My Immortal

2 ileri 1 geri sanki. Nerden çıkardıysam yeni Ati sürücüsünü bi kursam dedim. Bi hata mesajı patlattı fglrx sürücülerini kaldır eskidir diye.

Hiç umrumda olmadı –force dedim kuruldu.Ama sen misin zorla sürücü kuran. Compiz yamuldu. Sonra bi saçmalık daha yaptım, şu Gnome3 olayı çözüldü mü acaba dedim, elim değmişken fglrx kaldırıp şimdi düzeltirmiyim görüntüyü dedim.

Bi forumdan diğerine zıpladım

sudo service lightdm stop

denilmiş. Yazdım. Yazmamalıydım. Ben ne yaptım?

Yeniden başlatırız? Başlattım. Xubuntu ekranı göründü, silikleşmeye başladı, daha+daha+daha!!

Ve bembeyaz.

Öylece çakılıyor.

Neler denedim yok, durumu gitgide ağırlaşıyor..

Dedim ömrü bu kadarmış. E madem Gnome3 derdi de çözülmüş bir şekilde ve elini Ubuntu dedim. İnternetten de güncellemeleri yapsın dedim. Çaaatttt.

Downloading 00:00

Burada kalıyoruz.

Hadi baştan, bu sefer download etmesin dedim. İyi de formatlamadım ben ama temiz kalır sanıyordum. Bi açtım … e bu benim ilk bozduğum Ubuntu zaten. Hani çıldırıp da Xubuntu‘ya geçmiştim. Bu bildiğin sakat ama düzeltilecek yanı kalmamış. Kurcaladım biraz. Olacak gibi değil. Lanet edip Xubuntu cdsini kapıyorum. Install+download yok aynı tanıdık melodi

Downloading 00:00

2 saat oldu sonunda Ubuntu kuruldu.

Evet kabul ediyorum bu tamamen benim salaklığım, ustalardan defalarca duyduğum halde bilmediğim komutları sazan gibi çalıştırmamalıydım.

Kafamı toplayıp önerilen yazıyı okudum. Doğrusu ilkinde okumamıştım, direkt komutu patlattım, 2 saatim çöp oldu.

Bi kere mevzunun Gnome3‘le hiç alakası yokmuş. Üstelik anlatılan çözüm beni ilk yönlendiren forumdaki yazıda geçen ekran kartı için de değilmiş.

Sakin kalmaya çalışıyorum ama gerçekten zor, döndüm şöyle bi forumu doğru düzgün çözüm önerisi yok. Üstelik herkes bi şey önermiş, hiç birinden olumlu dönüş yok. Hayır bi çözümü olmayabilir şu an için, hep iyi niyete bağlamak isteyebiliriz hatta tüm yardım denemelerini. Ama sonuçta ben de Linux kullanıyorum. Arkadaşlarımdan bi soru gelince saçma sapan sallamıyorum. Kimseyi de kara ekranlarla başbaşa bırakmıyorum.

Neyse nefret ettiğim Unity ve saatlerce sürece updateler ile yeni Ubuntu

Race With Devil

 

Bu aralar ülkemizdeki sorunların yanı sıra takip ettiğim bir olay da pek çok internet sitesinin ekran karartmasına kadar varan SOPA-PIPA mevzusu. Oldukça sıkıntılı yaptırımlara neden olabilecek bu yeni nesil sansür kafasını da her türlü bilginin ve verinin özgürce erişime açık olmasını şiddetle savunan pek çok insan karşı çıkıyor. İnternette yeterince açıklayıcı bilgiler var, ben yarım yamalak aktarmak istemiyorum. Özetle yine teliftir, haktır, emektir konularını ısıtıp ısıtıp yedirmeye çalışacaklar. Hatta işi vicdani boyuttan artık hukuki boyuta taşıyıp hepimizi üzmek isteyecekler. Çok sevimsiz diyeceğim ama yasakların sonunu-sınırını tahmin edemiyorum artık.

