Dual M

İş yoğunluğu bir türlü azalmadığı için evdeki çalışmaları kolaylaştırma kararı aldım. Dizüstü bilgisayar ekranı yetersiz geldi ve yeni bir monitör aldım. 21.5 inçlik LG e2241s beni rahatlatacak gibi. Yalnız Windows üzerinde yarım saniyede hallettiğim ekran ayarını Linux için de aynı hızda yapabilmenin tek alternatifi var. O da elbette Ati Catalyst Control Center!! 2. ekranı görünce tabi ağzı yüzü yamuldu yine sevgili Ubuntu‘mun. Lanet ederek yeni sürücüyü indir+kur işlemlerini gerçekleştirdim. Ben hep sitesinden indirip kendim kuruyorum. Başka yöntemi varsa bilmek istemiyorum:)

Bu Ati Catalyst Control Center‘ın bir güzelliği de root olmadan işleme izin vermemesi. Ayarları değiştiremiyorsunuz. Sanki normal kullanıcıyla açıp sadece ayarları gözden geçirmek isteyen hasta insanlar da varmış gibi.

Neyse benim sıralamamla

sudo su

amdcccle

ekran görüntüsünü çift monitöre dağıtmak için

şeklinde bir ayar gerekiyor.

Windows üzerinde de kontrol merkezi çağ atlamış durumda değil açıkçası. O yüzden çok takılmamak gerekiyor.

Benim 2’lim böyle görünüyor.

İyi bir fotoğrafçı değilim, parladı ekranlar biraz. Ama görüntü gerçekten çok iyi. Tavsiye edilir.

Ek olarak bugün bir kamera arkasından bahsedebilirim. İlk ps alınırken nedense birden pencere kenarlarım kayboldu. Eş zamanlı Gnome3 panelleri yok oldu. Alt+F2 nasıl aktifleştiriliyor bilmiyorum ama aktif değilmiş bunu öğrendim. Terminale düştüm. Ama gerçekten düştüm. Login olunacak kadar bile alan yoktu. Simsiyah:) Geri döndüm, bi kaç komut, deneme. Fıss… Sonu kapatma düğmesine uzun basmak oldu. Nedenini bilemiyorum ve sanırım hiç öğrenemeyeceğim. Ama bunlar oluyor işte. Ben alıştım. Arka kapıları sistem düzgün çalışırken öğrenmek lazım. Belki en önemlisi bu benim gibi bir acami için.

Neyse bu GNOME3 seni açtı, çok yakıştı Ubuntu!

Reklamlar

My Immortal

2 ileri 1 geri sanki. Nerden çıkardıysam yeni Ati sürücüsünü bi kursam dedim. Bi hata mesajı patlattı fglrx sürücülerini kaldır eskidir diye.

Hiç umrumda olmadı –force dedim kuruldu.Ama sen misin zorla sürücü kuran. Compiz yamuldu. Sonra bi saçmalık daha yaptım, şu Gnome3 olayı çözüldü mü acaba dedim, elim değmişken fglrx kaldırıp şimdi düzeltirmiyim görüntüyü dedim.

Bi forumdan diğerine zıpladım

sudo service lightdm stop

denilmiş. Yazdım. Yazmamalıydım. Ben ne yaptım?

Yeniden başlatırız? Başlattım. Xubuntu ekranı göründü, silikleşmeye başladı, daha+daha+daha!!

Ve bembeyaz.

Öylece çakılıyor.

Neler denedim yok, durumu gitgide ağırlaşıyor..

Dedim ömrü bu kadarmış. E madem Gnome3 derdi de çözülmüş bir şekilde ve elini Ubuntu dedim. İnternetten de güncellemeleri yapsın dedim. Çaaatttt.

Downloading 00:00

Burada kalıyoruz.

Hadi baştan, bu sefer download etmesin dedim. İyi de formatlamadım ben ama temiz kalır sanıyordum. Bi açtım … e bu benim ilk bozduğum Ubuntu zaten. Hani çıldırıp da Xubuntu‘ya geçmiştim. Bu bildiğin sakat ama düzeltilecek yanı kalmamış. Kurcaladım biraz. Olacak gibi değil. Lanet edip Xubuntu cdsini kapıyorum. Install+download yok aynı tanıdık melodi

Downloading 00:00

2 saat oldu sonunda Ubuntu kuruldu.

