Çift Jandarma!!

Tatili avantaja çevirme çabasıyla günü Ubuntu‘yla devam ettirdim. Önceki yazıda bahsettiğim gibi Unity pek civcivli olmuş. Ama hala beni yakalayıp duvara çarpmayı başaramadı. Ben masaüstü küpünü bir görsel heyecandan çok ekranlara sığdıramadığım uygulamaları düzenlemek için kullanıyordum. Bu çıktı belki GNOME 3 ile alışkanlıklarımdan. Ama ekranın sol üst köşesine uçuşum geldi, uygulamalara pıtır pıtır ulaşmalarım geldi ki sırf bu nedenden GNOMEDo bana evrenin yarısını vermiş gibiydi bi ara. Sonra MONO dediler, hem üzüldüm, hem sildim.. Yerine beni yavaşlatmayan güzellikler geldi ama. Çok aktif bi kullanıcı olduğumdan falan değil elbette ama nasılsa tüm uygulamaları enteresan bir hızda hata raporlarıyla donatmayı başarıyorum.

Her neyse, eve döndüm ve ufak tefek süsledim evimi bayram öncesi:)

Simgeler çok hoşuma gitti öncelikle

gksu nautilus

ile root değişikliklerine izin var tabi..

usr/share/themes

usr/share/icons

Hem bi shell teması buldum, hem simgeleri değiştirdim. Hem pencere kenarlıklarını yonttum.

Tam istediğim şekle girdi.

Sonra?

İşte bu hafta okuduğum bir kitap beni müzikleriyle de mutlu etti.

Umarım 1 kişiyi daha mutlu edebilir. Buradan buyrun..

 

Quantal Quetzal!!

Reklamlara devam!:)

Evet dünyalar güzeli Ubuntu‘m yeni sürümüyle bilgisayarımdaki yerini aldı. Bu sefer bi değişiklik yapmaya karar verdim. Bi süre Unity ile devam edeceğim. Elbette uzun zamandır Gnome harici bir ortamda dolanmadığım için bir miktar yabancılık çekiyorum.

O yüzden hem araştırıp, hem uygulamaya çalışıp hem de anlatacağım:)

Şu klasik ilk adım yazılarından birini yabancı bir blogda gördüm. Ben bunu hep unutuyorum aslında, kurulum sonrası yazılım kaynakları listesini güncelliyorum sadece. Bir de ekran kartı sürücülerini. Gerisini gerektikçe sıralıyorum. Aslında doğrusu bu değil.

Mesela kalıp bir komut olarak

sudo apt-get install ubuntu-restricted-extras

var ortamda.

DVD zımbırtıları için

sudo apt-get install libdvdread4
sudo /usr/share/doc/libdvdread4/install-css.sh

var.

Sonra güzel bi hatırlatma gelmiş, Amazon gibi ortalıkta hiç görmek istemediğim bir uygulamanın hınzırlığını yok etmek için

sudo apt-get remove unity-lens-shopping

patlatıyorum. Ben biraz daha kurcaladım. dconf Editor içerisinden com-unity-webapps yolunda preauthorized-domains içerisinde de adı geçiyordu. Yuhaladım kaçtı:)

Ardından asıl merak ettiğim program geliyor, Unsettings.

Adını anmaktan <imtina< ettiğim bi platformdan döküman buldum Unity ile ilgili, bu naneden orada da bahsedilmişti.

Biraz daha araştırdım, yararlıymış:)

sudo apt-add-repository ppa:diesch/testing
sudo apt-get update
sudo apt-get install unsettings

komutlarıyla akışıyor.

O ara kaldırılacak paketler vardı, aklıma geldi. Şu Dash zımbrtısına syn yazdım. Syna? Evet aklıma geldi, o kadar zırva program içerisinden Synaptic seçilip kaldırılmıştı. Neyse.

Unsettings kuruldu.

Ve?

