Just a perfect day

Güzeller güzeli Arduino‘m geldi. Kargoyu haber veren hatun kişi yine panikle “Çin’den paketiniz var” dedi telefonda. Uçarak indim aşağı:)

Hiç bilmiyorum, neyin ne olduğunu nasıl bu kadar yanlış anlayabilir insanlar. Hayır yavrum ortada perfect bi şey yok, salak mısın diyesim geliyordu, demedim. Fona attım müziğimi, kafamı meşgul etmeye uğraştım sadece. Geçen sene bu zamanlar.. Aslında tam dengelenir gibi oluyorum, tekrar beliriyor. Neden? Çok alkol ve boşluk şeklinde geliyor cevabı.

Çok zaman önce okumuştum,

Hoffnung ist in Wahrheit das übelste der Übel, weil sie die Qual der Menschen verlängert.

anlamış gibiydim aslında ama yaşamadan anlaşılmıyormuş.
void loop() //her seferinde belki, acaba, yoksa

Hayır aslında cevap gayet açık, sadece devam edeceksin. Pedalladıkça düşmeyeceksin.

Onu deniyorum, minik adımlarla programlıyorum Arduino‘mu. 5 bantlı dirençleri renk koduna göre ayırabiliyorum artık. Bir de şöyle denesem, acaba böyle ne olacak diye diye eğleniyorum. Aslında bir bakıma tekrar kendime döndüm, merakım, hevesim, heyecanım yenilendi. 2018’e kendime sarılıp gireceğim.

Tam olarak bu şekilde başlamıştı Linux maceram. Motivasyonumun kaynakları pek keyifli olmasa da sonuçları hep iyi ki dedirtti.

Bu da benim yorumum olsun:)

Just a Perfect Day

 

 

 

Reklamlar

Lioness

Oyuna devam:)

Kendin pişir kendin ye sitelerinin en tatlılarından biri bence burası.

Geçen seneden bir kısmı bozuk yılbaşı ışıklarından var elimde. Aslında tamirini nasıl yapacağımı öğrenmiştim ama uğraşmadım. Henüz ulaşmayan, muhtemelen bir süre daha beni bekletecek olan Arduino‘m için başlangıcı onunla yapmayı planlıyorum. Hazır güzel bağlanmış renkli bir led demeti var elimde bunu değerlendirmek istiyorum. Neler yapılabileceğine baktım, 4×4, 5×5 vs vs pek çok boyuta göre hazırlanmış led küpleri projeleri inceledim. Zor değil ama kolay da sayılmaz. Lehim işi var öncelikle. Havya ya da multimetre olmadan bi tık şekilli işlere girişmem imkansız. O yüzden tamamlanmış devreler işime gelecek. Tabi tüm ledleri patlatmamak için de direnç meselesi önemli. Birkaç tane kitap buldum, biri oldukça güzel anlatımlar içeriyor. Arada ne zamandır her açılışta güncelleme isteyen pdf düzenleyicimi son sürümüne getirdim.

Buraya not düşmüş olayım AUR paketlerinden yüklemiştim, Master PDF Editor gayet iş görüyor. Arada Linux haberlerini Telegram’dan kontrol ediyorum, açıkçası çok yararını gördüm Linuxgram kanalının. Yine orada denk geldim de  Gradio yükledim. İnternet radyolarını severim, bunu da sevdim.

Biraz tema, simge, duvar kağıdı düzenlemesi yaptım. Ve fark ettim ki ben hiç Arch Linux‘tan yakınmıyorum. Ciddi ciddi alıştım, benimsedim bu dağıtımı ben. Bir program indirirken .rpm ya da .deb paketlerinin sıralanmış olması zerre sinirimi bozmuyor. Çok hızlı şekilde .tar.gz ile çözüme ulaşıyorum.

İyi olmama sevinebilirsiniz yani, iyiyim:)

 

Ribbons

Öncelikle bir şeyi bozmak konusunda efsaneyim ben. Söz konusu olan bozulup bir daha çalışmaması muhtemel bir Arduino olunca dedim tabi yıl olmuş neredeyse 2018. Bunun bir simülasyonu çoktan yapılmıştır. Önce denerim tatlı tatlı, sonra üzülmem. Tabi ufak ufak elektrik bilgilerimi de yeniliyorum. Kimler fazla akıma maruz kalır, direncim, diyotum, potansiyometrem neydi bakınıyorum. Hep bir çeşit bulmaca gibi gelmiştir o yüzden ayrı severim bu işleri. Yine internet derya deniz, İngilizce-Türkçe pek çok proje, ders, video sıralanıyor. Ama bu benim acemi günlüğüm, ben ne yapıyorum onu anlatayım. Yol haritası niyetine. Gün itibariyle siparişimi verdim malzemeleri, şimdi gelene kadar her şeyine hakim olmak istiyorum. Malum Çin’den gelene kadar:)

Benim Arduino bu şekilde, karar anımla beraber öğrendiklerim ise elbette ilk başta kart üzerinde yazılanların anlamları oldu. Belirttiğim gibi pek çok nefis anlatım var, ben de fazlasıyla yararlanacağım. Tavsiye her pinin amacını, kullanılış şeklini, dijital, analog, pwm terimlerinin mantığını kabaca bir tur gözden geçirmek.