Evet kabul ediyorum bu tamamen benim salaklığım, ustalardan defalarca duyduğum halde bilmediğim komutları sazan gibi çalıştırmamalıydım.

Kafamı toplayıp önerilen yazıyı okudum. Doğrusu ilkinde okumamıştım, direkt komutu patlattım, 2 saatim çöp oldu.

Bi kere mevzunun Gnome3‘le hiç alakası yokmuş. Üstelik anlatılan çözüm beni ilk yönlendiren forumdaki yazıda geçen ekran kartı için de değilmiş.

Sakin kalmaya çalışıyorum ama gerçekten zor, döndüm şöyle bi forumu doğru düzgün çözüm önerisi yok. Üstelik herkes bi şey önermiş, hiç birinden olumlu dönüş yok. Hayır bi çözümü olmayabilir şu an için, hep iyi niyete bağlamak isteyebiliriz hatta tüm yardım denemelerini. Ama sonuçta ben de Linux kullanıyorum. Arkadaşlarımdan bi soru gelince saçma sapan sallamıyorum. Kimseyi de kara ekranlarla başbaşa bırakmıyorum.

Neyse nefret ettiğim Unity ve saatlerce sürece updateler ile yeni Ubuntu

!Oneiric OcelOt!

Niye böyle oldu bilemiyorum. Ama aslında adam gibi Iso indirmişken kafamda bir soru işareti belirmesi bunu hak ettiğimi gösterir. Neymiş efendim hiç denenmemiş ya hadi bu kez de upgrade edilsinmiş.

Bildiğin acı çektirdi. 10 saat falan sürdü, ben aralarda uyudum uyandım. O hala çırpınıyordu. Zor doğum yani bu..

Aman da aman neler olmuş!! diyemiyorum yine. Ama şu bi gerçek ki Ubuntu‘dan ileride muhteşem hamleler görmek olası değil. Neyse ki mucizelerle dolu bi telefonum, hareketli bir iş yaşamım ve güzel kitaplarım var.

Sevgili ekran kartım ATI‘ nin bir darbesi midir yoksa Ubuntu‘nun bana son numarası mıdır bilemedim. Ama GNOME aç diyorum ekran çarpılıyor, Classic diyorum kararıyor, Hard diyorum daralıyor:)

Gerçekten sinirlerimi alt-üst etti. Sonunda upgrade neymiş insan gibi patlat sda6 temizlensin, kur temizden dedim.

Ve yarım saat sürdü-sürmedi o sevdiğim ses ile açıldı bilgisayarım.

Beğendim mi? Kesinlikle hayır.

Daha mı kullanışlı? Benim için değil.

Alışılır mı? Mecburen.

Stockholm syndrome? İmkan dahilinde değil:)

Günün büyük kısmı Windows ile geçtiği için geç saatlerde de olsa bir GNU/Linux dağıtımında turlamak bana her şeye rağmen keyif veriyor.

Ek olarak başkaları nasıl hissediyor bilemem ama ben

Öldüğüne de, gittiğine de sevindim.”

Yerine daha özgürlükçü insanların doğması ya da gelmesi dileğiyle..

wh*t if g*d sm*ked cann*bis?

Çok severek kullanmaya devam ettiğim Foobnix, dünyalar güzeli telefonum S2’de programı her kapatışımda çöküyor. Windows’ta aynı hikaye. Bir de sayfalarca hata kaydı çıkarıyor. Ama bana ne şarkılar dinletti hakkını vermek zorundayım.

Özellikle Dolores‘ten bir Aerials çok keyifliydi tekrarlı bir işin rutine bulaşmış keyifsizliğinin tam orta yerinde.

İstanbul bir miktar genişledi sanki, sonra tekrar eski boyutlarına döndü. Pidgin’e baktım, mikrofonuna ‘maya‘ ismini veren, uzun zamandır Strawberry Field‘de yaşamayı isteyen, vapura hayali üst kaç çıkabilen 3 arkadaş listeledi.

