KDE

Bayram öncesine hiç yakışmayan bir mutsuzluk.. Oldukça zor ve uykusuz geçen bir gece sonrasında KDE sayfasını açtım. “Kendime doğum günü hediyesi” diyerek kurmuştum Ubuntu’yu bilgisayarıma, bundan 1 sene kadar önce. Hayatımdan bütün <insanlığı< çıkarıp tamamen yalnız kalmayı seçmiştim. Bu değişimin bir parçasıydı benim için Linux. Bir süre tamamen soyut ve mutlu yaşadım. Zaman geçti, korkularım biraz olsun dağıldı. Yaralarımı sardım ve insanlara kalbimde tekrar bir yer açtım. Şimdi o kalbi zamanında paramparça etmemiş olmanın acısını ve pişmanlığını yaşıyorum.

Her neyse..

sudo apt-get install kubuntu-kde4-desktop

Komutuyla KDE’ye adım attım. Çıldırtan Compiz sorununa da bir çözüm bulamadığım için bir süre bununla oyalanmak iyi olabilir düşüncesindeyim.

Şeffaflık Windows 7’yi anımsatıyor denilebilir ama geniş bir bakış açısıyla bunun MS tekelinde olmadığı da elbette savunulabilir.

Panelleri oldukça kullanışlı, nedense Amarok burada bile benden nefret etti. Rhythmbox  açtım şaka gibi.

Resim görüntüleyicisinin ismini bir kaç gün önce öğrenmiştim, Gwenview inanılmaz başarılı. Kopete bir Pidgin gibi olabilir mi? Zannetmiyorum ama yine de WLM aratmaz bana.

Uygulamaların çoğu zaten tanıdır, Ubuntu üzerinde kullandım çoğunu. Mesela bir Ktorrent vazgeçilmezdi.

Biraz daha zaman geçsin iyiden iyiye alışacağım.

İlk görünümüm

Who killed Mr. Moonlight?

Bir fikrin var mı Kubuntu…