A Hard Day’s Night

 

55-66595

Bu zamana kadar gerçekten uğraştırıcı bir şeyler olduysa genellikle benim acemiliğim kaynaklıydı. Yoksa GNU/Linux dağıtımları oldukça sevimlidir. Ama yeni evim Fedora sorunlu. Bir de çözüme ulaşmak kesinlikle can sıkıcı bir süreç. Aradığını bulamıyorsun, çılgınlar gibi hata raporları. Mantıklı çözüm önerileri yok.

Benim Bugzilla nanesinden hiç hoşlanmadım. Zaten listem uzadıkça uzadı. Neyi açsam patlayıp kapanıyor. Neyse ki sonunda ilk günden beri bana Fedora‘yı zehir eden bug bugün çözüldü.Foobnix‘i açıyorum, bir şarkı çalıyor. 2. de Process /usr/bin/python2.7 was killed by signal 11 (SIGSEGV)

Kapanıyor. Küfür gibi. Çok aradım çözümü, rapor üstüne rapor gezdim. Olmadı, düzelemedi. Her update ile tekrar tekrar denedim.
Neyse ki gün itibariyle çözüldü.
Bir çeşit yama yayınlanmış. Terminalden giriştim;

su -c ‘yum update –enablerepo=updates-testing abrt-2.1.4-1.fc18 libreport-2.1.4-1.fc18′

Artık sabrım kalmamıştı, bu çözüm iyi oldu. Resmen soğumuştum Fedora‘dan. Sonra baktım Update Manager açıldı. Hadi dedim güncelle kendini.
1 dakika geçmeden Update Manager çöktü. Tekrar açtım, tüm dağıtımlar güncel tebrikler dedi.

Mizah bu değil, hayır değil Fedora..

Reklamlar

13 responses to “A Hard Day’s Night

    • Os X dediğin Apple işletim sistemi değil mi?
      Sanırım senin hayret ettiğin şey arayüz.
      Yoksa ben iki sistem arasında herhangi bir benzerlik göremiyorum.

  1. Kaçtır diyorum, gel Arch’a (ben Ubuntu’dayım ya sorma). Hayat bayram olsun, bir kurulumda benzer sıkıntıları yaşarsın sonrası %100 olmasa da dertsiz tasasız.

    @omergexömer Gnome’un bir kaç programı dışında bir Linux sistemlere hele hele Debian gibi bir sisteme OSX çarpması demek erdemdir de varsa tanrı çarpar, kendisine havale olunur!

    • 19 sürümü çok başarılı olacakmış şeklinde duyumlar aldım açıkçası. Biraz daha beklemek istiyorum, nasılsa şu ara çok fazla uğraşacak zamanım yok. Düşe kalka devam etsin bakalım bir süre daha.

  2. Merhaba, yaştahta arkadaşı bir dinle, daha önce ben de tavsiye etmiştim ve eminim Arch tam sana göre, hatta bayılacaksın.
    Ama sen yine de Fedora ve ya başka bir dağıtım ile uğraşmaya devam et, eğer Arch’ı kurarsan bir daha diğer dağıtımlara bakmayabilirsin.
    Fedoraya gelince 18 sürüm durumu düzeltememiş ise 19’a düzelmiş olması pek olası görmüyorum ama yine de tercih senin.
    Aslında Linux dünyası son zamanlarda o kadar çok değişimler yaşıyor ki, geçen yıl yeni çıkmış olan bir şey bu sene eskimiş oluyo……….

    Kolay gelsin…

    • 🙂 Gerçekten Arch ısrar edildikçe ilgimi çekiyor açıkçası.
      Aslında Fedora tadilatı henüz tamamlanmamış gibi, belki bir umut yeni sürümle?
      Bilemiyorum biraz daha beklesem zararı olmayacak şu aralar sanki:)

      • Irmak sana söle söle anlayacağın yok 😀 Geç Arch a yeter, kurtar kendini.
        Sayfalarca belge ve çözüm önerileri var. Tüm paketler güncel. Sorunları anında çözüyorlar ve anasayfada yayınlıyorlar. Arch a bayılacan ama aranıza hep kara kedi giriyor.

  3. Fedora kurulumu ile ilgili olan o problemden dolayı belki ancak her dağıtımın problemleri var. F19 kurmak ile ilgili tek problem benim için LVM2 çökmesi yüzündendi onu da iptal edince problem yok ancak sistemin gerisi gayet iyi çalışıyordu nightly surumunden beri aktif bundan sonra neler olacak merakla bekliyorum ve kullanıyorum.