Aslında ben bunu aylar önce öğrenmiştim ilk, ya http://www.fsf.org ya da http://www.gnu.org/ senatöre sesinizi duyurum, imza atın şekilli bi pop-up açmıştı. Nedir ne değildir okumuştum o zaman. Keyifsiz, kahrolsun demekten vazgeçmeyen ama yine, yeniden ve daima sadece kendi kahrolan bir neslin çocuklarıyız. Hoş değil tabi..

Neyse, Xubuntu’ma dönelim. Bi kaç denedim, olmadı pes edecek gibiydim ki bugün halllettim. Aslında “burada terminal aç” şekilli sağ tuş olayı canavar. Ama ben her ne kadar 10 parmak bilmese de klavyede uçuşmayı seven bir insanım. Terminale kendi uydurduğum <Shift>+<Up> kombinasyonuyla ulaşmak istiyorum.

Her makul insan gibi Settings>Settings Manager>Keyboard yolunu izliyorum önce. Hemen bi Aplication Shortcuts çekiyorum yan sekmeden.

Ee yavrum buraya bi şey eklenmiyor? Sağlık olsun diyip bu sefer Settings>Settings Editor yoluna sapıyorum.

Adamlar açık açık yazmış arkadaş xfce4-keyboard-shortcuts

Elbette hayat benim için kolay değil, hiç olmayacak:)

2 soru var, ilki daha zor benim için. Komut ne olmalı? Nasılsa bu zor sorunun cevabını bulmak kolay oldu benim için. Alttaki dünyalar güzeli panelde terminal simgesi bana bakıyordu çünkü. Bi sağ tık bi Properties, bi çift tık Terminal Emulator simgesine..

Ve komut benimdir exo-open –launch TerminalEmulator

Nasılsa kolay kısmı bana kabus olmayı başardı. Elbette bunu yoğun bi gün sonu yorgun kafayla kurcalamış olmamın etkisi büyük. Diğer kısayollardan birini kendime referans alıp benzer bi dizilimi name satırına ekledim. Ama dikkat eksikliği fena tabi, referans aldığım komut 3 tuş kombinasyonundan oluşuyormuş, dikkat ettemişim ve name satırına, ona benzetip /commands/custom/<Shift><Up> şeklinde eklemişim. Tabi sonrasında pek çok küfürlü cümle:) Onu ekle, bunu çıkar. Yok arkadaş bi kısayol bile ekleyemiyorum bu nasıl dünya!! Bıraktım bunu böylece..

Taa ki biraz önce yine terminale işim düşene kadar daha uğraşmadım. Ya bu niye olmadı ki üzüntüsü, baksam mı bi daha düşüncesi. Ve yarım saniyede aydınlanış:)

Toparlarsak Xfce‘de terminale kısayol eklemek için

Settings>Settings Editor

xfce4-keyboard-shortcuts

custom içerisine New Property şekilli eklenecek kısayol

name satırı: /commands/custom/<Shift>Up

value satırı: exo-open –launch TerminalEmulator

Hafifledik mi?

Ama bir şey daha var, elbette ustalar için komiktir anlattıklarım ama ben acemiyim o yüzden sıkıntı yok.

Xfce-Compiz Fusion iş birliğini çözmüştüm burada. Çözülmeyen tek sorun pencerelerin ekranın en üst kenarına yapışmasıydı açıldığında. Üstte panel var, haliyle altta kalıyor pencere. Bi kaç kere ne olacak dedim move komutuyla taşıdım, sonra bi sinirlendim xfwm4 –replace ile geçmişe geri döndüm. Hiç uğraşmamıştım. Bugün onu da hallettim.

Her makul insan gibi v2 ccsm açıldı, Windows Management başlığı bulundu. Herhalde Grid olmalı dedim. Etkinleştirdim, beceremedim.

Place Windows?

Placement Mode için Smart seçtim, gerçekten zekiymiş anında düzene girdi pencerelerim.

Daha da hafifledik mi?

