három, tre, tatlo, tri, trois, tres, trys, trzy, τρία, üç

Evet neredeyse teknolojisi eskidi ve ben daha yeni..

Olmayacak şey sonunda oldu. Nefretimden binlerce kez payına düşeni almış sevimsiz ekran kartım ATI Radeon HD 4650 sonunda yüzümü güldürdü gün itibariyle.

Son çöküşün ardından eziyetli bir Ubuntu kurulumu gerçekleştirmiştim. Kurmadım. Ne sahipli ne sahipsiz hiç bir sürücüyü. Ama aklım Gnome3 dalgasında.

4 komut yazdım sırayla.

sudo add-apt-repository ppa:gnome3-team/gnome3

gksu apt-get update

sudo apt-get install gnome-shell

Bi umutsuz restart

Vuhahahah!!

Çok güzelmiş arkadaş, aydınlandım resmen.

Peki şu küçültmece düğmeleri. Bunda yokmuş.

Oldururuz:)

Benim küçük sevgilim gconf-editor kurulu değilse, hemen Ubuntu Software Center’dan kurulsun.

Configuration Editor oldu onun adı şimdi:)

Açılsın

desktop>gnome>shell>windows 

yolundan button layout

isteğe göre şekillensin.

close,minimize,maximize:menu

dedim ben sevdiğim şekilde.

Unity çöpmüş daha iyi anladım.

Ve Gnome 3 bayıldım sana.

Yine sevdirdin kendini Ubuntu🙂

!Oneiric OcelOt!

Niye böyle oldu bilemiyorum. Ama aslında adam gibi Iso indirmişken kafamda bir soru işareti belirmesi bunu hak ettiğimi gösterir. Neymiş efendim hiç denenmemiş ya hadi bu kez de upgrade edilsinmiş.

Bildiğin acı çektirdi. 10 saat falan sürdü, ben aralarda uyudum uyandım. O hala çırpınıyordu. Zor doğum yani bu..

Aman da aman neler olmuş!! diyemiyorum yine. Ama şu bi gerçek ki Ubuntu‘dan ileride muhteşem hamleler görmek olası değil. Neyse ki mucizelerle dolu bi telefonum, hareketli bir iş yaşamım ve güzel kitaplarım var.

Sevgili ekran kartım ATI‘ nin bir darbesi midir yoksa Ubuntu‘nun bana son numarası mıdır bilemedim. Ama GNOME aç diyorum ekran çarpılıyor, Classic diyorum kararıyor, Hard diyorum daralıyor:)

Gerçekten sinirlerimi alt-üst etti. Sonunda upgrade neymiş insan gibi patlat sda6 temizlensin, kur temizden dedim.

Ve yarım saat sürdü-sürmedi o sevdiğim ses ile açıldı bilgisayarım.

Beğendim mi? Kesinlikle hayır.

Daha mı kullanışlı? Benim için değil.

Alışılır mı? Mecburen.

Stockholm syndrome? İmkan dahilinde değil:)

Günün büyük kısmı Windows ile geçtiği için geç saatlerde de olsa bir GNU/Linux dağıtımında turlamak bana her şeye rağmen keyif veriyor.

Ek olarak başkaları nasıl hissediyor bilemem ama ben

Öldüğüne de, gittiğine de sevindim.”

Yerine daha özgürlükçü insanların doğması ya da gelmesi dileğiyle..

Twist in my sobriety

 

Bu ara enerjimi iyi kullanmaya uğraşıyorum. Ve çevirilerde denk gelince aklıma takıldı. Bir email uyarısı gösterse sevgilim Ubuntu ekranın sol üst köşesinde fena olmazdı.

Depodan yakaladım.

Hem pop-up ile mail içeriğine kadar gösteren, hem de sayı ile okunmayan postalara işaret eden, üstelik yeni maillerde viyaklayan bir şirin penguen gnubiff.

Karmaşık konfigürasyonlar yok, mail yoksa uykuya geçiyor.

Basit, sade, kullanılabilir.

Yeni logo için teşekkürlerimle

<GNU’s Not Unix!>

Aklından çıkarma Ubuntu