    İyi günler

  4. selam Irmak, fedora seni yordu gerçekten, ubuntu 13.04 Unity arayüzü çok güzel. Bu sürüme kadar katlanamazdım, ama artık katlanabilir durumda. Software Center’daki paralı uygulamaları kapattığında arayüzü çok şık. Ayrıca Min’tin de yeni sürümü -Olivia- çıktı, eminim o da çok güzeldir.
    Gel güzel canına eziyet etme…

    • Orkun, farklılıkları dillendirmekten usanmasak da din, dil, ırk, cinsiyet, milliyet, fiziksel özellikler, kültürel seviye, siyasi görüş, gelenekler, sınıf ayrılıkları, gelir grupları, karakter özellikleri, cinsel tercihler, eğitim durumu bir tarafa aslında insanlar kabaca 2’ye ayrılır. Ben bir iş makinası kararlılığıyla tek hamlede tüm ayrılıkları dümdüz edip yüzeyi pürüzsüz bıraktığımda sadece bunu görüyorum.
      Çıkış felsefesinden büsbütün uzaklaşmış bir dağıtımı kullanmak istemiyorum. Çünkü defalarca anlatmaya çalıştığım gibi arayüzün güzelliği değil başlangıçta beni bir GNU/Linux dağıtımı kullanmaya iten sebep. Sadece bir işletim sistemi kullanmak değildi başlangıçtan beri istediğim. Özgür Yazılım fikrini hayatımda farklı alanlara da taşıdım. Şu meşhur “orta sınıf alışkanlıkları”mı bırakıp GNU/Linux kullanıcısı olmaya karar verdiğimden beri içimde sakladığım ve gerçekliğine örnek aradığım bir fikrin karşılığını buldum.
      Tamamen yabancısı olduğum bu süreçte bir çok sorunla karşılaştım. Hiç bunun daha kolayı yok mu demedim. Daha civcivli olması uğruna daha az özgür olmasını kabul edebileceğimi söylemedim. Pek çok program denedim, bazıları hayal kırıklığı, bazıları günlerce süren uğraş, bazıları da “saf” mutluluk oldu benim için. İlk yazımı 11 Aralık 2009’da eklemişim. Şimdi, bu kadar zamandır söylediklerimi bir tarafa bırakıp haydi bakalım sağa çark demem. Bu kalbimin yerini değiştirmek gibi bir şey olur benim için.
      Eziyet insanın bir yolda giderken yaşadığı sıkıntılar değil gerçekte, bir yolun varlığını göremeden sağa sola dönüp durmasıdır. Ve gerçekte insanlar ikiye ayrılır. Bulunduğu kabın şeklini alanlar ve şekli değişmesin diye suyunu kaybedenler.

      • İşte bu ! Ana fikir özglüğün tadını hayatın her alanına koymak. GNU felsefesi bir insana çok şey kazandırır. Benim hayatımda çok şey değişti mesela. Bunun bir benzerini Irmak, sende de görüyorum. Umarım hayatın boyunca bu idealle yaşarsın. Çünkü kendimden de biliyorum ki özgür yazılım kendi yakıtıyla, enerjisiyle geliyor. Bize de ateşlemek kalıyor. Sonra alıp başını gidiveriyorsun farklı diyarlara. Tabi gülün dikenleri de var. Ama windows çöplüğünde dolaşmaktansa, linux kırında elime gül dikeni batmasını yeğlerim.

  5. Irmakçım sen nasıl istersen öyle olsun, Fedora’ya lafım yok, ben de kullanmayı denedim, ilk haftada çökerttim, release notes’ta okuduğum başıma geldi
    Bir kaç söz daha; insanlar mutlaka kendi kişiliklerini, huylarını yaşayacaklar, ozgürlük dediğimiz şey insanın kendisi olabilmesidir zaten. “Özgür yazılım” da insanların yazılımlarının kendilerinin olmasının önündeki engelleri kaldırdı. ubuntu’nun daha az özgür olduğunu söylemek pek haklı bir eleştiri değil, restricted ve multiverse repo’larını kaldırırsanız diğer dağıtımlardan farkı kalmaz.
    Son olarak, insanlar 2′ye ayrılır evet, insanların 2′ye ayrılacağını düşünenler, ve ne kadar insan varsa o kadar çeşitlilik olduğuna inananlar.

    • İşte bence depoları kaldır oldu bitti gibi bir özgürleştirme mantığı yok.
      O mantıkla Windows üzerinde güncellemeleri almazsın. Açık kaynak kodlu pek çok yazılım var Windows ile çalışan. Onları kullanmayı tercih edersin. Bir de özgürlük mesajlı duvar kağıdı seçtin mi tamamdır.Var mı böyle bir anlayış?
      Linux demiyorum bak ısrarla GNU/Linux fikrinde diretiyorum çünkü bana göre mesele kernelin çok ötesinde. Akılcı olan fikir bana göre açık kaynak kod bile değil sadece özgür yazılım.
      Senin kullanmayı deneyip hoşlanmadığın dağıtımlar için onu değil bunu kullan demen mi çeşitliliği destekliyor bu kısmı hiç anlamadım ayrıca.
      Burada bana öneri getiren insanlar senelerdir benim kullandığım dağıtım hakkındaki sorularımı sabırla yanıtlayan, tavsiyelerine değer verdiğim ama her zaman karşı çıkma hakkımı saklı tuttuğum dostlarım.
      Senin gibi Ubuntu’ya hala sorgusuz destek veren pek çok insanın bir araya gelip tartıştığı Forumlar var. İstersen orada kendine çok daha “geniş” alan bulabilirsin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s