KwaZulu-Natal

Çok güzel bir gün daha. Bugün fark ettim ki kalabalıklardan resmen nefret ettiğim ve kalabalık ortamlara girmekten hep huzursuz olduğum halde asıl sıkıntı daha derinlerdeymiş. Çünkü Slavoj Žižek üniversitemin Latincede kalmış ismi, kimseyi sığdıramamış cismiyle tıklım tıkış bi Oditoryum performansı sergilerken bir basamağı 3 kişiyle paylaşıyordum. Sıcak bastı ara ara bunaldım ama her zamanki tedirgin hal değildi bu. Sonuçta kafamız %100 uyuşmuyor olsa da kendime daha yakın hissettiğim bir güruhun parçası olmak beni huzursuz etmiyor. Güruh derken tam olarak anlamına vurgu yapıyorum aslında. Tam karşılığımız bu olmalıdır.

Neler söylendi uzun uzun anlatmayacağım, her zamanki gibi. Ben bir haber kaynağı gibi yazmayı sevmiyorum. Bunu yapan binlerce site var, meraklısı açar öğrenir. Benim için yazmaya değer olan tek şey bana düşündürdükleri ve hissettirdikleri. Benzersiz olan sadece bu çünkü. Kafalar aynı değil %100 burası çok açık ama sanki benzer ruhlar çeşitleniyor karşımda. En belirgin örnek sanırım Richard Stallman oldu. Zekaları kıyaslamıyorum elbette, sadece şunu söyleyebilirim, benzer hislerle kuşatıldığımız kesin. Stallman çok kararlı ve pek çok konuda planlı bir adam. Doğrularını belirlemiş ve kendi savaş taktiklerini hazırlamış. Çelişkisiz. Yolum budur demiş, yürüyor. Žižek ise karışık. O yanlışları belirlemiş, çıkış yazan her kapıya koşmuş ve umduğu ışığa hiç ulaşamamış gibi. Filozofların nihai sonu bu mu acaba? Kocaman bir şaşkınlık ve belirsizlik silsilesi.

Ben çok uzun zamandır aynı şeyi düşünüyorum. Dünya tanrılar, dinler ve ideolojiler ekseninde yalpalarken bir şeylere bağlanma iç güdüsü günden güne yok oldu içimde. Şu mail zincirlerinden ulaşan “biz neredeyiz” temalı slaytlar kadar sade bana kalırsa tam da söylediği gibi fazla yakından baktığımız için göremediğimiz bütünün keşfi. Tam da bu yüzden değişim nutuklarını bir kenara bırakıp işe kendinden başlamaya çalışanlara saygı duyuyorum. Çünkü teoride dünyayı değiştirmek yerine pratikte adım atanlar sayesinde olacak..

Ne olacak?

Bir gün.

Tatmin duygumuzun bir sınırı olsa, artık daha fazla tüketmek istemeyecek hale gelsek, bizi sıkı sıkıya kavrayan pençelerin arasından sıyrılacağız. Hep aynı kıyafetlerle dolaşan, mesleki bilgisini ve tecrübesini kullanarak savaşacak yeni silahlar icat etmeyi beceren Stallman gibi, hepimiz kendi çapımızı ortaya koysak Pi sayısının bile sonunu yakalarız.

Bir gün!

diyorum çünkü kalplerinden tanrılar, dinler ve ideolojiler büyütenlerden çok daha fazla inanıyorum.

Başka bir dünya mümkün.

Reklamlar

2 responses to “KwaZulu-Natal

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s