Amarok Re

İş nedeniyle yine Windows üzerinde çalışıyorum. Last Fm müzik çalarımda Winamp ile gösterince hoşlanmıyorum arkadaş. Beni Linux eksenine sokan bi Amarok vardı, bakalım güncellemeler ne alemde dedim. Oldukça iyi durumda yeni versiyon. Ben Windows için ilk denemeye girişmiştim ya felaketti tabi. Zaten Foobnix günden güne moral bozucu şekilde kötüleşiyor. Özellikle Windows versiyonu beni çıldırtan bir Türkçe karakter sorunu patlattı. Ben yerli arşivini oraya hiç atmamışım meğer, ondan fark etmemişim bu zamana kadar. Ivan’a yazdım, bakalım çözülecek mi. Ama tek güzelliği Android versiyonunda artık küfrettiren kapanırken çökme mevzusu -büyük ihtimalle benim yüzlerce defa hata raporu yollamam nedeniyle- çözüldü.

Neyse Amarok‘a geri dönersek, güzel bir Chet Baker seçmecesi yollamıştı bir arkadaş. Geri ben Charlie Parker‘dan yana kullanırım tercihimi her zaman ama haydi dedim açalım. Kadınların kullandığı bir terim değildir bu ama durum için yerinde olacak. Dakika 1, gol 1.

Daha ilk şarkı, tıkladım ve çöktü. Şimdi bu program Linux‘ta mükemmel mi çalışırdı da Windows‘a gelince afalladı? Alakası yok. Efendim flac formatıyla yaşadığı sorunlar diziliymiş meğer arama motorlarında. Bazısı güncellemelerle düzeltmiş, kimisi hala çırpınmaktaymış. Sorunlar Linux üzerinde de ortak yani. Windows için güncelleme kaç ay sonra gelir tahmin bile edemiyorum.

İşte ben bunu başka programlarda da gördüm. Her platformu destekleme hevesiyle işe yaramaz uygulamalar çıkarıyorlar. O iş öyle olmuyor ama. Sadece bir müzik programı tamam. Ama elbette haklı olarak kolay değil bu programları çalışır hale getirebilmek. Bence en güzeli tek platforma yoğunlaşılması. Eee o zaman hedeOS ayazda mı kalsın? Kalsın arkadaş. Böyle ne oldu ki şimdi. Muhteşem bir hata mesajı daha Eq çalışmıyormuş. Yarım saat daha kurcalasam bug report wizard kendi kendini imha edecek. Çöp mü diyelim şimdi, koca Amarok. Ben olsam kullanmam Windows üzerinde. Zaten Windows yapısı itibariyle hatalı bir sistem. Kapanır, kitlenir, saçmalar, hatalar verir. Bir de üzerine bu çıkmalı mı? Yani 0.3.5 sürümündeki müzik programını bile kurcalarken bunu işe yaramaz görüyorsam gerçekten öyle sanırım.

Tek platform diyorum ısrarla.

Ve güzel bir şarkıyla uyutuyorum kendimi.

Reklamlar

Take Me Back To My Boat On The River

 

Bir ara kafayı takmıştım ama sanalda sorun çıkardığı için beklemeye aldım. Türkiye’nin nadide BSD gurusu sevgili Gökşin Akdeniz 2 Mart Cuma günü Bahçeşehir Üniversitesi‘nde bir seminer verecekmiş. Ne yazık ki işim sebebiyle ben katılamayacağım. Ama siz benden daha şanslıysanız buradan ayrıntıları öğrenebilirsiniz.

Güzel arşivimi daha da güzelleştirme fikrine kapıldım bu ara. Ve bir zamandır üzerinde düşündüğüm flac yönüne dönmeye başladım. Telefonum flac destekliyormuş. Hem de doğum günüymüş bugün. Mutlu yıllar Samsung🙂 Standart player dar geliyorsa andLess isimli bir program var depoda. İşe yarar. Tabi her zamanki gibi buglarıyla ve debug hızıyla ömrümü yiyip bitiren favori müzik çalarım Foobnix .ape hatta çatır çatır ape.cue, flac vs.. Her formatı destekleyip neşelendiriyor beni. Ama Türkçe karakter içeren şarkıları hala benimseyemedi. Zamanla diyorum:)

Ubuntu’mun ön tanımlı müzik çaları gmusicbrowser da ogg, flac gibi çeşitli formatları destekliyor. Özellikle gayretli geliştirici ekibiyle adı pek bilinmese de taktir edip denenesi bir program daha var, Guayadeque Music Player.

