Can’t Believe It’s True

gtGeçen gün bir makaleye denk geldim. Çağrışımları, ilerisi gerisi biraz kafa ütülemek istiyorum. Konu başlığı Arch Anywhere. Burada yine Arch Linux‘ta her daim kullanışsız bulduğum ama derli toplu duruşuna laf edemeyeceğim formatta toparlanmış. Çok kabaca bahsedersem şunu derim, arama çubuğuna <<simple arch linux install<< yazdığınızda düşeceğiniz yer burası. Yani amaç en sevdiğimiz kullanıcı olan meşhur “son kullanıcı” nın mutluluğu:) Peki madem seçenekler sunulmuş, kolay kurulum yolları çıkarılmış, daha deli mi diğer az da olsa eziyetli yöntemle devam edecek olanlar? Çağrışımları kısmına dokunacağım yer burası işte. Ubuntu günlerimde çok ismini duyduğum ama hiç kurulumda kullanmadığım bir Wubi olayı vardı. Hayır aynı mantık olmadığının farkındayım. O program Windows üzerinden Ubuntu yüklemeye yarayan bir şeydi. Arch Anywhere ise özelleştirilmiş iso düşüncesiyle oluşturulmuş. Her ne kadar Wubi gayet wikilerde yer bulan, anlatılan ve bolca desteklenen bir araç olsa da aptal aptal hatalara neden oluyordu. Yıl oldu 2017 ve her şey düzeldi mi? Zannetmem. Orda bi mantık hatası görüyorum ben çünkü. Yamalamak gibi. İster istemez protez gibi duracaktır yeni sistem.

Arch Anywhere ise çok yeni bir fikir bildiğim kadarıyla, daha duyurulalı fazla olmadı. Bu da denenilmemiş demek, yeterince ağlayan olmamış bilgisayar karşısında, kafalar kırılmamış, kayışlar koparılmamış henüz. Kötülemek ya da soğutmak istemiyorum elbette. Belki aranan kan olacak ve büyük bir boşluk dolduracak. Baştan beri şahsen bir acemi olduğum için Linux‘un mümkün olduğu kadar kolaylaşabilmesinden yanayım. Her ne kadar zorlukları beni olumlu şekilde motive etse de bence herkesin bilgi seviyesini katlama şansından daha makul olacak daha daha daha kolay kurulan, kullanılan, insanlık dostu dağıtımlar.

Ben şans vereceğim yine de, umarım başarılı bir proje olur. Şimdilerde Bug Report kategorisinin tepesindeki ilk konu başlığı !buggy as hell! şeklinde olsa da fikir dünya güzeli.

Bir de konuyla alakası yok. Ben bunun uzun zamandır farkındayım da zaten, tekrarlamak istiyorum sadece. Arada olur ya güzel insanlar karışır hayatımıza. Ben o insanları kaybedip, farkında olmadan her tarafta arayıp, başka şekillerde buluyorum. Tekrar tekrar. Bundan bir başka yerde bahsettim zamanında aslında metafizik hedelere kulak asmam ama yadsıyamayacağım şekilde bazı tecrübeleri öncelikle zihnimde kurdum ve yaşadım. Ve bazı insanların hayatıma dahil olacağını önceden biliyordum. Bir çeşit sağlama mı bu emin değilim fakat o güzel insanları da sevgilerini de aslında ben yaratmış, çağırmış, bulmuş gibi hissediyorum. Yine bir zaman okuduğumda benzeri bende de var demiştim büyük bir şaşkınlıkla. Alıntılarsam;

“Hep onu bekledim. Gelse de onu bekledim. O kadın değildi/erkek değildi. O para değildi. O ölümsüzlük de değildi. Onu bende merak ettim. Onun için yaşadım ona koştum ve onu buldum… Ne mi o? Yaşadıkça bulunan O’na tanjant hayatım.”

Benim de başka bir yanıtım var, bana iyi ki dedirten, içimdeki güzelliği ortaya çıkaran ve kendimden memnun olabilmemi sağlayan her şey orda öylece dursun. Dursun çünkü varlıkları yetti bana, yakınımda olmadıklarında da içimde güzelce koruyup büyütebilmeyi öğrendim.

“Bunu ta başından biliyorum

Durdum bekliyorum, gelme”