Sevgilim olsaydın seni binlerce kez terk etmiştim, neyse ki sadece işletim sistemimsin Ubuntu🙂

Denedim, denedim, denedim. Yok olmuyor bu Unsettings çalışmıyor, Bi MyUnity gördüm koştum, ppa patlak Quantal desteği yokmuş. Efendim biri gambas2 kullanırmış biri gambas3. Onlar kim tanımıyorum elbette, tek anladığım bir önceki sürümde çalışan Unity tweak uygulaması 12.10 ile tarih olmuş. Eee CCSM var, yok mu? Var tabi, biraz kurcalarsam neye benzer?

Simgeleri hoşuma giden uygulamaları attım yana.

Arada bi de paneli saydamlaştırdım işte, bi de şu Dash simgesini mıncıkladım.

Yazıya başlarken ne demiştim, yalan oldu. Baktım daha yolu var bu Unity olayının, geriden Gnome indiriverdim sinsice.

 Noktayı koyduğum an kaçıcam yine tanıdık sulara.

Biterken, Cem Karaca denizleri köpürtüyordu hemen arkada..

Köprü Ortasında

Artık bilgisayarım her sürüm sonu olduğu gibi tükenme ve tıkanma aşamasına girdi. Yakın sürüm Quantal Quetzal bana kurtuluş olacak çünkü genellikle hard diskte çöplüğe dönüşme sürecinden bu şekilde kurtulabiliyorum. İnternet bağlantımın korkunç kötü olması beni çıldırtmasa betalardan tırmanmaya çoktan başlamıştım. Şimdilik beklemedeyim. Peki nedir ne olacaktır 12.10?

Gnome 3 yeni sürümle gerçekten gözümü kamaştırdı, takip ettiğim kadarıyla akıllı çevreler bu değişimden hoşlanmadı bildiğin cephe almalar, ben Fedora‘ya geçtim, yok ergen işi, aptallara göre söylemleri türedi.

Zaten yeterince antipatik görünen ukalalar, sağda solda destekçileri..

Açıkçası ben soldan beliren menüye o kadar alıştım ki iş bilgisayarımda bile oraya hareketleniyorum ara ara.

Menüleri bana gayet civcivli geldi, üstelik extensions.gnome.org  olayı bence gerçekten çok başarılı. Hiç mi sıkıntı çıkarmadı?

Kaç kere, kaç ayrı şekilde hatta. Ama fikir güzel ve her zaman gelişim zaman alır.

Peki benim uzak kalmayı tercih ettiğim Unity cephesi ne durumda?

Bana hitap etmiyor, bu kesin. Ara ara yokluyorum çünkü, acaba alışır mıyım, acaba sevilesi mi diye.

Yok olmadı, zorlamanın gereği yok.

Gerçi yeni sürümlerle Unity iyiden iyiye gelişiyor gibi gibi.

—————————————-

Sonrası?

Bir aya yakındır taslakta bekliyormuş.

Hatta bu taslaklarda bekleyen onlarca yazıdan sadece biri.

Neden böyle olduğu çok belli gerçi benim açımdan ama yine de tekrarlamaktan sakınca duymayacağım.

Bi türlü duraklama dönemine giremedik.

Haliyle huysuzum, yorgunum.

Ve bitmeyen yoğunluk nedeniyle keyifsizim.

Ara ara telefonu kurcalıyorum ama bilgisayarımla ilgilenemiyorum açıkçası.

En son Windows‘ta kullandığım bi programı Wine ile yüklemeye çalıştım.

Her şey tamam oldu. Patch kısmı olayı batırdı. Ve aylar öncesinin hikayesi bu ama nasılsa geçen gün otobüste aptal aptal şerit çizgisine bakarken birden bire anladım hata mesajının sebebini.

Çok saçmaymış.

Daha da saçma olan çözümü kesin olarak bildiğim halde uygulamadım henüz.

Bekletiyorum.

Muhtemelen yeni sürüm sonrası patlatacağım kafamda şekillenen tüm çözüm önerilerini.

Şimdilik susuz bir ırmak gibi bekliyorum yağmuru.

Sen beni o zaman gör, Ubuntu🙂