Bir de yine bir keşif gibi Spek Spectrum Analyser . Zamanım olsa tüm arşivimi gezdiririm burada. Sadece örneklemek adına en sevdiğim:)

Bu ara ancak çevirilere ufak tefek yardım edebiliyorum, forumlardan uzak durmaya karar verdiğimden beri neredeyse kimseye tek satırlık faydam olmadı. Hoşuma da gitmiyor bu durum açıkçası. Özgür Yazılım için her zaman elimden geldiğince katkıda bulunmak istiyorum. Bakalım, bir iki fikir var kafamda, canlanırsa paylaşırım.

Stjärndyrkan!

ff0000

Bu gece uyanık kal Ubuntu!

Naked to Fuck Politics!!

Evet, arşivimi resmen bir embesil hızıyla bünyesine katan sevgili Google Music yeni hamlesiyle yüzümü az da olsa güldürdü diyebilirim. Çabucak akışa düşen shop olayı Ersin Baba’nın preview eklemeleriyle daha bir cana geldi.

Şu benim ütopik paylaşım fikrime adımlar hızlandı sanki. Hayır bana kalsa şifrem budur, buyrun açın dinleyin derim de memleket kendini  Kevin Mitnick sanan Timothi Cipriani‘lerle dolu olduğu için mecbur gizli tutmaya çalışıyorum.

Neyse..

Son güncellemelerden sonra Google Music harika!!

Ama gün itibariyle kafama takılıp orada takılı kalan bir bulunmaz albüm yüzünden canım sıkkın açıkçası..

Grotesque Through Incoherence‘in aynı isimli 2002 tarihli 4 şarkılık albümü..

Yok..

Ben bulamadım belki başka arkadaşlarımda??

O da yok.

Last Fm‘e bakıyorum, şarkıları bi dinleyen olsa isteyeceğim..

O da yok..

Fransızca siteleri arşınlıyorum.

MySpace’den müzik araklama yollarını araştırıyorum.

Derken bi linke tıklıyorum arama sonuçlarımdan.

Anlayamıyorum, biraz daha aşağı kaydırıyorum sayfayı.

!!

Bazı insanların hayatında tesadüflerin yeri yoktur. Bir şeyler yaşanır, benzerlikler, rastlantılar. Önemsemez.

Belki doğrusu budur.

Ama ben Grotesque Through Incoherence isimli Fransız grubun aynı isimli albümünü ararken  nasıl olur da İtalyanca bir blogda

MINORANZA

forse volete saperlo
o forse no
ma io sto coi dannati
con i deboli
e coi pirati

forse non volete saperlo
ma io sto con gli indiani
gli indifesi
gli audaci
e i partigiani

forse volete saperlo
o forse no
ma non me ne frega un cazzo
e ve lo dico lo stesso
che io sto con gli sbandati
coi ragazzi di strada
con chi tira la cinghia
e con chi tira le bottiglie

o forse vi frega
ma più probabilmente no
ma non m’importa di voi
papisti
moralisti
antiabortisti
e Militia Christi

a me non m’importa della maggioranza

io sto con gli altri
con i negri e con i punk
con le donne e coi froci
con quelli che vogliono vivere
e con quanti vogliono morire
con tutti quelli che si difendono
e con quanti combattono ancora

ed ora

se vi frega

sapete che io sto con la minoranza

şekilli bir yazıyla karşılaşırım?
Blog yazarı aradığım albümden bir şarkıya link vermiş, havada yakaladım.
Evet aslında her şey tesadüflerden ibaret, bunlar olası, hep bir açıklaması vardır mutlaka.
Denilebilir mi?
Muhtemelen..

Ama ben diyemiyorum..

Split You State of Mind Xubuntu..

Viva la Musica!

Kimi insan yıldızların adını sayarmış ya ezbere, benim de müzik konusunda benzer bi hevesim var. Şöyle söyleyebilirim yeri gelmiş, çalıp söyleyenlerin dışında kimsenin bilmediği şarkılar biriktirmişim. O derece:)

Ve artık kapasitesinin sınırına ulaştı, ortadan 2’ye ayrılmak üzere zavallı talihsiz red klasörü. Benden beklenmeyecek bir titizlikle tüm arşivi yabancı/yerli yani red ve nihi olarak 2 parçaya ayırdığımdan beri evren genişlemeye devam ediyor.

Oysa ben sesini asla unutamayacağım 56k modem ile bilgisayarı downloada bıraktığım, dehşetli telefon faturalarıyla bir aileyi yıkıma götürmenin eşiğinde dolandığım günlerden beri hep aynı şeyi istedim.

Kısmen gerçekleşti belki ama yeterli mi? Yetmeli mi?

Dedim ki bir online depolama alanı bulsam, Dropbox, Wuala, Ubuntu One gibi, bana 100 Gb senindir dese.