Dedim ki ya tamam bu yeni sürümlerle anlaşamadım. Compiz Fusion bile çalışmadı, gergin olmam normal.

Ama niye denemeyi bıraktım?

Ve dün gecenin kör bi saati ehhhh dedim.

Bir türlü görünmeyen pencere kenarlıkları tek bir tik ile gelirmiş meğer.

Şimdi bu saçma şeyi görme ya da hatırlama ihtimalim o kadar düşüktü ki..

Ben hep kahrolası ekran kartıma suç buldum. Oysa ATI gayet çalışkan.

İş ayarlardaymış.

Sevgili Google sonunda derdime derman bir kaç satır listeledi.

Hep orada mıydı yoksa yeni bir mevzu mu bilemedim, bunu işaretlediğimi hiç hatırlamıyorum.CCSM içerisinde bir Windows Decoration varmış ve o bende işaretli değilmiş. Hatta Scale ve Move bile işaretli değilmiş.

Bu mudur?

Kurduğumdan beri çalışmayan Compiz’in tek derdi buymuş.

Zamanında denenmiş ve nefret edilmiş Cairo-Dock‘a bir şans daha vermek geldi bu mutlu anın sonunda.

O da ne? Güzelleşmiş bu tatlım, nefis olmuş, sevilesi olmuş.

Yaşasın galiba..

Enteresan bir raslantı ekleyeyim son olarak. Yıllar sonra eve ilk kez bir Chip dergisi girmiş. Babam almış.

Elime aldım dergiyi, vay vay hem de yeni sayı Eylül 2011.

Kapağa baktım, itici..

İsteksiz, gelişigüzel bir sayfa açtım.

“Ayın web siteleri”

Tebrik, alkış, kıyamet.

GLOBAL DISASTER

🙂

Hair Of The Dog

 

Teknolojiyi seviyorum, teknoloji için harcadığım para umrumda bile olmuyor. Yeniliklere bayılıyorum. Linux ve peşinden Android heyecanımı hep sürekli tuttu. Birilerinin beni şaşırtmasından hoşlanıyorum Ama Ubuntu tadımı son sürümüyle fena halde kaçırdı.

Uzun zamandır Natty Narwhal efektsiz açılıyordu başlangıçta. Dedim bir Compiz vardı. Demez olaydım. Her sürümde yapmam gereken zorunlu güncelleştirmeler. Canım ekran kartım ATI‘nin bitmek bilmez kaprisleri. Ve yok mümkün değil çalışmıyor Compiz. Daha önce 3 sürümde çalıştırmamış olsam kendimden şüphe edeceğim.

Dedim bakalım Unity cephesinde neymiş durum. Normal Ubuntu açılışını seçtim. Ne ara?

Hatırlamıyorum ama bi ara Unity diye bi şey kalmasın istemişim, komple kaldırmışım:)

Sağlık olsun, neyse ki konsol var.

sudo synaptic 

var..

Yükle ve patlat bi ctrl+alt+backspace

Açıldı. Peki Compiz?

Yarısı çalışıyor işte ablası. Yani bi yamuldu ekran, tamam pencereler sallandı, küp de bir kaç kişi daha el atsa dönecek gibi.

Ama kenarlıklar içler acısı. Grafikler kaydı. Olacak gibi değil.

Bir sonraki sürüm çevirisinde Unity paketine bakmadım bile.

Mümkün olsa onu da komple kaldırırdım.

Hiç iyi görmüyorum bu tavırlarını, sabrımın sınırına çok yaklaştık.

Yakında kanatlanacaksın, üç vakte kadar diyelim.

Hazırlıklı ol Ubuntu..

Olmadı Ati..

Her şey yolunda giderken Ati yeni sürücü çıkarmış haberiyle bir heyecana kapıldım. Öğlen yarım saat eve uğradım, telaşla kurdum sürücüyü. Ve yeniden başlattım ki sonuç hüsran. Efekttir, Compizdir umrumda değil ama tarayıcımda sayfalar bozulmaya başlamış, titreşiyor yer yer. Performans yarı yarıya düşmüş.

