belki tıpatıp bize benzer

İnsanlığın acıları içimde uzun uzun biriktikçe hep aklıma şiirleri,

hep Arkadaş Zekai ÖZGER gelir.

Kaç özneyi içimde tek tek yaşattığımı anlatacak olsam belki..

Ama anlatmam, ketum insanım ben.

kara yeller ak yelleri dövende
sevdanı yüreğine kuşat
al sesimi vur kanının gümbürtüsüne
zamanıdır dağları delmenin, Ferhat

dağların başı yaslı
Ferhat’ın sevdası kan ağlar
yüreğin sağlam, bileğin güçlü Ferhat
istesen dağlar dağlar…

ateşi üfle Ferhat
körüğü iyi kullan
bu can bunca hasrete dayanır
soludukça içimde sevdan

sevdan ki bir yakıcı kuştur yüreğimde
gümbürder zulme karşı kan gibi
ölürsem dağlar için ölürüm Ferhat
kalırsam vuruşkan şahan gibi

Arkadaş Zekai ÖZGER

 

Türkiye saatiyle Stallman!!

Saat tam 12:52’de bir türlü düzeltmeyi beceremediğim proje tam karşımda yarım saniye kadar düşündüm. Bitiremezsem 13:00’de çıkamayacaktım iş yerinden. Zaten konuşmanın başına yetişmem imkansızdı. Ve Topkapı’dan Kayışdağı’na beni ışık hızıyla götürebilecek taşıt henüz icat edilmediğine göre en iyi ihtimal için mutlaka saatinde çıkmak zorundaydım.Yarım saniye sonrasında kafamda şimşekler çaktı, sorunun çözümünü buldum. Düzelttim ve tam 13:00’te şirketin arka kapısındaki cihaza parmağımı uzattım, karşılık olarak teşekkürlerini sundu. Uçmakla koşmak arası bir tempoyla beni anadolu yakasına bırakacak toplu taşımalara ulaştım. Sağolası bir otobüs Yeditepe Üniversitesi‘nin yakınından geçtiği iddiasıyla beni kandırdı. İndiğim yerden hayli uzun ve dik bir rampadan yaklaşık 10 dakikalık bir yürüyüş sonrası üniversitenin bayrakları karşımdaydı. Derecesiz soğuk ve ara ara serpiştiren kar altında, buraya üniversite kampusü kuran zihniyete saygı+sevgi sunarak konferans salonuna ulaştım.

GNU/Linux sularına kendimi atalı çok uzun zaman olmadı. Bu süreçle eş zamanlıdır Richard Stallman ismini  duyuşum. Sonrası Özgür Yazılım, Özgür Toplum, Revolution Os ve nette yayınlanmış onlarca röportaj, yazı ve video görüntüsü. Artık ezbere bildiğim bir ses tonu yani, artık çok net anladığım bir tavır, söylenen her sözün ve her tepkinin arkasında bulunan yenilikçi felsefe..

Çok büyük bir onur ve mutluluktu sevgili Stallman‘ı dünya gözüyle görebilmek. Şöyle dedi, böyle konuştu demeyeceğim yine, yakında buradan ulaşabilir dileyen.

Erkek arkadaşımın muhteşem mantarlı tavuk sotesine  yetişebilmek için soruların bir kısmını dinleyemedim, oturum bitmeden ayrıldım kampüsten. Ama değerdi elbette. Sonuçta her açıdan inanılmaz keyifli bir gün oldu.

Mor penguen bulutlara ulaştı bu gün, gördün değil mi Ubuntu?

Cad Cad AduCad

Yüksek Lisans tezim için yenilikçi bir şeyler yapmak istiyorum. En azından kendimi bir parmak aşabilirsem ne mutlu. Bunun için hep korkup geri durduğum programlama olayına artık bulaşmamın zamanı geldiği ortaya çıktı. Biraz Python kurcalamışlığım var. Bu kadar..

En çok kullandığım programlardan biri Autocad. O nedenle at koşturması kolay bir platform benim için. Bilmediğimi bilene danıştım. Kafamdaki tasarıyı anlattım  ve bunu tamamen yolun başından başlayarak kuracağımı göz önünde bulundurarak AutoLISP olayını dile getirdi. Açıkçası ben pek LISP kullanmam Autocad üzerinde. Çok ciddi virüs problemleri yaşadım çünkü bir kaç defa. Sizin hiç Autocad‘inize virüs bulaştı mı? Pirden.fas nedir, onu yazan insana tarafımdan kaç kere tarafımdan dua edilmiştir biliyor musunuz? Bilmeyin gereği yok zaten..

Ama şu bilinebilir, attığım adımların Linux‘ta da izdüşümü olsun istiyorum. Piyasadaki her cins ‘çakma’ çizim programını deneyip çıldırmış biri olarak, her ne kadar kendisinden bir miktar daha tiksiniyor olsam da, AutoLISP çalıştırmama imkan veren ve  Linux sürümü bulunan Bricscad bu yolda mecburi durağım oldu.

Peki bu programın en önemli güzelliği nedir?

Elbette 30 günlük deneme süresi ile çalışması.

İşe yarar bir Linux versiyonu ne kadara satın alınabilir?

425 Euro

Ya Linux için classic harici bir alternatifi olmayan bu programın VB desteği var mı?

Tabi ki hayır. Yani LISP‘leri burada yazmak mümkün değil.

Yani en makul alternatif beni çoktan yolun başında bıraktı. Ve Windows‘a kaydı mecburen çözümlerim.

Ama burada da çalışacak, zahmet olmazsa o kadarına yarasın program..

İnsanlar kadar sinir bozucu olabiliyor zaman zaman Linux ama şu güzelliğin yeter yine de senden vazgeçemem Ubuntu‘m..