Yollasam karşılığında 100 Gb müzik. Herkes dinleyebilse, benim zorla toparladığım her şarkıyı.

Olmuyor elbette. En iyi ihtimal beni tanıyanların hard diski istemesi şimdilik. Sonrası daha da komik.

– ee hangilerini kopyaladın?

– kızım ben bunları hiç tanımıyorum ki!! einstürzende neubauten ne be!!

İşte tam bu yüzden tanıyanlarla ve hard disk nakliyesiyle olacak iş değil.

Last Fm‘in bana bu kadar cazip gelmesinin nedeni de bu.

Elbette ben paylaşmanın yolunu bulamadıysam bulanları öne çıkarmam işe yarayabilir.

Benim daha çok Rhythmbox üzerinde kullandığım Magnatune ve Jamendo mevzularından haberdarsanız bir alternatif de gün itibariyle elime düştü.

Bu ara yakın durmaya çalıştığım Launchpad üzerinde henüz tek satırı çevirilmemiş bir müzik programına denk geldim.

Foobnix.

Oldukça sade ve işlevsel.

Tuhaf olan Vkontakte şekilli girişim. Rusça bir login sayfasına yönlendiriyor.

Default seçeneği bir enteresan üyelikle giriş yaptırıyor sisteme.

Neye göre ve nerede aradığını anlamadığım bir arşivden direkt dinliyoruz.

Tuhaf ama güzel.

2 teması var, uzak durulası iğrençlikte:)

Arşivi çok seri halde yüklüyor, başarılı.

Şarkı sözü ve EQ desteği var.

Ama çok daha çılgını bir Download Manager barındırması.

Yani dinledim, beğendim, insin demek mümkün.

Ama daha daha en uuuuww güzeli?

Android üzerinde çalışması!!

Şekli şemali;

İndirmek için bir tık

Ivan Ivanenko kişisine teşekkürlerimle..

First and last and always

 

Blog’a Last Fm‘den pek çok ziyaretçi geldi bu zamana kadar. Windows kullanıcıları için yapılacak bir şey yok. Belki dns hileleri hariç. Bir zaman takla attırıp becermiştim radyoyu engellere rağmen Windows üzerinde çalıştırmayı. Ama ülkemizde uzun zamandır radyosu ücretli kullanılan Last Fm, Linux kullanıcılarını kayırıyor bilginize..

Ubuntu depomuzda Vagalume var. Tam benim sevdiğim gibi teferruatsız, mini boy bi program.

Görünümü

Bütün güzel özellikleri bünyesinde bulunduran bu güzel program elbette her güzel şey gibi GTK+ 🙂

Ayrıca Nokia  770N800N810 ve N900 için de kullanılabilir halde.

Meraklısına..

 

Böyleyken Böyle

 

Rhythmbox gerçekten çok rahat bir müzik çalar. Ama o da ne? Irmak sıkılmış.. Ubuntu Yazılım Merkezi’nde Bangarang isimli player gözüme takıldı. Bir kere de düzgün çalışan programlar beni bulsun, yok arkadaş.

Bangarang is unable to access the Nepomuk Semantic Desktop repository. Media library, rating and play count functions will be unavailable.

KDE işte..

Nepomuk nedir bilmiyorum ki, Synaptic‘ten arattım buldum, yükledim. Hayır, çalışmıyor. Sanırım KDE programlarını GNOME üzerinde çalıştırmak konusunda zorluyorum inatla. Ama zorlamamalıyım. Komik olan depodaki programın çalışmaması sanırım. Derlesem ne eksik anlıyorum en azından ama kurulum sonrası çıkan bir hata kutucuğu yararlı olmuyor. Neyse lanet edilip yeni player arayışına devam edilir.

2. durak Bluemindo, çok hafif. Hatta fazla hafif bile denilebilir. İkonu hoş ama. Direkt concentration camp‘i yani WC dilinde D: sürücümü ekletti bana. İçinde kayboldu ve kapandı birden bire. Bir süre kullanacağım bakalım ne derece iş görür.

3. denemem Decibel Player arşivimi görünce derhal çöktü. Klasör yerine dosya eklemekten bahsediyor utanmadan.  Ağlata ağlata yükledim arşivin bir kısmını. Gerisine uğraşamayacağım bir süre daha. Bir kaç eklentisi var, last fm scrobber şarkı çalınca kimlik soruyor(muş).  Tag’ler düzenlenmiyor. Tag editing şekilli açıklamaların değerini anladım bir anda.

Ve sonunda istediğim player belirdi.

gmusicbrowser.

Gtk+ candır, canandır, canımdır.

Merak edilirse mutlaka denensin, buradan buyrun hatta.