Dedim bir Envy kurup kaldırırım şimdi. Meğer Lucido için Envy falan yokmuş. Depoda Ati namına ne varsa kurdum, kaldırdım. Uğraştım durdum. Bir türlü düzeltemedim. Sonunda bir yardım istedim, cevap gecikmedi.

cat /etc/X11/xorg.conf

dosyasında fglrx yerine ati yaz düzelir denildi.

Ve

sudo gedit cat /etc/X11/xorg.conf

Section “Device”
Identifier    “Default Device”
Driver    “ati”

şekline getirdim. Yeniden başlattım. Düzelmiş.

Teşekkürler eribol.

gNewSense ve ATI çıkmazı

Bunun başıma geleceğini tahmin ediyordum aslına bakılırsa. Ama yine de bir umut dedim ve yükledim ATI’nin internette yayınlanan sürücüsünü. Yükleme başarıyla tamamlandı, bilgisayarımı yeniden başlattım. Sorunsuz açıldı gNewSense tek bir eksikle, fare imleci. Bunun ne kadar sinir bozucu olduğunu unutmuşum.Zamanında bozuk bir giriş nedeniyle (PS2) faresiz bilgisayar kullanmışlığım var. Beklenmeyecek şekilde idare edebiliyorum bu nedenle. Ama elbette oldukça keyifsiz.

Sorunu çözmek için bir kaç yol denedim. Ama kaybolan şey imleç olunca çabalar sonuçsuz kalıyor. Resmen Çin işkencesi. Öncelikle temaları değiştirmeyi denedim. Sonra xorg bozulmuştur şekilli bir bilgi aldım. Dosyayı 5 ayrı kombinasyonla tekrar tekrar değiştirip denemeler yaptım. Ki bu değişikliklerden biri Ubuntu Karmic Koala’mın xorg.conf dosyasının içeriğini aynen gNewSense için kullanmaya çalışmak şeklindeydi. Hep aynı ekrana düşünce çaresiz masamdaki kahve lekeleri üzerine dizilmiş cd/dvd’ler arasından gNewSense yazılı olanı aldım. Tekrar kurulum yüklediğim dosyaları yerli yerinde bırakırken, tekrar beliren fare imleciyle de yüzümü güldürdü. Ve bir dahaki denemelerimi kesinlikle önce sanal makina üzerinde gerçekleştirmeye karar verdim.

Son olarak kurulum sonrasında grub ekranı için yaptığım düzenlemeden bahsedeceğim. gNewSense ext4 desteklemediği için hiç bir şekilde Karmic dosyalarına ulaşamıyorum. Mount etmeye çalıştığımda böyle bir dosya tipi yok şekilli ukala bir yanıt veriyor üstelik.:)

Ve haliyle grub ekranında kurulum sonrası, Ubuntu Karmic Koala kayıplara karışmış oluyor. Daha önce anlatıma link vermiştim ama burada da bulunmasının bir sakıncası olmaz sanırım. Örnek olarak verilmiş olsa da sda5 benim sistemime uygun bir dizilim:)

Hızlandırılmış grub2 kurulumum;

sudo fdisk -l

sudo mount /dev/sda5 /mnt

sudo mount –bind /dev /mnt/dev

sudo chroot /mnt

grub-install /dev/sda

sudo grub-install –recheck /dev/sda

Ctrl+D

sudo umount /mnt/dev

sudo umount /mnt
sudo reboot

Orijinal belge için Yeniden Grub2 Kurulumu bağlantısı takip edilsin.

Ubuntu Live Cd ile yeniden yapılandırdığım grub2, Karmic Koala’yı listemdeki yerine geri kazandırıyor. Ama bu sefer de gNewSense ortadan kayboluyor. Grub’dan Ubuntu seçip terminale

update-grub

komutunu verdiğimde bilgisayarımdaki tüm işletim sistemleri sorunsuzca grub ekranına yerleşmiş oluyor.

Sonuç? Tetravex’de 3×3 için rekorum 14 sn, biraz daha zorlarsam 10 sn altına düşebilecek gibiyim. Live Cd’nin hantallığı ve sürekli kucağıma tırmanmaya çalışan Sünger göz önünde bulundurulduğunda oldukça uzun sürdü düzeltebilmek.

Sünger

Ama bir bakış yeter işte, zorlamamak gerek mümkün mertebe.

Haksız mıyım..