum ara ara haliyle, terminalle daha iyi anlaşıyorum şu sıralar. Software üzerinden bi şey kurmaya çalışıyorum, takılmalar falan. Sinirlenip orta yerinde kapatıyorum.

Terminale dönüyorum bir yum install komutu giriyorum ki..

Loaded plugins: langpacks, refresh-packagekit
Existing lock /var/run/yum.pid: another copy is running as pid 1838.
Another app is currently holding the yum lock; waiting for it to exit…
The other application is: yum
Memory :  73 M RSS (393 MB VSZ)
Started: Mon Jul 15 22:18:40 2013 – 09:48 ago
State  : Sleeping, pid: 1838
Another app is currently holding

Bunu Ubuntu‘lu günlerden biliyorum. Başka yöntemleri de var çözmenin, onları da kabaca okudum.Tekrar hatırlatsak incilerimiz dökülmez:)

Zaten üstteki çıktıda var, ama başka zamanlar için akılda kalsın

ps aux | grep yum

pid denilen şey process identifier yani çalışan uygulamanın adresi denilebilir.

Bende şöyle bir çıktı verdi

[root@localhost irmak]# ps aux | grep yum
root      1838  0.9  1.8 402768 74432 ?        S    22:18   0:06 /usr/bin/python

Burada 1838 yukarıdaki çıktıda da görülen numara.Bunu terminalde top çıktısında da diğer uygulamaları da kapsayan bir listede görebilirsiniz.

Hatta daha gelişmişi htop var, bunun da kurulması tavsiye edilir.

İlk terminal çıktısına neden olan root yetkisiyle daldan dala atlamaya çalışmamdı elbette.

Önceki kurulum sürecini iptal etmek için

kill -9 1838

yazıyorum. Sorun halloluyor. Ha niye 9 onu da söyle eheühü diyecekler olabilir.
Olmamış, bi şeye benzememiş gibi yorumlar geliyor..Bunu daha önce de yaşadığım için zamanında toplu bir teşekkür hazırlamıştım kendilerine. Bir Aceminin Linux GünlüğüBu güne kadar daha fazlası olduğuyla ilgili herhangi bir iddiada bulunmadım. Blogu öncelikle kendime yaptıklarımı hatırlatmak için yazıyorum. Ben hafızası karmakarışık bir insanım. Yazmazsam hepsini birbiri içerisine sokabilirim.Ayrıca yazdığım yazının benzer sıkıntı yaşamış 1 kişiye bile faydası olsa bana yeter. Size uyduruk, basit, anlamsız geliyor olabilir. Herkese öyle gelmiyor, çok iyi biliyorum. Gerçek anlamda nitelikli bilgi sahibi olmadığım ve eğitimini almadığım bir alanda sadece ilgim olduğu için bir şeyler yazıyorum.

Daha iyisini bilen daha iyisini hazırlasa,

ama herkesin anlayabileceği dilde, hiç bilmeyenlerin de olduğunu kabul ederek, gövde gösterisi için değil sadece yardımcı olmak niyetiyle..

Terminal komutlarını sıralamadan, terminalin nasıl açıldığından başlayarak..

Hazırlayan olursa, ben de yararlanırım, teşekkür ederim, saygıyla eğilirim.