Öyleyse özgürlüğümüzü kısıtlamaya çalışan her baskıcı beyine, sahip oldukları gücü onlara kazandıran çarpık sistemlere cevabımızı dileyen

Nihat Behram dörtlüklerinden öğrenir, dileyen hep kuzeyi gösteren bir yıldızın sesinden dinler..

New Apks On The Block

 

Daha önce böyle birşeylerden bahsedildiğini duymuştum ama denememiştim. Ubuntu Yazılım Merkezi’nde aylak aylak gezinirken gözüme ilişti. Bir bakalım dedim. Hayır ben Luakit deli işi sanırdım da henüz ELinks görmediğim içinmiş meğer:)

Eski alışkanlık sanırım, bir yahoo yazdı parmaklarım, gülüçtü, mailleri bile göremedim..

G+ zaten kafadan kayıp:)

Bu sitenin görünümü ise;

 

Tuhaf, eski zamanları hatırlatır gibi..

Neyse ki ikinci keşfim daha işe yarar oldu. Yüklediğim bi programı kaybedip menülerde dolanırken rastladım.

Accessories içerisinde bir Application Finder varmış meğer, bayıldım. Kısayolunu bilemedim sadece, o da olsa süper:)

Aslında görüp, beğenip, bahsetmeyi unuttuğum pek çok program var. Mesela Minitube var, çok sevilesi..

Enteresan bir keşif olarak Geany var, alternatif kabul edilebilir mi bilemiyorum ama var mı? Var işte:)

Çok şaşırtıcı güzellikte bir program daha keşfettim, Darktable Photo Workflow Software.

 

Behzat Ç. başladı, şimdilik hoşçakal Xubuntu..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Manantial!!

Gerçekten çok yoğun, uykusuz ve haliyle yorucu geçen bir hafta sonrası yazmaya ancak vakit bulabiliyorum. Bundan tam 3 gün önce doğum günümü ve Linux’la tanışmamın 2. yılını kutladım. Çok keyif alarak kullandığım bir sistem bu. Elbette keyfin en önemli kaynağı çoğu zaman ayrı değerlendirilmeye çalışılan GNU kavramı ve bu kavramın önümüze çıkardığı çoktan seçmeli güzel yol. Defalarca tekrar ettiğim, tekrar etmekten bıkmayacağım en önemli şey bu çünkü benim için. Free Software deniliyor ya, bizim dilimizdeki daha anlamlı karşılığıyla Özgür Yazılım her şey bir yana çok insanca bir fikir. O yüzden Ubuntu‘nun yeni numaraları bana keyif vermedi açıkçası. Xubuntu ile kendimi daha rahat ve gösterişsiz hissettim. Elbette her zaman söylediğim gibi daha az görselliğin olmasını diliyor değilim. Ama hala ön tanımlılarda Banshee ismi görüyorum. Severek kullandığım programlar depoya atılıyor.  Bu Precise Pangolin neye benzer artık bilemiyorum. Ben Xubuntu ile devam edecek gibiyim. Hafta bu kadar yormasaydı Alfa 1 ile atacaktım kendimi serin sulara ama halim kalmadı açıkçası. Belki gelecek hafta..

Meraklısı buyursun elbette:)

Expect The Unexpected

Xubuntu ile yeni komutlar çok zorlamıyor açıkçası.

Ne oldu mesela?

sudo gedit /etc/apt/sources.list
[sudo] password for irmak: 
sudo: gedit: command not found

Hmm, gedit yok burada galiba.

Xfce ne ile düzenletirmiş? Mousepad. Kurdum.

sudo mousepad /etc/apt/sources.list

Tamamdır.

Peki şu media dizininin bir kısa yolu?

sudo gigolo

Open terminal here” diye bi olay var sağ tık menümde, ben bunu Ubuntu‘da görmedim. Eklemenin yolları varmış Ubuntu forumlarından buldum sonra. Ama Xubuntu‘da ön tanımlı. Ve buna bayıldım.

Neyse biraz da Android’den bahsedelim.

Sevgilim S2‘de root sonrası bayılarak kullandığım yegane program No Moar Powah!