Sonra yine aşırı yüklemeden kaçınarak devre elemanlarına biraz bakındım. Ve bu işi simüle etmenin yollarını araştırdım. Değişik amaçlı, görünümlü pek çok program var ama çok kullanılanların birincisi sanıyorum Fritzing.

Online kullanıma imkan veren Circuits de başarılı aslında ama Fritzing Linux ile de sorunsuz çalıştığı ve Açık Kaynak Kodlu olduğu için en birinci. Kurulumu çok basit yine bir bash dosyası, tekrarlamaya gerek yoktur.

2009 Aralık – 2017 Aralık yani 8 senedir yazıyorum.

Çok pişmanlığım var ama pek çok kişiden de özür diledim yaptıklarım ve yapamadıklarım için.

Yine de bazı söylenmemiş sözlerim içime dert olarak kalacak, öylece bırakmak zorundayım üstelik.

Bazen bir parmağımı kesip atmak kadar ağrılı oldu insanları hayatımdan çıkarmak, bazen kangren parmaklarla da yaşayabilirim dedim ve ağrısı hiç geçmez oldu.

Bazen tek bir cümle yeter. Mutlu etmeye ya da tekrar tekrar bok etmeye.

Tercih meselesi Linux, sadece tercih..

Never Comes To Day

Bazen diyorum bu pek de mantıklı değil, sonra diyorum ama demek genlerimde var. Ve kesin olan şu ki kendimi durduracak değilim. Bu işe bulaşmayı çok daha önceden düşünüyordum aslında. Yani yazı şimdi yazılıyor olsa bile düşüncesi olgunlaşmış durumda. Elbette Arduino alacaksam bu bir Made in China versiyonu olmalı dedim. Yani görsel aldatmamalı benim 2560 bu görseldeki olmayacak. Çünkü çok daha ucuz, çünkü hakkaten kalite farkı var diyene çok gülerim. Teknoloji söz konusu olunca İtalya mı Çin mi diye sorulmaz bile:)

Devam edersek siparişi yarın vereceğim, umarım bu sefer aksilik çıkmadan tatlı tatlı gelecek. Öncesinde hazırlık aşaması. Linux için kurulum yaptım, kısaca özetlersem

cd /home/irmak/Documents/arduino-1.8.5-linux64/arduino-1.8.5

içerde bir install.sh dosyası var. Ben sürükle bırak yapıyorum hep terminale

./install.sh

yazıp enter a basarsanız

Böyle bir arayüz var. Arduino USB bağlantılı bir çocuk olduğu için izin gerekiyormuş porta.

ls -l /dev/ttyACM*

burda dursun bu, * nedir ben biliyorum:)

chmod a+rw /dev/ttyACM0

şekilli bir izin vereceğiz ilerde.

usermod -a -G dialout irmak

Bu da burda dursun, logout-login sonrası tamam olacak denilmiş.

Şimdi normalde bir inşaat mühendisi olarak benim devre kartlarıyla ne işim olabilir? İşim yok açıkçası, sadece biraz oyalanmak istiyorum. Tabi elektronikten anlamıyorum, yazılımdan da. Ama benim anlamıyor halim ya da acemiliğim sıfır değildir aslında. Dahası elektrik de elektronik de çok eğlenceli geliyor bana. Ve bir şeyi ispat etme, terfi etme, sınıf geçme gibi dertlerim olmadığı için benim uğraşmaktan mutlu ama hırstan uzak halimle çok uyuşacak. İyi de UNO neyime yetmiyor da MEGA istiyorum?

Üstelik zibilyon tane sensör içeren bir kit?

Niye dahili Wi-Fi olan bir anakart alıp gerisini toparlamıyorum, ESP8266 ekleriz bir de diyorum. Hatta micro usb girişi olanı var:)

Hepsi böylece dursun, malzemelerim gelene kadar. Ben o ara okurum, izlerim, öğrenirim pek çok şeyi.

Kafam dağılır, dağılır, dağılsın..