So Glad You’re Mine

Komple sda7‘yi yani eski sürümün bulunduğu bölümü silip tertemiz yüklemeye çalıştığım güzel Ubuntu‘m yeni sürümüyle ilk denemede her zamanki gibi avcumun içinde infilak etti. Bu benim lanetim sanıyorum, bir kere de sorunsuz hallolsun işim. Yok, mümkün değil.

Ne oldu peki? Iso indirdim, yazdırdım,çalıştırdım.

Verdim Install komutunu. Evet öncesinde Wireless şifremi girdim, ve updateleri yükle dedim. Nedenini açıklayamıyorum ama bu yüzden oluyor. Ya da olmuyor daha doğrusu.

Geldi, geldi, geldi..

Bitti bitecek kurulum.

Çaaat!

Installer crashed!

Bundan daha bfkjfd bi hata mesajı olur mu ki?

Bölümü sil, formatla demişim.

Grub hayallerde kalmış.

Bana crashed diyor utanmadan.

Dedim kapatırım yeniden çalışan cd ile başlarım. O halde kapan..

Ama kapanır mı? Kapanmaz, bir hata mesajı döngüsü akıttı bilgisayar, sanırsınız uzay üssüm hacklenmiş.

Durmuyor arkadaş. Bi de umutla bekliyorum ha bitti ha bitecek.

Yok.

Çaresiz eski usül basılı tut.

Dedim tamam bu download olaylarını sonraya bırakalım. Önceki sürümde de bunu yapmıştı bana. Ve Install?

Rapatatammm!!

Elbette Unity kalıcı değil.

Ama bi ayarlamalar yapıp Ubuntu‘mu kendine getirene kadar işe yarayabilir.

We shall overcome

Ben alfa, beta, gama derken yorgun düştüğüm için resmi, stabil, final sürümü beklemedeyim. 26 Nisan’da güzel Ubuntu‘m Oneiric Ocelot yerini Precise Pangolin‘e bırakacak. Ve bu benim kullandığım 6. Ubuntu sürümü olacak. Bu 6 sürüm içerisinde nedense hep xx.10 sürümlerini sevdim ben.

Karmic Koala, Maverick Meerkat ve son olarak Oneiric Ocelot benim -her şeye rağmen- mutlulukla hatırladığım sürümler. Ama nedense xx.04 sürümlerinden hiç hoşlanmadım. Üstelik PP dizilimi için bence çok sevimsiz bir isim bulundu. Bir Penguin göreceğimizi ummuştuk, olmadı bi Panda. Daha da rahatsız edici olan ise benim kullandığım en berbat sürümün LTS olan Lucido olmasıydı sanırım. Tesadüf olmasını diliyorum çünkü Precise Pangolin hem bir xx.04 sürümü hem de LTS.

Wikipedia ‘da Ubuntu sürümleriyle ilgili güzel bir tablo bulunuyor. Özellikler ve Değişiklikler başlığı oldukça kısa bir özet kabul edilebilir ama yine de fikir vermesi açısından güzel düşünülmüş. Dikkati çeker mi bilemiyorum, bence ilk sürüm ile başlatılan ShipIt olayı gerçekten teşvik edici, güzel bir fikirdi. Şu an bu program tamamen kaldırıldı, artık sadece Download ve Buy olarak 2 seçenek sunuluyor. Bu hiç sevimli bir durum değil. Elbette Ubuntu şu haliyle GNU/Linux sistemler içinde kullanılabilirliği ve basitliği sebebiyle öne çıkmış durumda. Ama bu durum gittikçe nasılsa aldık yürüdük havalarına bürününce ben sinir oluyorum. Benim 2009’dan beri takip ettiğim halde çok ciddi şekilde evrimine şahit olduğum Ubuntu, günden güne bir yıldızlar karması tadı vermeye başladı. Evet seviyorum, kullanıyorum. Ama özgün kalmasını her zaman tercih ediyorum. Daha özgürlükçü ve bağımsız görünmesini isterken her sürümde birz daha uzaklaştığını görmek istemiyorum.

Neyse son olarak bir başka sevimsiz olay da pek çok dosya tipine bulaşık yaşayan Digital Rights Management (DRM) kavramından bahsedeceğim. DRM kullanıcıların film, müzik, edebiyat ürünleri ve dijital her hangi bir veri üzerindeki haklarını kısıtlayan bir fikrin ürünüdür. Play Station, Kindle, Apple ürünleri gibi çeşitli markalarca benimsenmiş bazı dosya formatları kullanıcının erişim, paylaşım ve değiştirme hakkını büyük ölçüde veya tamamen kısıtlamaktadır. Sonra gelsin JailBreak. Benim gerçekten kavrayamadığım şey ise neden insanların aslında bir “hapisane” olduğunu bile bile kendilerini buna mahkum ettikleri. DRM’e karşı çok ciddi ve düzenli kampanyalar yürüten http://www.defectivebydesign.org/ konuyla ilgili açıklayıcı pek çok bilgiyi sitesinde bulunduruyor. İsminden de anlaşıldığı gibi genelde görsel dökümanlar ile tepkilerini yansıtan grubun güncel çalışmalarından biri şu şekilde

Birilerinin <<hala>> umudu, karşı çıkacak yüreği ve doğruyu gören gözleri var.

Bir bilgenin dediği gibi

We’ll kick out those dirty licenses
Ever more, hackers, ever more.

Happy Hacking:)

The Final Truth

Geçenlerle Gnome 3- ATI iş birliği dünyamı karartırken fark etmiştim. Gün itibariyle bilgisayarı açınca hatırladım. Şu benim sevimli kısayolum Alt+F2 kaybolmuş nedense. Bir yerlerden okudum. Aktarayım.

Keyboard>System>Show the run command prompt

yoluna kısayolu Alt+F2 olarak belirlemek yeterli.

Türkçeleştirirsek

Klavye>Sistem>Komut istemi satırını göster 

gibi bir şeyler olmalı:)

Sonra?

Gnome 3 paneli biraz daha değişik ve tabi her zaman özelleştirmelerden yana olan topluluk hemen ona da temalar uydurmaya başlamış.

Pek çok anlatım yakaladım.

Gimp yüklü bir bilgisayarla terminalden bir

sudo gimp /usr/share/gnome-shell/theme/panel-border.svg

patlatılırsa panelde istenilen düzenleme yapılabilir.

Yok ben fontudur, yazı boyutudur kurcalamak istiyorum denilirse

/usr/share/gnome-shell/theme/gnome-shell.css

bu da .css dosyası.

Söylememe gerek yoktur ama yine de belirteyim, yedek almadan değişiklik yapmak risklidir. Sonra panel bozulur, düzelmez, kaybolur.

Yedeği yoksa üzülürsünüz:)

Son olarak enteresan bir konu dikkatimi çekti, widget kullanımı için Gnome 3 üzerinde KDE plasma çalıştırmaktan bahsedilmiş.

Denemedim, sorun çıkarır mı emin değilim ama

sudo apt-get install plasma-desktop plasma-scriptengine-python

Alt+F2

plasma-desktop

şekilli yol gösterilmiş.

Şöyle ki her kernel güncellemesinde Gnome 3 uçuyor bende. Aynı kahrolası driver ile defalarca kurulum yaptım. Artık ezberden giriyorum terminale.

Durum böyle olunca hadi bi de üstüne KDE çakayım diyemiyorum. Ama yeni sürüm öncesi deneyeceğim.

Şimdilik uslu kal Ubuntu