Hatta bu programın root olmama etkisi büyük bile diyebilirim:)

Severek kullandığım diğer bi pratik icat Quickdroid. Mono projesini duyana kadar kullandığım GNOME-Do benzeri bir program bu

Beni şaşırtan bir başka güzel program ise Elixir.

Bunun E2 şekilli bir versiyonu var, bi de meraklısına Widget paketleri var. Aman da aman:)

Beni hasta eden diğer bi program Louder Volume Hack. Telefonu daha çok ses çıkarsın isteyenlere:)

En kullanışlı bulduğum Widget şüphesiz Extended Controls.

Anlık mesajlaşma programım uzun zamandır imo.

Renklere ve şekillere bağlı bir algı sistemim olduğu için en sevdiğim pil göstergesi BatteryLife.

Dahası?

Sonraya kalsın.

Bugün Behzat Ç. varmış ona takılalım Xubuntu🙂

“Gershatzer Theme for Xubuntu” Lz Qlty:)

Öncelikle özür dilemeliyim. “Ev dizininde .icons ve .themes isimli iki klasör oluşturun ek tema ve simgeler buradan alınacaktır.” yazısını bir kaç ayrı kaynaktan hem Türkçe hem İngilizce okudum. Oluşturdum ve .themes klasörüme bir dosya attım. Görünmedi. Ve klasik lanetliğimle başladım sövmeye, <<hani insan sıkar da bu nedir arkadaş. Home dizininden simge teması mı alınırmış vs…<<

Meğer benim tema dosyam patlakmış:)

Simge olayını eski usül halletmiştim neyse ki..

En sevdiğim komutlardan biri olan –alt+F2– sevgili

gksu nautilus

Xfce için yerini

gksu thunar

komutuna bıraktı.

Root olmanın dayanılmaz hafifliğiyle atladım

/usr/share/icons/

dizinine.

Aslında bir kaç alternatif varmış. Ben başta daha alakasız olanı fark etmişim.

Settings>Settings Manager>Appearance

yolunda her şeyin kolayı varmış.

Ama işte ben başta tuhaf yolu keşfettiğim için oradan devam edeyim mi tema eklemeye?

Ettim bile:)

Bi kere

usr/share/themes 

yoluna tema atmanın faydası olmadı.

En azından Appearance içerisinde görünmedi.

Tamam ev dizinine bilmem ne ama hazır root olmadık mı?

Devam..

Biz yine Start>Settings>Settings Editor yapalım.

Ve temalar nerde onu görelim.

xfwm4 içerisinde general başlığında, demek ki kökten usr/share/xfwm4 bulunursa?

Eee yok burada bi şey?

O zaman şu başta anlatılan taktiği uygulayıp bi .themes oluştursam, temamı da içine atsam, Settings Editor>xfwm4>general>theme kısmına da temamın adını yazsam olur bence..

Evet çok daha uzun, daha yorucu.

Ama bunu ben kendi başıma akıl ettim, o yüzden daha mutluluk verici:)

Bu Settings Editor baştan çıkarıcı, sad+but+true UBUNTU:)

X for Xfce

Madem hızlandık, bakalım Compiz neler gösterecek dedim. Anlatalım şimdi. Xfce üzerinde Compiz çalıştırmak ve bunu açılışta otomatikleştirmek için;

Elbette önce Compiz,+ccsm+fusion-icon kurulur:)

Başlangıçtan

Setting Manager>Session and Startup>Application Autostart

Add

Name kısmına Compiz Startup

Command kısmına fusion-icon

yazılır.

fusion-icon kurmadan da çalıştırma yolu varmış. Ama ben fusion-icon kurdum, yormadım kendimi.

Yok ben tırmalayım diyenler buradan buyursun:)

En önemlisi Ccsm üzerinden

1- Window Decoration

2-Move

eklentileri seçili olmalı.

Yoksa sinir stres sahibi olursunuz.

Gerek yok.

Yaptım da olmadı denilirse bi

alt+F2

compiz –replace

Aman bu küp nereye gitti denilirse

Ccsm>General Options>Desktop Size